En sık görülen kanser türlerinden biri için kritik uyarı
En sık görülen kanser türlerinden biri için kritik uyarı
Uzmanlar, kolon kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek düzenli tarama ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının riskleri önemli ölçüde azalttığını vurguluyor.
Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 02:00
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 02:00
Muhabir:
Saliha Kara
Kolon kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlar, erken teşhis konulması halinde hastalığın tedavisinde başarı oranının önemli ölçüde arttığını belirtiyor.
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kolon kanserinin dünya genelinde kadınlarda meme ve akciğer, erkeklerde ise akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu ifade etti. Her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin kolon kanseri teşhisi aldığını belirten Keskin, hastalığın hem kadınlarda hem de erkeklerde benzer oranlarda görüldüğünü söyledi.
Kolon kanserinde erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurgulayan Keskin, erken evrede tanı konulan hastalarda 5 yıllık yaşam süresinin yaklaşık yüzde 90 olduğunu belirtti. Ancak hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 37’sinde erken evrede tanı konulabildiğine dikkat çekti.
Keskin, bu nedenle hastalığın belirtileri konusunda toplumun bilinçli olmasının ve düzenli tarama programlarına katılımın önem taşıdığını ifade etti.
Kolon kanserinin gelişiminde çeşitli risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Keskin, en önemli risk faktörünün yaş olduğunu söyledi. Hastalığın genç yaşlarda da görülebileceğini ancak en yüksek risk grubunun 50 yaş üzerindeki kişiler olduğunu ifade etti. Kolon kanseri vakalarının yüzde 90’dan fazlasına 50 yaşın üzerindeki kişilerde teşhis konulduğunu belirtti.
Risk faktörleri arasında kalın bağırsakta polip öyküsü bulunması, ailede kolon kanseri görülmesi, sigara ve alkol kullanımı, hayvansal yağdan zengin ve lif açısından fakir beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin yer aldığını dile getiren Keskin, iltihaplı bağırsak hastalıklarının da risk oluşturduğunu söyledi.
Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi rahatsızlıkların kolon kanseri gelişme riskini artırabildiğini belirten Keskin, ayrıca daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçiren kişilerde de riskin daha yüksek olduğunu ifade etti.
Kolon kanserlerinin büyük bölümünün bağırsakta oluşan poliplerden geliştiğini belirten Keskin, vakaların yaklaşık yüzde 90’ının polipler üzerinden ortaya çıktığını söyledi.
Bu nedenle tespit edilen poliplerin mutlaka çıkarılması ve patolojik olarak incelenmesi gerektiğini vurgulayan Keskin, erken müdahalenin kanser gelişimini önleyebileceğini dile getirdi.
Hastalığın bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini belirten Keskin, makattan kan gelmesi veya dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kabızlık, ishal ya da bu iki durumun dönüşümlü yaşanması ve dışkı çapında incelme de önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Kolon kanserinde erken teşhis için en etkili yöntemlerden birinin tarama programları olduğunu belirten Keskin, dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi gibi yöntemlerle hastalığın erken evrede tespit edilebildiğini söyledi.
Kolonoskopinin ucunda ışıklı kamera bulunan özel bir cihazla yapılan bir inceleme yöntemi olduğunu belirten Keskin, bu taramaların düzenli olarak yapılmasının kolon kanserine bağlı ölüm oranlarını yaklaşık yüzde 33 oranında azaltabildiğini ifade etti.
Risk grubunda olmayan kişiler için 50 yaşından sonra tarama yapılmasının önerildiğini belirten Keskin, ilk kolonoskopinin ardından her 5 yılda bir tekrar edilmesinin uygun olduğunu dile getirdi.
Kolon kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Keskin, lif açısından zengin beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın önemli koruyucu faktörler arasında yer aldığını belirtti. Ayrıca aşırı kilonun kontrol altına alınmasının da riskin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
En sık görülen kanser türlerinden biri için kritik uyarı
Uzmanlar, kolon kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek düzenli tarama ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının riskleri önemli ölçüde azalttığını vurguluyor.
