Hem Yönetip Hem Oynayacak: Bayraktar’dan Falstaff Sürprizi!
Hem Yönetip Hem Oynayacak: Bayraktar’dan Falstaff Sürprizi!
Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyeri sonrası ilk özel tiyatro projesi "Windsor’un Şen Kadınları" ile dönüyor. Bayraktar hem yönetmen koltuğunda hem de başrolde.
Haber Giriş Tarihi: 29.01.2026 07:00
Haber Güncellenme Tarihi: 29.01.2026 00:55
Muhabir:
Yasin Köz
"Muhteşem Yüzyıl" dizisinde canlandırdığı "Sümbül Ağa" karakteriyle milyonların hafızasına kazınan, oyunculuk yeteneğiyle sınırları zorlayan Selim Bayraktar, köklerine, yani tiyatro sahnesine dev bir prodüksiyonla geri dönüyor. 35 yıl boyunca Devlet Tiyatroları bünyesinde sayısız oyuna imza atan ve disipliniyle bilinen usta oyuncu, kariyerinde bir ilke imza atarak ilk "özel tiyatro" projesini hayata geçiriyor. Bayraktar, William Shakespeare’in ölümsüz komedisi "Windsor’un Şen Kadınları" ile sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Hem Başrol Hem Yönetmen: İki Zorlu Görev Bir Arada
Bu projeyi sıradan bir tiyatro oyunundan ayıran en önemli detay, Selim Bayraktar’ın sadece oyuncu olarak değil, "yönetmen" olarak da dümende olması. Bayraktar, Shakespeare’in en renkli, en tartışmalı ve en komik karakterlerinden biri olan "Sir John Falstaff"a hayat verirken, aynı zamanda oyunun rejisini de üstleniyor. Bu zorlu süreçte kendisine yardımcı yönetmen olarak Ömer Alper İzci eşlik ediyor.
Klasik Metne Çağdaş ve Müzikal Dokunuş
"Windsor’un Şen Kadınları", yüzyıllardır sahnelenen bir klasik olsa da Selim Bayraktar’ın yorumuyla bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Oyun, sadece repliklere dayalı bir komedi olarak değil; müziğin, ritmin ve fiziksel oyunculuğun ön planda olduğu, enerjisi hiç düşmeyen "çağdaş bir sahne diliyle" seyirciye sunulacak.
Shakespeare’in 16. yüzyıl İngiltere’sinde geçen hikayesi, Bayraktar’ın rejisinde modern bir karnavala dönüşüyor. Müzikli oyun formatında sahnelecek eser, seyirciye hem görsel hem de işitsel bir şölen vaat ediyor.
Falstaff: Bir Şövalyenin İronik Çöküşü
Oyunun merkezinde yer alan Sir John Falstaff karakteri, sadece göbeği ve iştahıyla değil, temsil ettiği değerlerin çöküşüyle de derinlikli bir figür. Rönesans ile birlikte değişen dünya düzeninde, eski "şövalyelik" anlayışının artık geçerli olmadığını, hatta komik duruma düştüğünü gösteren Falstaff, Windsor kasabasının o düzenli, ahlakçı ve sıkıcı yaşamına bir bomba gibi düşüyor. Onun kasabaya gelişi, mizahı ve kaosu beraberinde getirirken, toplumsal maskelerin de birer birer düşmesine neden oluyor.
"O Sadece Komik Biri Değil"
Selim Bayraktar, canlandıracağı Falstaff karakterine bakış açısını şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Falstaff yalnızca komik bir figür değil; çöken bir sınıfın ironik aynasıdır."
Bayraktar’a göre Falstaff, dönemin soyluluk unvanlarının içinin nasıl boşaldığını, insanın zaaflarını ve hayatta kalma içgüdüsünü en çıplak haliyle yüzümüze vuran bir anti-kahraman. Provaları yoğun bir tempoda başlayan oyun, sezonun en iddialı yapımları arasına girmeye aday. Seyirci, Selim Bayraktar’ın o meşhur sahne enerjisiyle Shakespeare’in kaleminden çıkan bu "şen" hikayeyi izlemek için gün sayıyor.
