Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, sosyal medyada öne çıkarılan ürün çeşitliliğinin ve bireysel risk faktörleri göz önünde bulundurulmadan paylaşılan ağız ve diş sağlığı önerilerinin özellikle çocuklarda ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek ebeveynleri uyardı.
Haber Giriş Tarihi: 31.10.2025 08:23
Haber Güncellenme Tarihi: 31.10.2025 08:24
Kaynak:
Faselis
Dt. Demir, sosyal medyanın doğru kullanıldığında bilgilendirici bir araç olabileceğini, ancak kontrolsüz bilgi paylaşımının ciddi riskler taşıdığını belirterek; ‘Çocuklara, diş fırçalamayı sevdirmek ve diş sağlığının önemi üzerine farkındalıklarını arttırabilmek için sosyal medyadaki eğlenceli içeriklerden faydalanılabilir; çocuklar doğru seçilmiş görseller ile diş fırçalama alışkanlıklarını eğlenerek kazanabilir.’ ifadelerini kullanarak, sosyal medyada paylaşılan bazı ‘mucize çözümler’e karşı: ‘Ağız hastalıkları veya dişler kaynaklı şikayetlerin varlığında, doğru tanının gecikmesi genel vücut sağlığını riske sokabilir, bölgesel enfeksiyonların ilerlemesine ve diş kayıplarına yol açabilir.’ açıklamasında bulundu.
“Ağız içindeki küçük bir yara ya da diş eti kanamaları, altta yatan ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Yanlış ürün kullanımı şikayetleri bastırabilir, ancak tanının gecikmesine yol açabilir. Bu da hem ağız ve diş sağlığını hem de genel sağlığı tehdit edebilir.” diyen Demir, özellikle içeriği bilinmeyen ürünlerin çocuklarda tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini vurguladı: “İçeriği bilinmeyen ürünler, özellikle hassas veya allerjik bünyeli çocuklarda; şiddetli allerjik reaksiyonlara, mukoza yanıklarına ve ileri dönemde diş eti veya kemik kaybına neden olabilir. Tüm bunlar, farkında olmadan yalnızca ‘bir paylaşımı denedim’ diyerek başlanmış bir sürecin sonucu olabilir.”
Çocuklarda erken teşhisin, diş hekimi korkusunun önlenmesinde de rol oynadığını hatırlatan Dt. Demir, “Sorun büyümeden yapılan kontroller, gerekli görülen tedavilerin ileri seviyelere taşınmasının önüne geçerken, sağlıklı ağız bakımı alışkanlıklarının da gelişmesini sağlar.” ifadelerine yer verdi.
Dt. Nurgül Demir, “Herhangi bir ağız içi şikâyette başvurulması gereken ilk yer sosyal medya değil, diş hekiminiz olmalıdır. Çocuğunuzun gülümsemesi bir trende değil; bilimsel bilgiye ve tıbbi yönlendirmeye emanet edilmelidir.” diyerek sözlerini noktaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sosyal medyada görüp çocuğunuza uygulamayın
Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, sosyal medyada öne çıkarılan ürün çeşitliliğinin ve bireysel risk faktörleri göz önünde bulundurulmadan paylaşılan ağız ve diş sağlığı önerilerinin özellikle çocuklarda ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek ebeveynleri uyardı.
Dt. Demir, sosyal medyanın doğru kullanıldığında bilgilendirici bir araç olabileceğini, ancak kontrolsüz bilgi paylaşımının ciddi riskler taşıdığını belirterek; ‘Çocuklara, diş fırçalamayı sevdirmek ve diş sağlığının önemi üzerine farkındalıklarını arttırabilmek için sosyal medyadaki eğlenceli içeriklerden faydalanılabilir; çocuklar doğru seçilmiş görseller ile diş fırçalama alışkanlıklarını eğlenerek kazanabilir.’ ifadelerini kullanarak, sosyal medyada paylaşılan bazı ‘mucize çözümler’e karşı: ‘Ağız hastalıkları veya dişler kaynaklı şikayetlerin varlığında, doğru tanının gecikmesi genel vücut sağlığını riske sokabilir, bölgesel enfeksiyonların ilerlemesine ve diş kayıplarına yol açabilir.’ açıklamasında bulundu.
“Ağız içindeki küçük bir yara ya da diş eti kanamaları, altta yatan ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Yanlış ürün kullanımı şikayetleri bastırabilir, ancak tanının gecikmesine yol açabilir. Bu da hem ağız ve diş sağlığını hem de genel sağlığı tehdit edebilir.” diyen Demir, özellikle içeriği bilinmeyen ürünlerin çocuklarda tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini vurguladı: “İçeriği bilinmeyen ürünler, özellikle hassas veya allerjik bünyeli çocuklarda; şiddetli allerjik reaksiyonlara, mukoza yanıklarına ve ileri dönemde diş eti veya kemik kaybına neden olabilir. Tüm bunlar, farkında olmadan yalnızca ‘bir paylaşımı denedim’ diyerek başlanmış bir sürecin sonucu olabilir.”
Çocuklarda erken teşhisin, diş hekimi korkusunun önlenmesinde de rol oynadığını hatırlatan Dt. Demir, “Sorun büyümeden yapılan kontroller, gerekli görülen tedavilerin ileri seviyelere taşınmasının önüne geçerken, sağlıklı ağız bakımı alışkanlıklarının da gelişmesini sağlar.” ifadelerine yer verdi.
Dt. Nurgül Demir, “Herhangi bir ağız içi şikâyette başvurulması gereken ilk yer sosyal medya değil, diş hekiminiz olmalıdır. Çocuğunuzun gülümsemesi bir trende değil; bilimsel bilgiye ve tıbbi yönlendirmeye emanet edilmelidir.” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: Faselis
Bilecik'te 700 Yıllık Şifa: Kadir Gecesi'nde Asırlık Pilav Geleneği
Türk Havacılığında Tarihi Gün: GÖKBEY İlk Sivil Tip Sertifikasını Aldı
Erzincan'da Asırlık Gelenek: Vali Aydoğdu Bakkal Borçlarını Sildi
İstanbul’da Güzellik Teknolojileri Buluşması: Gelecek Bu Fuarda Tanıtılacak
Enerjide Kadın Gücü: Türkiye’de Bir İlk Olan Rüzgâr Santrali
Kadınlar İngilizcede Farkı Kapatıyor: Küresel Makas Daralıyor
ÇOK OKUNAN