Kolon kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlar, erken teşhis konulması halinde hastalığın tedavisinde başarı oranının önemli ölçüde arttığını belirtiyor.
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kolon kanserinin dünya genelinde kadınlarda meme ve akciğer, erkeklerde ise akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu ifade etti. Her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin kolon kanseri teşhisi aldığını belirten Keskin, hastalığın hem kadınlarda hem de erkeklerde benzer oranlarda görüldüğünü söyledi.
Kolon kanserinde erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurgulayan Keskin, erken evrede tanı konulan hastalarda 5 yıllık yaşam süresinin yaklaşık yüzde 90 olduğunu belirtti. Ancak hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 37’sinde erken evrede tanı konulabildiğine dikkat çekti.
Keskin, bu nedenle hastalığın belirtileri konusunda toplumun bilinçli olmasının ve düzenli tarama programlarına katılımın önem taşıdığını ifade etti.
Kolon kanserinin gelişiminde çeşitli risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Keskin, en önemli risk faktörünün yaş olduğunu söyledi. Hastalığın genç yaşlarda da görülebileceğini ancak en yüksek risk grubunun 50 yaş üzerindeki kişiler olduğunu ifade etti. Kolon kanseri vakalarının yüzde 90’dan fazlasına 50 yaşın üzerindeki kişilerde teşhis konulduğunu belirtti.
Risk faktörleri arasında kalın bağırsakta polip öyküsü bulunması, ailede kolon kanseri görülmesi, sigara ve alkol kullanımı, hayvansal yağdan zengin ve lif açısından fakir beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin yer aldığını dile getiren Keskin, iltihaplı bağırsak hastalıklarının da risk oluşturduğunu söyledi.
Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi rahatsızlıkların kolon kanseri gelişme riskini artırabildiğini belirten Keskin, ayrıca daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçiren kişilerde de riskin daha yüksek olduğunu ifade etti.
Kolon kanserlerinin büyük bölümünün bağırsakta oluşan poliplerden geliştiğini belirten Keskin, vakaların yaklaşık yüzde 90’ının polipler üzerinden ortaya çıktığını söyledi.
Bu nedenle tespit edilen poliplerin mutlaka çıkarılması ve patolojik olarak incelenmesi gerektiğini vurgulayan Keskin, erken müdahalenin kanser gelişimini önleyebileceğini dile getirdi.
Hastalığın bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini belirten Keskin, makattan kan gelmesi veya dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kabızlık, ishal ya da bu iki durumun dönüşümlü yaşanması ve dışkı çapında incelme de önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Kolon kanserinde erken teşhis için en etkili yöntemlerden birinin tarama programları olduğunu belirten Keskin, dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi gibi yöntemlerle hastalığın erken evrede tespit edilebildiğini söyledi.
Kolonoskopinin ucunda ışıklı kamera bulunan özel bir cihazla yapılan bir inceleme yöntemi olduğunu belirten Keskin, bu taramaların düzenli olarak yapılmasının kolon kanserine bağlı ölüm oranlarını yaklaşık yüzde 33 oranında azaltabildiğini ifade etti.
Risk grubunda olmayan kişiler için 50 yaşından sonra tarama yapılmasının önerildiğini belirten Keskin, ilk kolonoskopinin ardından her 5 yılda bir tekrar edilmesinin uygun olduğunu dile getirdi.
Kolon kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Keskin, lif açısından zengin beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın önemli koruyucu faktörler arasında yer aldığını belirtti. Ayrıca aşırı kilonun kontrol altına alınmasının da riskin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA
Bursa’da 1500 Kişi Aynı İftar Sofrasında Buluştu
Öğrenciler Atıkları Sanata Dönüştürdü, Sergi İlgi Gördü
Uzmanlar Uyardı: “Yalnızlık Artık Küresel Bir Salgın”
Minik Öğrenciler Aydın’ın Tarihi Mekânlarını Gezdi
Akşehir Evleri Minyatür Olarak Yeniden Hayat Buluyor
İstanbul’daki Okullar Ramazan Işıklarıyla Aydınlandı
ÇOK OKUNAN