Çankırı'nın Şifa Deposu: Keloğlan Çorbası Ramazan'da İftarın Gözdesi!

Çankırı’da "Keloğlan çorbası" olarak bilinen yöresel tarhana, besleyici ve tok tutucu özelliğiyle iftar sofralarının vazgeçilmezi oldu. Çorba, küpecik peyniriyle servis ediliyor.

Haber Giriş Tarihi: 25.02.2026 16:15
Haber Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 16:15
Muhabir: Yasin Köz
Çankırı'nın Şifa Deposu: Keloğlan Çorbası Ramazan'da İftarın Gözdesi!

Kış aylarının ve geleneksel mutfağın vazgeçilmez lezzeti tarhana, Çankırı’da masalsı bir kimliğe bürünerek "Keloğlan çorbası" adıyla sofralara taşınıyor. İçeriğindeki vitaminler, mineraller ve doğal antibiyotik etkisiyle grip gibi hastalıklara karşı kalkan görevi gören bu şifalı çorba, özellikle Ramazan ayında ayrı bir önem kazanıyor. Çankırı halkı için 30 gün boyunca iftar sofrasının "olmazsa olmazı" kabul edilen Keloğlan çorbası, hem besleyiciliği hem de uzun süre tok tutan yapısıyla yoğun ilgi görüyor.

KELOĞLAN'IN ANNESİNDEN KALMA ŞİFALI TARİF

Restoran işletmecisi Şahin Harmancı, çorbanın tarihinin çok eskilere dayandığını ve asıl lezzet sırrının köylerdeki yaşlı kadınların ellerinde gizli olduğunu belirtti. Harmancı, "Keloğlan’ın Çankırılı olduğunu biliyoruz. Bu çorba da Keloğlan’ın annesinin şifalı tarifinden günümüze gelen yöresel bir değerimizdir. Türkiye’nin dört bir yanından sırf bu lezzet için Çankırı’ya gelen turistler var. Biz bu kültürü işletmemizde yaşatıyor ve geleneksel yöntemlerle sunuyoruz" dedi.

KÜPECİK PEYNİRİYLE GELEN EŞSİZ LEZZET

Keloğlan çorbasını diğer tarhanalardan ayıran en önemli özelliklerden biri de sunum şekli. Çankırı’nın coğrafi işaretli ürünü olan küpecik peyniri, bu çorbanın ayrılmaz bir parçası olarak servis ediliyor. Vatandaşlar, peyniri çorbanın içine karıştırarak lezzeti ve besin değerini artırıyor. Bu özel eşleşme, Çankırı mutfağının özgün yapısını yansıtırken, iftarda mideyi yormayan ama doyurucu bir başlangıç sunuyor.

"BAŞKA ÇORBALAR BU LEZZETİN YERİNİ TUTMAZ"

Çankırı’da her evde kış hazırlığı kapsamında tarhana yapıldığını belirten Döndü Harmancı, yerel halkın bu çorbaya olan tutkusunu şu sözlerle dile getirdi: "Biz Keloğlan çorbasını kış için hazırlarız ancak Ramazan geldiğinde bizim için değeri katlanır. İftar sofrasında başka hiçbir çorba bu tarhananın yerini tutmaz. 30 gün boyunca bıkmadan tüketebiliriz." Sosyal ve kültürel bir miras olan Keloğlan çorbası, modern sofralarda geleneksel bir şifa kaynağı olarak yerini korumaya devam ediyor.

Editör Notu

Çankırı'nın Keloğlan çorbası, Anadolu mutfağının hikayelerle nasıl zenginleştiğinin en zarif örneği. Sadece bir yemek değil, bir masal kahramanının mirası olarak sunulması turizm açısından büyük bir potansiyel taşıyor. Özellikle coğrafi işaretli küpecik peyniriyle buluşması, yerel ürünlerin birbirini nasıl desteklediğini gösteriyor. Ramazan'da mideyi rahatlatan, fermente yapısıyla sindirimi kolaylaştıran bu doğal antibiyotik, sağlıklı beslenmenin kodlarını geçmişten günümüze taşıyor.

Siz tarhana çorbasını peynirle karıştırarak denediniz mi? Çankırı’nın meşhur Keloğlan çorbasını tatmak için bir gastronomi turuna çıkmak ister misiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.