Antalya Serik’teki Aspendos Antik Kenti, Roma tiyatrosu ve su kemerleriyle 2 bin yıldır ayakta. UNESCO Geçici Listesi’ndeki bu miras ziyaretçilerini büyülüyor.
Haber Giriş Tarihi: 15.02.2026 08:01
Haber Güncellenme Tarihi: 15.02.2026 08:01
Muhabir:
Saliha Kara
Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Kenti, yalnızca Anadolu’nun değil tüm Akdeniz coğrafyasının en iyi korunmuş Roma dönemi tiyatrosuna ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 2 bin yıldır ayakta kalan tiyatro, hem mimarisi hem de akustiğiyle bugün hâlâ hayranlık uyandırıyor.
Kent, antik dönemde Eurymedon adıyla bilinen ve bugün Köprüçay olarak anılan nehrin yakınındaki tepe düzlüğüne kuruldu. Bu stratejik konum, hem tarımsal üretimi hem de ticareti güçlendirdi. Tarihçiler, MÖ 467 yılında Yunanlılarla Persler arasında gerçekleşen Eurymedon Savaşı’nın da bu bölgede yaşandığını aktarıyor.
Roma İmparatorluk Döneminin Zirvesi
Aspendos’un en parlak dönemi Roma İmparatorluk çağı oldu. 15 ila 20 bin kişi kapasiteli tiyatro, İmparator Marcus Aurelius döneminde, mimar Zenon tarafından inşa edildi. Girişlerdeki Grekçe ve Latince yazıtlar, yapının şehrin varlıklı iki kardeşi Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus tarafından yaptırıldığını gösteriyor.
Sahne binasının günümüze kadar neredeyse eksiksiz ulaşmış olması, yapıyı dünya üzerindeki Roma tiyatroları arasında ayrı bir konuma yerleştiriyor. Tiyatro, Roma mimarisinin gelişmiş yapı tekniğini ve estetik anlayışını açık biçimde yansıtıyor.
Selçuklu İzleri ve Atatürk’ün Talimatı
Aspendos yalnızca Roma dönemiyle sınırlı kalmadı. Bizans ve Selçuklu dönemlerinde de kullanılmaya devam etti. Selçuklu dönemine ait onarım izleri özellikle tiyatronun dış cephesindeki anıtsal kapı bölümünde ve koyu kırmızı zikzak desenli sıva kaplamada görülüyor. Uzmanlara göre sahne binasının sağlam kalmasında Selçuklu koruma anlayışının önemli payı bulunuyor.
Cumhuriyet döneminde ise 1930 yılında bölgeyi ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, yapının onarılıp yeniden kullanılması için talimat verdi.
Antik Mühendisliğin Başarısı: Su Kemerleri
Ören yerinde tiyatronun yanı sıra en dikkat çeken yapılardan biri de su kemerleri. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki sistem, antik çağ su mühendisliğinin en iyi korunmuş örnekleri arasında gösteriliyor. Basınç kuleleri ve kayaya oyulmuş sarnıçlar sayesinde kente düzenli su sağlanıyordu.
Aspendos’un ekonomik gücü ise büyük ölçüde tuz ticaretine dayanıyordu. Kapria Gölü’nden elde edilen tuz, nehir yoluyla Akdeniz pazarlarına ulaştırılıyordu. Ayrıca bağcılık, zeytin üretimi ve ünlü Aspendos atları kentin önemli gelir kaynakları arasında yer aldı.
UNESCO Geçici Listesi’nde
“Antik Aspendos Kenti Tiyatrosu ve Su Kemerleri”, 2015 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Uzmanlar, kalıntıların korunmuşluk düzeyi ve mimari bütünlüğü nedeniyle kalıcı listeye alınma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Bugün Aspendos, yalnızca bir antik kent değil; Roma’dan Selçuklu’ya, Cumhuriyet’e uzanan çok katmanlı bir tarih anlatısı sunuyor. Antalya’ya yolu düşen ziyaretçiler için ise burası, zamana meydan okuyan bir açık hava sahnesi niteliğinde.
