Gül Hastalığı Kabusu Sivas'ta Son Buldu: 20 Yıl Sonra Gelen Mutluluk

Yozgat’ta yaşayan Neriman Aksoy, yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününe bile gidememişti. Sivas’ta gördüğü tedaviyle sağlığına ve özgüvenine kavuştu.

Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 12:35
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 12:35
Kaynak: İHA
Gül Hastalığı Kabusu Sivas'ta Son Buldu: 20 Yıl Sonra Gelen Mutluluk

Yozgat’ta yaşayan 52 yaşındaki 4 çocuk annesi Neriman Aksoy, tıp literatüründe "Rozasea" olarak bilinen gül hastalığı nedeniyle hayatının 20 yılını adeta bir kafeste geçirdi. Yüzünde çıkan yaralar ve iltihaplı sivilceler nedeniyle insanların bakışlarından kaçan Aksoy, sosyal hayattan tamamen koparak evine kapandı. Yaşadığı dram o kadar derindi ki, öz oğlunun en mutlu gününde, ne kız isteme merasimine ne de düğününe katılabildi. Yıllarca yanlış tedaviler ve kulaktan dolma bilgilerle yüzü daha da kötüleşen Aksoy, Sivas’ta bulduğu şifa ile yeniden gülmeye başladı.

"OĞLUMUN DÜĞÜNÜNE BİLE GİDEMEDİM"

Hastalık sürecini gözyaşları içinde anlatan Neriman Aksoy, strese bağlı başlayan bir sivilcenin tüm hayatını nasıl altüst ettiğini paylaştı. Aksoy, "İnsan içine çıkamaz oldum, çok utandım. Kim ne dediyse yüzüme sürdüm; sarımsak, çamur sürdüm ama daha kötü oldu. En acısı da oğlumun düğününe katılamamak oldu. Yüzümdeki yaralar yüzünden insanların bana bakmasından korktum. Buraya ilk geldiğimde ağlayarak kapıdan girdim, şimdi ise yüzüm gülüyor" dedi.

DERMATOLOJİ UZMANI SELMA UÇAR: "ÖZGÜVEN PATLAMASINA ŞAHİT OLDUK"

Sivas’ta Aksoy’u tedavi eden Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, cilt hastalıklarının sadece fiziksel değil, psikolojik bir yıkım olduğunu vurguladı. Uçar, "Neriman Hanım bize geldiğinde hikayesini ağlayarak anlattı. Bakışlardan o kadar rahatsızdı ki özgüveni tamamen bitmişti. Krem ve hapların yetersiz kaldığı bu tür vakalarda lazer ve mezoterapi yöntemlerini kullandık. Sadece iki seansta o üzgün bakan hastamızın etrafa neşe saçmaya başladığını gördük. Özgüven patlamasını resmen gözlerimizle izledik" ifadelerini kullandı.

"GENETİK BİR RAHATSIZLIK, KONTROL ALTINA ALINABİLİR"

Gül hastalığının genetik kökenli olduğunu ve tamamen yok edilemese de profesyonel müdahalelerle yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirten Selma Uçar, hastalığın damarlarda kalıcı hasar bıraktığını ifade etti. Uzman Uçar ayrıca toplumsal bir çağrıda bulunarak, ekonomik durumu yetersiz olan ancak sosyal hayatını etkileyecek kadar ağır cilt hastalığı yaşayan vatandaşlara ücretsiz tedavi noktasında destek olmaya hazır olduklarını müjdeledi.

SOSYAL HAYATA YENİDEN MERHABA

6 ay süren titiz bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Neriman Aksoy, artık aynalarla barışık bir hayat sürüyor. Yıllarca sakladığı yüzünü artık saklamayan Aksoy, Sivas’taki sağlık ekibine ve doktoruna teşekkür ederek, kendisiyle aynı kaderi paylaşan hastalara "asla pes etmeyin ve kulaktan dolma yöntemleri denemeyin" uyarısında bulundu.

Editör Notu

Neriman Aksoy’un hikayesi, bir kadının 20 yıllık sessiz çığlığının derman bulma hikayesidir. Bir annenin, yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününü kaçırması yürek sızlatan bir detaydır. Cilt sağlığının sadece "estetik" bir kaygı olmadığını, bireyin toplum içindeki varlığını ne denli etkilediğini bu örnekle bir kez daha görüyoruz. Sivas’taki ekibin başarısı ve sosyal sorumluluk bilinci ise takdire şayan. Unutmayın; sağlığınız için "birisi dedi" diye yüzünüze sürdüğünüz her madde, telafisi imkansız hasarlar bırakabilir.

Gül hastalığı (Rozasea) hakkında merak ettiğiniz detaylar var mı? Sosyal hayatı kısıtlayan cilt sorunlarıyla başa çıkma yöntemleri üzerine uzman görüşü hazırmamızı ister misiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.