Vehhabi Kıyamına Yeni Bir Okuma: Osmanlı Arabistanı Mercek Altında
Vehhabi Kıyamına Yeni Bir Okuma: Osmanlı Arabistanı Mercek Altında
VBKY’den çıkan Selda Güner Özden imzalı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Vehhabi-Suûdi hareketini klişelerin ötesinde tarihsel ve sosyolojik bir zeminde yeniden değerlendiriyor.
Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 01:00
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 01:00
Muhabir:
Saliha Kara
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), tarih yazımında tartışmalı bir alanı mercek altına alan önemli bir çalışmayı okurla buluşturdu. Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nda ortaya çıkan Vehhabi-Suûdi hareketini, yaygın kabullerin ötesine geçen bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Eser, sıklıkla “çöl fanatizmi” ya da “İslami fundamentalizmin erken bir örneği” şeklinde tanımlanan bu hareketi, merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü bağlamında yeniden yorumluyor.
Kitap, ilk elden Osmanlı kaynaklarıyla zengin bir ikincil literatürü bir araya getirerek, Vehhabi-Suûdi kıyamını yalnızca merkeze karşı gelişen bir isyan ya da merkezi otoritenin zayıflamasının sonucu olarak okumaktan bilinçli biçimde uzak duruyor. Bunun yerine, Arabistan coğrafyasında meşruiyetin nasıl kurulduğu, gücün hangi aktörler arasında nasıl yeniden dağıldığı ve dinî söylemin siyasi bir harekete dönüşme süreci ayrıntılı biçimde analiz ediliyor.
Eserde özellikle terminoloji tercihi dikkat çekiyor. Selda Güner Özden, literatürde yaygın biçimde kullanılan “Vehhabi isyanı” ifadesi yerine “Vehhabi kıyamı” kavramını tercih ederek, Osmanlı merkez kaynaklarında yer alan normatif dili yeniden üretmekten kaçınıyor. Bu yaklaşım, hareketi ahlaki ya da hukuki bir yargıya indirgemeden, tarihsel ve sosyolojik bir olgu olarak ele alma amacını yansıtıyor. Kitapta kıyam kavramının Arapça kökeni ve Osmanlı siyasi-hukuki terminolojisindeki karşılıkları da ayrıntılı biçimde tartışılıyor.
“Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Vehhabi-Suûdi hareketini yalnızca yerel bir dinî kalkışma olarak ele almakla yetinmiyor; aynı dönemde İslam dünyasının farklı bölgelerinde ortaya çıkan Selefi-ihyacı akımlarla karşılaştırmalı bir çerçeve sunuyor. Muhammed b. Abdülvehhab’ın ihya ve tecdid fikirleri, Hindistan’da gelişen Dihlevî ve Sirhindî hareketleriyle benzerlikleri ve ayrışmaları üzerinden değerlendiriliyor. Bu karşılaştırma, hareketin küresel İslam düşüncesi içindeki yerini daha anlaşılır kılıyor.
Kitap, Suûdi hanedanı ile dinî söylem arasındaki karşılıklı ilişkiye de özel bir vurgu yapıyor. Dinî meşruiyetin siyasi iktidarla nasıl iç içe geçtiği ve bu ilişkinin Arabistan’ın Suûdileşme sürecini nasıl şekillendirdiği, çalışmanın temel tartışma eksenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle eser, Osmanlı Arabistanı’nda din–iktidar–toplum ilişkilerini anlamak isteyen araştırmacılar ve okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
424 sayfalık hacmiyle dikkat çeken çalışma, tarih disiplininin yanı sıra siyaset bilimi, sosyoloji ve Ortadoğu çalışmaları alanlarında da kalıcı bir katkı sunmayı hedefliyor.
Editör Notu
Bu kitap, Vehhabi-Suûdi hareketine dair uzun süredir tekrar edilen basmakalıp anlatıların sorgulanması açısından dikkat çekici bir boşluğu dolduruyor. “İsyan” gibi yargı içeren kavramlar yerine analitik bir mesafe kuran yaklaşımı, Osmanlı Arabistanı’nı yalnızca merkezden bakarak anlamanın yetersizliğini açık biçimde ortaya koyuyor. Günümüzde hâlâ etkileri hissedilen din–iktidar ilişkilerini tarihsel bağlamıyla kavramak isteyenler için bu çalışma, güncel tartışmalara da dolaylı bir ışık tutuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Vehhabi Kıyamına Yeni Bir Okuma: Osmanlı Arabistanı Mercek Altında
VBKY’den çıkan Selda Güner Özden imzalı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Vehhabi-Suûdi hareketini klişelerin ötesinde tarihsel ve sosyolojik bir zeminde yeniden değerlendiriyor.
