Sakarya Uzun Çarşı’da 3 kuşaktır kuyumculuk yapan Recep Odabaş’ın sahiplendiği ‘Şaziye’ isimli kedi, her sabah vitrindeki altınların arasında mesaiye başlıyor.
Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 15:54
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 15:54
Muhabir:
Saliha Kara
Sakarya’nın köklü ticaret merkezlerinden Uzun Çarşı’da yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Recep Odabaş’ın dükkanında dikkat çeken bir dostluk yaşanıyor. Dededen toruna aktarılan kuyumculuk mesleğini sürdüren 3. kuşak esnaf Odabaş’ın en sadık “mesai arkadaşı” ise ‘Şaziye’ isimli bir kedi.
Yaklaşık 3 yıl önce dükkanının önünde yaralı ve sakat halde bulduğu kediyi sahiplendiğini anlatan Odabaş, gerekli tedaviyi yaptırdıktan sonra onu yanından ayırmadığını söyledi. Sakatlığı giderilen ve düzenli beslenen Şaziye, o günden bu yana kuyumcu dükkanının ayrılmaz parçası haline geldi.
Her sabah iş yerini açmaya gelen Odabaş’ı kapıda bekleyen Şaziye, kapı açılır açılmaz içeri giriyor ve vitrindeki altın takıların arasında kendine yer buluyor. Gün boyu vitrinde ya da dükkanın farklı köşelerinde vakit geçiren kedi, müşterilerin de ilgisini çekiyor.
Mesleğe 10 yaşında başladığını belirten Recep Odabaş, çarşıda geçen yıllarını şu sözlerle anlattı:
“Bu çarşıya 10 yaşında geldim, hâlâ burada çalışıyorum. 3. kuşağız, dededen toruna devam ediyoruz. Şaziye sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor. Dükkana benden önce koşa koşa giriyor. Bu hayvanı ilk gördüğümüzde sakatlanmıştı. Sakatlığını giderdik, karnını doyurduk, sonra bizi hiç bırakmadı.”
Vitrindeki altınların arasında uyuyan kediyi gören müşterilerin şaşkınlık yaşadığını dile getiren Odabaş, “Müşteriler şaşırıyor, ‘altınların içinde uyuyan kedi çok şanslı’ diyorlar. Ürünlerimize hiçbir zararı yok, karnı doysun ona yetiyor. Altınla işi yok. Bu hayvan sevgisi başka bir şey. Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi de olmaz diye düşünüyorum. Dilsiz varlıklar, her şeyi kabullenen canlılar onlar. Biz de besliyoruz, vicdanen rahatlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihi Uzun Çarşı’nın kalabalığı ve hareketliliği arasında Şaziye’nin vitrindeki sakin hali, hem esnafın hem de müşterilerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. Altınların arasında uyuyan kedi, çarşının simgelerinden biri haline gelmiş durumda.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sakarya Uzun Çarşı’da altınların bekçisi ‘Şaziye’
Sakarya Uzun Çarşı’da 3 kuşaktır kuyumculuk yapan Recep Odabaş’ın sahiplendiği ‘Şaziye’ isimli kedi, her sabah vitrindeki altınların arasında mesaiye başlıyor.
Sakarya’nın köklü ticaret merkezlerinden Uzun Çarşı’da yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Recep Odabaş’ın dükkanında dikkat çeken bir dostluk yaşanıyor. Dededen toruna aktarılan kuyumculuk mesleğini sürdüren 3. kuşak esnaf Odabaş’ın en sadık “mesai arkadaşı” ise ‘Şaziye’ isimli bir kedi.
Yaklaşık 3 yıl önce dükkanının önünde yaralı ve sakat halde bulduğu kediyi sahiplendiğini anlatan Odabaş, gerekli tedaviyi yaptırdıktan sonra onu yanından ayırmadığını söyledi. Sakatlığı giderilen ve düzenli beslenen Şaziye, o günden bu yana kuyumcu dükkanının ayrılmaz parçası haline geldi.
Her sabah iş yerini açmaya gelen Odabaş’ı kapıda bekleyen Şaziye, kapı açılır açılmaz içeri giriyor ve vitrindeki altın takıların arasında kendine yer buluyor. Gün boyu vitrinde ya da dükkanın farklı köşelerinde vakit geçiren kedi, müşterilerin de ilgisini çekiyor.
Mesleğe 10 yaşında başladığını belirten Recep Odabaş, çarşıda geçen yıllarını şu sözlerle anlattı:
“Bu çarşıya 10 yaşında geldim, hâlâ burada çalışıyorum. 3. kuşağız, dededen toruna devam ediyoruz. Şaziye sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor. Dükkana benden önce koşa koşa giriyor. Bu hayvanı ilk gördüğümüzde sakatlanmıştı. Sakatlığını giderdik, karnını doyurduk, sonra bizi hiç bırakmadı.”
Vitrindeki altınların arasında uyuyan kediyi gören müşterilerin şaşkınlık yaşadığını dile getiren Odabaş, “Müşteriler şaşırıyor, ‘altınların içinde uyuyan kedi çok şanslı’ diyorlar. Ürünlerimize hiçbir zararı yok, karnı doysun ona yetiyor. Altınla işi yok. Bu hayvan sevgisi başka bir şey. Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi de olmaz diye düşünüyorum. Dilsiz varlıklar, her şeyi kabullenen canlılar onlar. Biz de besliyoruz, vicdanen rahatlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihi Uzun Çarşı’nın kalabalığı ve hareketliliği arasında Şaziye’nin vitrindeki sakin hali, hem esnafın hem de müşterilerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. Altınların arasında uyuyan kedi, çarşının simgelerinden biri haline gelmiş durumda.
Kaynak: İHA