İnovasyonda Yeni Kural: Önce Doğrula, Sonra Ölçekle
İnovasyonda Yeni Kural: Önce Doğrula, Sonra Ölçekle
Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Müge Ensari Özay’a göre yeni nesil girişimcilik, “önce kur sonra büyüt” modelini terk ederek “önce doğrula sonra ölçekle” yaklaşımına yöneldi.
Haber Giriş Tarihi: 22.02.2026 23:46
Haber Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 23:46
Muhabir:
Saliha Kara
Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı ve AR-GE ile Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, 16 Şubat İnovasyon Günü kapsamında girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi.
Geleneksel Modelden Çevik Yapıya
Özay, 21. yüzyılda girişimciliğin sermaye ve uzun vadeli planlamaya dayalı klasik modellerden uzaklaştığını belirterek dijital altyapılar sayesinde düşük maliyetle hızlı deneme-yanılma yapılabilen çevik yapıların öne çıktığını vurguladı.
Yeni nesil girişimlerin artık “önce kur sonra büyüt” yerine “önce doğrula sonra ölçekle” modelini benimsediğini ifade eden Özay, üniversitelerin de yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkıp girişimcilik ekosisteminin aktif bir aktörü haline geldiğini söyledi.
Bu kapsamda üniversite bünyesindeki teknoloji transfer ofislerinin, akademik bilginin ticarileşmesinde kritik rol oynadığını belirtti.
Rekabet Bilgi Üretme Kapasitesiyle Ölçülüyor
Özay’a göre günümüzde kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle rekabet ediyor.
Teknoloji transfer ofisleri;
Fikri mülkiyet süreçlerinin yönetimi
Patent ve lisanslama
Şirketleşme destekleri
Üniversite-sanayi iş birliği organizasyonları
gibi mekanizmalarla Ar-Ge çalışmalarını ekonomik değere dönüştürüyor.
Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Belirleyici
Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin girişim fikirlerini kökten dönüştürdüğünü belirten Özay, veri analitiği, sağlık teknolojileri, nöroteknoloji ve iş sağlığı-güvenliği gibi alanlarda geliştirilen projelerin disiplinler arası çalışmanın önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Mentorluk programları ve girişim hızlandırma faaliyetlerinin genç girişimcilerin dijital temelli iş modelleri geliştirmesinde etkili olduğunu dile getirdi.
Girişimcilik Artık Sosyal Etki Üretmeli
Özay, sürdürülebilirlik ve yeşil inovasyon başlıklarının artık merkezi konumda olduğunu vurgulayarak girişimciliğin yalnızca ekonomik değil; çevresel ve toplumsal değer üretme sorumluluğu taşıdığını söyledi.
Destek ve yatırım mekanizmalarının sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere öncelik verdiğini belirten Özay, sosyal etki odaklı inovasyon anlayışının yaygınlaştığını kaydetti.
Üniversiteler Stratejik Merkezlere Dönüşüyor
Türkiye’de Ar-Ge temelli girişimciliğin teknoparklar, kamu destekleri ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle ivme kazandığını ifade eden Özay, üniversitelerin artık yalnızca bilginin üretildiği değil, aynı zamanda bu bilginin ticarileştirildiği stratejik merkezler haline geldiğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerinin ve derin teknoloji yatırımlarının artmasının beklendiğini belirten Özay, inovasyonda başarının hız, doğrulama ve uygulama disiplininden geçtiğini vurguladı.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İnovasyonda Yeni Kural: Önce Doğrula, Sonra Ölçekle
Üsküdar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Müge Ensari Özay’a göre yeni nesil girişimcilik, “önce kur sonra büyüt” modelini terk ederek “önce doğrula sonra ölçekle” yaklaşımına yöneldi.
Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı ve AR-GE ile Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, 16 Şubat İnovasyon Günü kapsamında girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi.
Geleneksel Modelden Çevik Yapıya
Özay, 21. yüzyılda girişimciliğin sermaye ve uzun vadeli planlamaya dayalı klasik modellerden uzaklaştığını belirterek dijital altyapılar sayesinde düşük maliyetle hızlı deneme-yanılma yapılabilen çevik yapıların öne çıktığını vurguladı.
Yeni nesil girişimlerin artık “önce kur sonra büyüt” yerine “önce doğrula sonra ölçekle” modelini benimsediğini ifade eden Özay, üniversitelerin de yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkıp girişimcilik ekosisteminin aktif bir aktörü haline geldiğini söyledi.
Bu kapsamda üniversite bünyesindeki teknoloji transfer ofislerinin, akademik bilginin ticarileşmesinde kritik rol oynadığını belirtti.
Rekabet Bilgi Üretme Kapasitesiyle Ölçülüyor
Özay’a göre günümüzde kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle rekabet ediyor.
Teknoloji transfer ofisleri;
Fikri mülkiyet süreçlerinin yönetimi
Patent ve lisanslama
Şirketleşme destekleri
Üniversite-sanayi iş birliği organizasyonları
gibi mekanizmalarla Ar-Ge çalışmalarını ekonomik değere dönüştürüyor.
Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Belirleyici
Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin girişim fikirlerini kökten dönüştürdüğünü belirten Özay, veri analitiği, sağlık teknolojileri, nöroteknoloji ve iş sağlığı-güvenliği gibi alanlarda geliştirilen projelerin disiplinler arası çalışmanın önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Mentorluk programları ve girişim hızlandırma faaliyetlerinin genç girişimcilerin dijital temelli iş modelleri geliştirmesinde etkili olduğunu dile getirdi.
Girişimcilik Artık Sosyal Etki Üretmeli
Özay, sürdürülebilirlik ve yeşil inovasyon başlıklarının artık merkezi konumda olduğunu vurgulayarak girişimciliğin yalnızca ekonomik değil; çevresel ve toplumsal değer üretme sorumluluğu taşıdığını söyledi.
Destek ve yatırım mekanizmalarının sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere öncelik verdiğini belirten Özay, sosyal etki odaklı inovasyon anlayışının yaygınlaştığını kaydetti.
Üniversiteler Stratejik Merkezlere Dönüşüyor
Türkiye’de Ar-Ge temelli girişimciliğin teknoparklar, kamu destekleri ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle ivme kazandığını ifade eden Özay, üniversitelerin artık yalnızca bilginin üretildiği değil, aynı zamanda bu bilginin ticarileştirildiği stratejik merkezler haline geldiğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerinin ve derin teknoloji yatırımlarının artmasının beklendiğini belirten Özay, inovasyonda başarının hız, doğrulama ve uygulama disiplininden geçtiğini vurguladı.
Kaynak: Faselis