Muş’ta etkili olan kar yağışı ve dondurucu soğuklar yaban hayatını zorlarken, Adil Yazar Ortaokulu öğrencisi Zeynep Neva Demir, örnek bir davranışa imza attı.
Haber Giriş Tarihi: 13.02.2026 04:04
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 04:04
Muhabir:
Yasin Köz
Doğu Anadolu Bölgesi’ni etkisi altına alan yoğun kar yağışı ve eksi derecelere düşen hava sıcaklıkları, Muş’ta hayatı zorlaştırmaya devam ediyor. İnsanlar kadar doğadaki dilsiz dostlarımız da bu çetin kış şartlarından nasibini alıyor. Yiyecek bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği, toprağın karla örtüldüğü bu günlerde, Muş Adil Yazar Ortaokulu öğrencisi Zeynep Neva Demir, sergilediği duyarlılıkla takdir topladı.
Küçük Zeynep, sadece kendi sıcak yuvasını düşünmek yerine, dışarıda yaşam mücadelesi veren kuşları dert edindi. Her gün düzenli olarak penceresinin önüne çıkan Zeynep, minik elleriyle ufaladığı ekmekleri kuşlara ikram ediyor.
Hem "Sıfır Atık" Hem "Can Dostu"
Zeynep’in bu davranışı sadece hayvan sevgisiyle sınırlı değil; aynı zamanda israfı önleyen bir bilinç örneği. Evde tüketilmeyen ve bayatlayan ekmeklerin çöpe gitmesine gönlü razı olmayan Zeynep, bunları değerlendirerek doğaya geri kazandırıyor.
Zeynep, sabahları okula gitmeden önce ilk iş olarak penceresinin önüne ekmek ve simit kırıntıları bırakıyor. Öğle arasında eve döndüğünde ise tabakların boşaldığını görüp "ziyafetin" tazelenmesi gerektiğini anlıyor.
"Okul Harçlığımla Simit Alıyorum"
Yaptığı işi büyük bir sorumluluk bilinciyle anlatan Zeynep Neva Demir, bazen kendi harçlığından fedakarlık yaptığını şu sözlerle ifade ediyor: "Bu soğuk havalarda sadece insanlar değil, hayvanlar da çok zor durumda. Onların aç kalmasına dayanamıyorum. Bazen okul harçlığımla simit alıp kuşlara doğruyorum. Evde bayatlayan ekmekleri de çöpe atmak yerine onlarla paylaşmak istedik."
"Küçük Bir Şey Ama Onlar İçin Hayati"
Kar yağışının başladığı günden beri bu rutini aksatmadığını belirten Zeynep, "Sabah okula gitmeden cama ekmek doğradım. Öğle arası geldiğimde bitmişti, tekrar doğradım. Bizim için küçük bir şey, belki sadece bir ekmek kırıntısı ama onlar için hayati bir önem taşıyor" diyerek büyüklere de sessiz bir mesaj verdi.
Kısa sürede Zeynep’in penceresini öğrenen kuşlar, artık sabahları o pencerenin önünde nöbet tutuyor. Zeynep’in bu davranışı, soğuk kış günlerinde "merhamet" duygusunun en sıcak halini yansıtıyor.
Editörün Notu: "Çocukların kalbi, yetişkinlerin unuttuğu merhamet duygusunun sığınağıdır. Zeynep Neva'nın yaptığı şey teknik olarak 'kuş beslemek' olabilir ama manevi olarak 'bir canı hayatta tutmak'tır. Harçlığından artırdığı parayla kendine çikolata almak yerine, tanımadığı bir serçenin kursağına simit girmesini dert eden bir çocuğun vicdanı, dünyayı güzelleştirecek yegane güçtür. Ayrıca bayat ekmekleri çöpe atmayarak gösterdiği 'israf bilinci' de alkışı hak ediyor. Umarız Zeynep'in bu davranışı, pencere önlerine bir kap su ve bir avuç yem koymayı unutan bizlere hatırlatma olur."
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muş’un Ayazında Bir "Merhamet" Penceresi
Muş’ta etkili olan kar yağışı ve dondurucu soğuklar yaban hayatını zorlarken, Adil Yazar Ortaokulu öğrencisi Zeynep Neva Demir, örnek bir davranışa imza attı.
Doğu Anadolu Bölgesi’ni etkisi altına alan yoğun kar yağışı ve eksi derecelere düşen hava sıcaklıkları, Muş’ta hayatı zorlaştırmaya devam ediyor. İnsanlar kadar doğadaki dilsiz dostlarımız da bu çetin kış şartlarından nasibini alıyor. Yiyecek bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği, toprağın karla örtüldüğü bu günlerde, Muş Adil Yazar Ortaokulu öğrencisi Zeynep Neva Demir, sergilediği duyarlılıkla takdir topladı.
Küçük Zeynep, sadece kendi sıcak yuvasını düşünmek yerine, dışarıda yaşam mücadelesi veren kuşları dert edindi. Her gün düzenli olarak penceresinin önüne çıkan Zeynep, minik elleriyle ufaladığı ekmekleri kuşlara ikram ediyor.
Hem "Sıfır Atık" Hem "Can Dostu"
Zeynep’in bu davranışı sadece hayvan sevgisiyle sınırlı değil; aynı zamanda israfı önleyen bir bilinç örneği. Evde tüketilmeyen ve bayatlayan ekmeklerin çöpe gitmesine gönlü razı olmayan Zeynep, bunları değerlendirerek doğaya geri kazandırıyor.
Zeynep, sabahları okula gitmeden önce ilk iş olarak penceresinin önüne ekmek ve simit kırıntıları bırakıyor. Öğle arasında eve döndüğünde ise tabakların boşaldığını görüp "ziyafetin" tazelenmesi gerektiğini anlıyor.
"Okul Harçlığımla Simit Alıyorum"
Yaptığı işi büyük bir sorumluluk bilinciyle anlatan Zeynep Neva Demir, bazen kendi harçlığından fedakarlık yaptığını şu sözlerle ifade ediyor: "Bu soğuk havalarda sadece insanlar değil, hayvanlar da çok zor durumda. Onların aç kalmasına dayanamıyorum. Bazen okul harçlığımla simit alıp kuşlara doğruyorum. Evde bayatlayan ekmekleri de çöpe atmak yerine onlarla paylaşmak istedik."
"Küçük Bir Şey Ama Onlar İçin Hayati"
Kar yağışının başladığı günden beri bu rutini aksatmadığını belirten Zeynep, "Sabah okula gitmeden cama ekmek doğradım. Öğle arası geldiğimde bitmişti, tekrar doğradım. Bizim için küçük bir şey, belki sadece bir ekmek kırıntısı ama onlar için hayati bir önem taşıyor" diyerek büyüklere de sessiz bir mesaj verdi.
Kısa sürede Zeynep’in penceresini öğrenen kuşlar, artık sabahları o pencerenin önünde nöbet tutuyor. Zeynep’in bu davranışı, soğuk kış günlerinde "merhamet" duygusunun en sıcak halini yansıtıyor.
Kaynak: İHA