Editörün Notu: "Selim Bayraktar'ı sadece televizyon dizilerinden tanıyanlar, onun sahnede nasıl devleştiğini gördüklerinde şaşırabilirler. O, bedeniyle oynayan, sesiyle oynayan, her hücresiyle rolün içine giren bir 'metot' oyuncusu. Shakespeare'in Falstaff'ı gibi hem trajik hem de komik bir karakteri, hem yönetip hem oynamak her babayiğidin harcı değildir. 'Windsor'un Şen Kadınları', klasik tiyatrodan sıkılanlar için bile ilaç gibi gelecek, ritmi yüksek bir işe benziyor."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hem Yönetip Hem Oynayacak: Bayraktar’dan Falstaff Sürprizi!
Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyeri sonrası ilk özel tiyatro projesi "Windsor’un Şen Kadınları" ile dönüyor. Bayraktar hem yönetmen koltuğunda hem de başrolde.
"Muhteşem Yüzyıl" dizisinde canlandırdığı "Sümbül Ağa" karakteriyle milyonların hafızasına kazınan, oyunculuk yeteneğiyle sınırları zorlayan Selim Bayraktar, köklerine, yani tiyatro sahnesine dev bir prodüksiyonla geri dönüyor. 35 yıl boyunca Devlet Tiyatroları bünyesinde sayısız oyuna imza atan ve disipliniyle bilinen usta oyuncu, kariyerinde bir ilke imza atarak ilk "özel tiyatro" projesini hayata geçiriyor. Bayraktar, William Shakespeare’in ölümsüz komedisi "Windsor’un Şen Kadınları" ile sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Hem Başrol Hem Yönetmen: İki Zorlu Görev Bir Arada
Bu projeyi sıradan bir tiyatro oyunundan ayıran en önemli detay, Selim Bayraktar’ın sadece oyuncu olarak değil, "yönetmen" olarak da dümende olması. Bayraktar, Shakespeare’in en renkli, en tartışmalı ve en komik karakterlerinden biri olan "Sir John Falstaff"a hayat verirken, aynı zamanda oyunun rejisini de üstleniyor. Bu zorlu süreçte kendisine yardımcı yönetmen olarak Ömer Alper İzci eşlik ediyor.
Klasik Metne Çağdaş ve Müzikal Dokunuş
"Windsor’un Şen Kadınları", yüzyıllardır sahnelenen bir klasik olsa da Selim Bayraktar’ın yorumuyla bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Oyun, sadece repliklere dayalı bir komedi olarak değil; müziğin, ritmin ve fiziksel oyunculuğun ön planda olduğu, enerjisi hiç düşmeyen "çağdaş bir sahne diliyle" seyirciye sunulacak.
Shakespeare’in 16. yüzyıl İngiltere’sinde geçen hikayesi, Bayraktar’ın rejisinde modern bir karnavala dönüşüyor. Müzikli oyun formatında sahnelecek eser, seyirciye hem görsel hem de işitsel bir şölen vaat ediyor.
Falstaff: Bir Şövalyenin İronik Çöküşü
Oyunun merkezinde yer alan Sir John Falstaff karakteri, sadece göbeği ve iştahıyla değil, temsil ettiği değerlerin çöküşüyle de derinlikli bir figür. Rönesans ile birlikte değişen dünya düzeninde, eski "şövalyelik" anlayışının artık geçerli olmadığını, hatta komik duruma düştüğünü gösteren Falstaff, Windsor kasabasının o düzenli, ahlakçı ve sıkıcı yaşamına bir bomba gibi düşüyor. Onun kasabaya gelişi, mizahı ve kaosu beraberinde getirirken, toplumsal maskelerin de birer birer düşmesine neden oluyor.
"O Sadece Komik Biri Değil"
Selim Bayraktar, canlandıracağı Falstaff karakterine bakış açısını şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Falstaff yalnızca komik bir figür değil; çöken bir sınıfın ironik aynasıdır."
Bayraktar’a göre Falstaff, dönemin soyluluk unvanlarının içinin nasıl boşaldığını, insanın zaaflarını ve hayatta kalma içgüdüsünü en çıplak haliyle yüzümüze vuran bir anti-kahraman. Provaları yoğun bir tempoda başlayan oyun, sezonun en iddialı yapımları arasına girmeye aday. Seyirci, Selim Bayraktar’ın o meşhur sahne enerjisiyle Shakespeare’in kaleminden çıkan bu "şen" hikayeyi izlemek için gün sayıyor.
HABER ÖNERİSİ: TP, Dünyanın En İyi İşverenleri Listesinde İlk 10’daki Yerini Korudu
Kaynak: Yasin Köz