Din Psikolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Yılmaz, orucun insanı modern hayatın hızından uzaklaştırarak farkındalık, sabır ve öz denetim kazandırdığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 07:00
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 07:00
Muhabir:
Yasin Köz
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Yılmaz, Ramazan ayında tutulan orucun insan psikolojisi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Modern hayatın insanı sürekli bir hız ve tüketim döngüsüne sürüklediğini belirten Yılmaz, orucun bu tempoya karşı insanı yavaşlatan ve hayatın anlamını yeniden düşünmeye davet eden bir ibadet olduğunu söyledi.
“Oruç, insanın zamanı daha farkındalıkla yaşamasını sağlayan, bedenin ve ruhun farkına varılmasına katkı sunan bir ibadettir. Bu yönüyle insanın hem fiziksel hem de ruhsal olarak güçlenmesine yardımcı olur.”
ORUÇ SABIR VE ÖZ DENETİMİ GÜÇLENDİRİYOR
Oruç ibadetinin yalnızca manevi değil, bedensel açıdan da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, bu süreçte insanların beslenme düzenini yeniden şekillendirdiğini ve beden ritminin dengelenmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Bu süreçte bireylerin bedenlerinin sınırlarını daha iyi tanıdığını dile getiren Yılmaz, orucun aynı zamanda sabır ve öz denetim becerilerini geliştirdiğini vurguladı.
“Oruç, insanın neyi yapıp neyi yapamayacağını fark etmesini sağlayan, iradesinin sınırlarını öğreten bir ibadettir. Bu yönüyle yeri başka hiçbir uygulamayla doldurulamayacak kadar özel bir ibadet biçimidir.”
RAMAZAN SADECE ORUÇTAN İBARET DEĞİL
Ramazan ayının sadece oruç ibadetinden ibaret olmadığını ifade eden Yılmaz, bu ayın teravih, mukabele ve itikaf gibi ibadetlerle güçlü bir manevi atmosfer oluşturduğunu belirtti.
Hastalık, yaşlılık ya da yolculuk gibi nedenlerle oruç tutamayan kişilerin de Ramazan’ın manevi atmosferini farklı ibadetlerle yaşayabildiğini söyleyen Yılmaz, özellikle teravih namazının cemaat bilincini güçlendirdiğini dile getirdi.
“Teravih namazı, bireylerin birlikte ibadet ederek ortak bir manevi atmosfer oluşturmasına katkı sağlar ve toplumdaki birlik duygusunu güçlendirir.”
“RAMAZAN KUR’AN AYIDIR”
Ramazan ayının aynı zamanda Kur’an ayı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, mukabele geleneğinin bu dönemde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
“Mukabele, iki kişinin karşılıklı olarak Kur’an okuyup birbirini dinlemesiyle gerçekleştirilen özel bir ibadettir. Bu ibadet hem manevi hem de ilişkisel açıdan güçlü bir bağ kurma imkânı sunar.”
Ramazan’ın son günlerinde gerçekleştirilen itikaf ibadetine de değinen Yılmaz, günümüz insanının yalnız kalmakta zorlandığını belirterek itikafın kişinin dünyadan uzaklaşıp kendisi ve Yaradan ile baş başa kalması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uzman: Oruç Modern Hayatın Hızını Yavaşlatıyor
Din Psikolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Yılmaz, orucun insanı modern hayatın hızından uzaklaştırarak farkındalık, sabır ve öz denetim kazandırdığını söyledi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Yılmaz, Ramazan ayında tutulan orucun insan psikolojisi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Modern hayatın insanı sürekli bir hız ve tüketim döngüsüne sürüklediğini belirten Yılmaz, orucun bu tempoya karşı insanı yavaşlatan ve hayatın anlamını yeniden düşünmeye davet eden bir ibadet olduğunu söyledi.
“Oruç, insanın zamanı daha farkındalıkla yaşamasını sağlayan, bedenin ve ruhun farkına varılmasına katkı sunan bir ibadettir. Bu yönüyle insanın hem fiziksel hem de ruhsal olarak güçlenmesine yardımcı olur.”
ORUÇ SABIR VE ÖZ DENETİMİ GÜÇLENDİRİYOR
Oruç ibadetinin yalnızca manevi değil, bedensel açıdan da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, bu süreçte insanların beslenme düzenini yeniden şekillendirdiğini ve beden ritminin dengelenmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Bu süreçte bireylerin bedenlerinin sınırlarını daha iyi tanıdığını dile getiren Yılmaz, orucun aynı zamanda sabır ve öz denetim becerilerini geliştirdiğini vurguladı.
“Oruç, insanın neyi yapıp neyi yapamayacağını fark etmesini sağlayan, iradesinin sınırlarını öğreten bir ibadettir. Bu yönüyle yeri başka hiçbir uygulamayla doldurulamayacak kadar özel bir ibadet biçimidir.”
RAMAZAN SADECE ORUÇTAN İBARET DEĞİL
Ramazan ayının sadece oruç ibadetinden ibaret olmadığını ifade eden Yılmaz, bu ayın teravih, mukabele ve itikaf gibi ibadetlerle güçlü bir manevi atmosfer oluşturduğunu belirtti.
Hastalık, yaşlılık ya da yolculuk gibi nedenlerle oruç tutamayan kişilerin de Ramazan’ın manevi atmosferini farklı ibadetlerle yaşayabildiğini söyleyen Yılmaz, özellikle teravih namazının cemaat bilincini güçlendirdiğini dile getirdi.
“Teravih namazı, bireylerin birlikte ibadet ederek ortak bir manevi atmosfer oluşturmasına katkı sağlar ve toplumdaki birlik duygusunu güçlendirir.”
“RAMAZAN KUR’AN AYIDIR”
Ramazan ayının aynı zamanda Kur’an ayı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, mukabele geleneğinin bu dönemde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
“Mukabele, iki kişinin karşılıklı olarak Kur’an okuyup birbirini dinlemesiyle gerçekleştirilen özel bir ibadettir. Bu ibadet hem manevi hem de ilişkisel açıdan güçlü bir bağ kurma imkânı sunar.”
Ramazan’ın son günlerinde gerçekleştirilen itikaf ibadetine de değinen Yılmaz, günümüz insanının yalnız kalmakta zorlandığını belirterek itikafın kişinin dünyadan uzaklaşıp kendisi ve Yaradan ile baş başa kalması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Kaynak: İHA
Bursa’da 1500 Kişi Aynı İftar Sofrasında Buluştu
Öğrenciler Atıkları Sanata Dönüştürdü, Sergi İlgi Gördü
Uzmanlar Uyardı: “Yalnızlık Artık Küresel Bir Salgın”
Minik Öğrenciler Aydın’ın Tarihi Mekânlarını Gezdi
Akşehir Evleri Minyatür Olarak Yeniden Hayat Buluyor
İstanbul’daki Okullar Ramazan Işıklarıyla Aydınlandı
ÇOK OKUNAN