Kaynak: Saliha Kara
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antalya’da Zamana Meydan Okuyan Sahne
Antalya Serik’teki Aspendos Antik Kenti, Roma tiyatrosu ve su kemerleriyle 2 bin yıldır ayakta. UNESCO Geçici Listesi’ndeki bu miras ziyaretçilerini büyülüyor.
Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Kenti, yalnızca Anadolu’nun değil tüm Akdeniz coğrafyasının en iyi korunmuş Roma dönemi tiyatrosuna ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 2 bin yıldır ayakta kalan tiyatro, hem mimarisi hem de akustiğiyle bugün hâlâ hayranlık uyandırıyor.
Kent, antik dönemde Eurymedon adıyla bilinen ve bugün Köprüçay olarak anılan nehrin yakınındaki tepe düzlüğüne kuruldu. Bu stratejik konum, hem tarımsal üretimi hem de ticareti güçlendirdi. Tarihçiler, MÖ 467 yılında Yunanlılarla Persler arasında gerçekleşen Eurymedon Savaşı’nın da bu bölgede yaşandığını aktarıyor.
Roma İmparatorluk Döneminin Zirvesi
Aspendos’un en parlak dönemi Roma İmparatorluk çağı oldu. 15 ila 20 bin kişi kapasiteli tiyatro, İmparator Marcus Aurelius döneminde, mimar Zenon tarafından inşa edildi. Girişlerdeki Grekçe ve Latince yazıtlar, yapının şehrin varlıklı iki kardeşi Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus tarafından yaptırıldığını gösteriyor.
Sahne binasının günümüze kadar neredeyse eksiksiz ulaşmış olması, yapıyı dünya üzerindeki Roma tiyatroları arasında ayrı bir konuma yerleştiriyor. Tiyatro, Roma mimarisinin gelişmiş yapı tekniğini ve estetik anlayışını açık biçimde yansıtıyor.
Selçuklu İzleri ve Atatürk’ün Talimatı
Aspendos yalnızca Roma dönemiyle sınırlı kalmadı. Bizans ve Selçuklu dönemlerinde de kullanılmaya devam etti. Selçuklu dönemine ait onarım izleri özellikle tiyatronun dış cephesindeki anıtsal kapı bölümünde ve koyu kırmızı zikzak desenli sıva kaplamada görülüyor. Uzmanlara göre sahne binasının sağlam kalmasında Selçuklu koruma anlayışının önemli payı bulunuyor.
Cumhuriyet döneminde ise 1930 yılında bölgeyi ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, yapının onarılıp yeniden kullanılması için talimat verdi.
Antik Mühendisliğin Başarısı: Su Kemerleri
Ören yerinde tiyatronun yanı sıra en dikkat çeken yapılardan biri de su kemerleri. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki sistem, antik çağ su mühendisliğinin en iyi korunmuş örnekleri arasında gösteriliyor. Basınç kuleleri ve kayaya oyulmuş sarnıçlar sayesinde kente düzenli su sağlanıyordu.
Aspendos’un ekonomik gücü ise büyük ölçüde tuz ticaretine dayanıyordu. Kapria Gölü’nden elde edilen tuz, nehir yoluyla Akdeniz pazarlarına ulaştırılıyordu. Ayrıca bağcılık, zeytin üretimi ve ünlü Aspendos atları kentin önemli gelir kaynakları arasında yer aldı.
UNESCO Geçici Listesi’nde
“Antik Aspendos Kenti Tiyatrosu ve Su Kemerleri”, 2015 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Uzmanlar, kalıntıların korunmuşluk düzeyi ve mimari bütünlüğü nedeniyle kalıcı listeye alınma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Bugün Aspendos, yalnızca bir antik kent değil; Roma’dan Selçuklu’ya, Cumhuriyet’e uzanan çok katmanlı bir tarih anlatısı sunuyor. Antalya’ya yolu düşen ziyaretçiler için ise burası, zamana meydan okuyan bir açık hava sahnesi niteliğinde.
Kaynak: Saliha Kara