Bir Ayda Dokunuyor, Yüzyıllık Kültürü Taşıyor: Tahtaköprü Kilimi

Coğrafi işaretli Tahtaköprü kilimi, kadın emeğiyle yaşatılmaya devam ediyor. Ancak gençlerin mesleğe ilgisinin azalması, kültürel miras için risk oluşturuyor.

Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 09:29
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 09:29
Muhabir: Saliha Kara
Bir Ayda Dokunuyor, Yüzyıllık Kültürü Taşıyor: Tahtaköprü Kilimi

Coğrafi işaret belgesine sahip Tahtaköprü kilimi, geçmişten günümüze kadınların ilmek ilmek işleyerek yaşattığı en önemli kültürel değerler arasında yer alıyor. Yüzyıllardır süregelen bu gelenek, bugün hâlâ mahallelerde kurulan atölyelerde varlığını korumaya çalışıyor. Ancak üreticiler, özellikle genç neslin kilim dokumacılığına yeterince ilgi göstermemesinden endişe duyuyor.

Tahtaköprü kilimleri; kullanılan motifleri, doğal dokuma teknikleri ve üretim süreciyle bölgenin kültürel hafızasını yansıtan önemli el sanatları arasında bulunuyor. Göbekbağı, çobaneleği ve sızı gibi özgün motiflerle dokunan bu kilimler, yalnızca bir ev eşyası değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimini temsil ediyor.

Usta öğretici Sümeyye Naçar, Tahtaköprü kiliminin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, bu geleneğin kadın emeğiyle ayakta kaldığını ifade ediyor. Naçar, “Tahtaköprü kilimimiz eskilerden gelmedir. Geçmişten bugüne kadar üretilen kilimlerdir. Göbekbağı, çobaneleği ve sızı gibi modellerimiz var. Bir kilimin yapımı, dokumasına ve boyutuna göre en fazla bir ay sürüyor. Gençlerimiz bu işlere çok sıcak bakmıyor ama kültürümüz olduğu için ilgi gösterenler de var” dedi.

Kilim dokumacılığının geçmişte ev ortamında, daha zor koşullarda yapıldığını hatırlatan Naçar, bugün üretimin daha uygun şartlarda sürdürüldüğünü belirtti. Tahtaköprü ve Sarıdibek Mahallelerinde faaliyet gösteren atölyelerin yaklaşık 15 yıl önce Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını aktaran Naçar, “Annelerimiz eskiden bu kilimleri evlerde dokuyordu. Şimdi ise atölyelerimiz var ve daha sağlıklı koşullarda üretim yapıyoruz” diye konuştu.

Kadınlar için kilim dokumacılığı yalnızca bir kültürel sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir gelir kaynağı olma potansiyeli de taşıyor. Ancak ilginin azalması, üretimin sürekliliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Usta öğreticiler ve üretici kadınlar, özellikle gençlerin bu mesleğe yönlendirilmesi ve Tahtaköprü kilimlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini vurguluyor.

Kadınlar, Tahtaköprü kilimlerine gösterilecek ilginin artmasının hem kültürel mirasın korunmasına hem de emeğin gerçek karşılığını bulmasına katkı sağlayacağını belirtiyor. Yetkililerden ve tüketicilerden beklenti ise bu eşsiz değerin yalnızca bir gelenek olarak değil, yaşayan bir kültür unsuru olarak desteklenmesi.

Editör Notu

Bu haber, yalnızca bir kilimin hikâyesini değil; sabrın, emeğin ve kadınların sessiz ama güçlü direnişini anlatıyor. Tahtaköprü kilimi, modernleşme ve hız çağında kaybolmaya yüz tutan değerlerimizin somut bir örneği. Eğer bugün bu ilmekler koparsa, yarın yalnızca bir el sanatı değil, bir kültürel hafıza da yok olur. Bu yüzden Tahtaköprü kilimine gösterilecek her ilgi, aslında geçmişle kurulan bir bağ anlamına geliyor.

Haber Önerisi: Sirkeli Su Yapmayın! Ateşi Düşüreyim Derken Çocuğunuza Zarar Vermeyin

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.