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), tarih yazımında tartışmalı bir alanı mercek altına alan önemli bir çalışmayı okurla buluşturdu. Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nda ortaya çıkan Vehhabi-Suûdi hareketini, yaygın kabullerin ötesine geçen bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Eser, sıklıkla “çöl fanatizmi” ya da “İslami fundamentalizmin erken bir örneği” şeklinde tanımlanan bu hareketi, merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü bağlamında yeniden yorumluyor.
Kitap, ilk elden Osmanlı kaynaklarıyla zengin bir ikincil literatürü bir araya getirerek, Vehhabi-Suûdi kıyamını yalnızca merkeze karşı gelişen bir isyan ya da merkezi otoritenin zayıflamasının sonucu olarak okumaktan bilinçli biçimde uzak duruyor. Bunun yerine, Arabistan coğrafyasında meşruiyetin nasıl kurulduğu, gücün hangi aktörler arasında nasıl yeniden dağıldığı ve dinî söylemin siyasi bir harekete dönüşme süreci ayrıntılı biçimde analiz ediliyor.
Eserde özellikle terminoloji tercihi dikkat çekiyor. Selda Güner Özden, literatürde yaygın biçimde kullanılan “Vehhabi isyanı” ifadesi yerine “Vehhabi kıyamı” kavramını tercih ederek, Osmanlı merkez kaynaklarında yer alan normatif dili yeniden üretmekten kaçınıyor. Bu yaklaşım, hareketi ahlaki ya da hukuki bir yargıya indirgemeden, tarihsel ve sosyolojik bir olgu olarak ele alma amacını yansıtıyor. Kitapta kıyam kavramının Arapça kökeni ve Osmanlı siyasi-hukuki terminolojisindeki karşılıkları da ayrıntılı biçimde tartışılıyor.
“Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Vehhabi-Suûdi hareketini yalnızca yerel bir dinî kalkışma olarak ele almakla yetinmiyor; aynı dönemde İslam dünyasının farklı bölgelerinde ortaya çıkan Selefi-ihyacı akımlarla karşılaştırmalı bir çerçeve sunuyor. Muhammed b. Abdülvehhab’ın ihya ve tecdid fikirleri, Hindistan’da gelişen Dihlevî ve Sirhindî hareketleriyle benzerlikleri ve ayrışmaları üzerinden değerlendiriliyor. Bu karşılaştırma, hareketin küresel İslam düşüncesi içindeki yerini daha anlaşılır kılıyor.
Kitap, Suûdi hanedanı ile dinî söylem arasındaki karşılıklı ilişkiye de özel bir vurgu yapıyor. Dinî meşruiyetin siyasi iktidarla nasıl iç içe geçtiği ve bu ilişkinin Arabistan’ın Suûdileşme sürecini nasıl şekillendirdiği, çalışmanın temel tartışma eksenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle eser, Osmanlı Arabistanı’nda din–iktidar–toplum ilişkilerini anlamak isteyen araştırmacılar ve okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
424 sayfalık hacmiyle dikkat çeken çalışma, tarih disiplininin yanı sıra siyaset bilimi, sosyoloji ve Ortadoğu çalışmaları alanlarında da kalıcı bir katkı sunmayı hedefliyor.
Editör Notu
Bu kitap, Vehhabi-Suûdi hareketine dair uzun süredir tekrar edilen basmakalıp anlatıların sorgulanması açısından dikkat çekici bir boşluğu dolduruyor. “İsyan” gibi yargı içeren kavramlar yerine analitik bir mesafe kuran yaklaşımı, Osmanlı Arabistanı’nı yalnızca merkezden bakarak anlamanın yetersizliğini açık biçimde ortaya koyuyor. Günümüzde hâlâ etkileri hissedilen din–iktidar ilişkilerini tarihsel bağlamıyla kavramak isteyenler için bu çalışma, güncel tartışmalara da dolaylı bir ışık tutuyor.
Haber Önerisi: Son Tarih Yaklaşıyor: Erzincan Defterdarlığı’ndan Uyarı
Kaynak: Faselis