Kırşehir’den İzmir’e Bir Kültür Köprüsü: Bez Bebekler Sandıktan Çıktı

İzmir’de yaşayan bez bebek ustası Songül Kıran, anneannesinden öğrendiği geleneksel bebek yapımını, folklorik kıyafet uzmanlığıyla birleştirerek yaşatıyor.

Haber Giriş Tarihi: 14.02.2026 18:30
Haber Güncellenme Tarihi: 14.02.2026 18:30
Muhabir: Yasin Köz
Kırşehir’den İzmir’e Bir Kültür Köprüsü: Bez Bebekler Sandıktan Çıktı

İzmir’de yaşayan bez bebek ustası Songül Kıran, anneannesinden öğrendiği geleneksel bebek yapımını, folklorik kıyafet uzmanlığıyla birleştirerek yaşatıyor. "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip Kıran, Efe kıyafetlerinden karanfil kolyelere kadar işlediği bebeklerle kültürü gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

Anneanne Yünü ve 5 Şişle Başlayan Serüven

Songül Kıran’ın (55) hikayesi, Kırşehir’in Şereflikoçhisar ilçesindeki bir köy evinde, yaz tatillerinde başlıyor. 4 kız kardeşiyle birlikte anneannesinin etrafında toplanan küçük Songül, o günlerde sadece oyun oynadığını sanıyordu; oysa bir kültür mirasını devralıyordu.

Anneannesinin onları oyalamak için yünlerden doldurduğu, 5 şişle çoraplarını ve çantalarını ördüğü o bebekler, Kıran’ın hafızasına kazındı. "Anneannem el sanatlarında çok yetenekliydi, bizi de işin içine katardı" diyen Kıran, 19 yaşında halk eğitim merkezinde usta öğreticiliğe başlayarak kumaşla olan bağını hiç koparmadı.

Pandemiyle Sandıktan Çıkan Miras

Uzun yıllar moda evlerinde çalışan ve 2019 yılında emekli olan Kıran için dönüm noktası pandemi süreci oldu. Evde tesadüfen bulduğu, yıllar önce anneannesiyle yaptığı ve kendi kızının da oynadığı eski bir bez bebek, onu duygusal bir yolculuğa çıkardı.

Anneannesinin tekniğini günümüze uyarlamaya karar veren Kıran, bu sanatı profesyonel bir boyuta taşıdı. Bu çabası, ona Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanını getirdi.

Halk Oyunlarından Bebeklere: "Tekstil Mühendisi Gibi"

Kıran’ın bebeklerini sıradan oyuncaklardan ayıran en büyük özellik, üzerlerindeki kıyafetlerin etnografik doğruluğu. Gençlik yıllarında Kırşehir halk oyunları ekibinde yer alan ve yarışmalar sayesinde birçok yörenin kıyafetini inceleme fırsatı bulan Kıran, bu birikimini bebeklerine yansıtıyor.

Özellikle İzmir’in "Efe" kültürüne hayran kaldığını belirten usta, şu detaylara dikkat çekiyor: "Efelerin kıyafetleri o kadar fonksiyonel ki, sanki bir tekstil mühendisi tasarlamış. Cep detayları, kesimleri muazzam. Ben de 7 bölgeden seçtiğim şehirlerin kıyafetlerini; kumaş özelliğinden nakışına, oyasından karanfil kolyesine kadar birebir bebeklere uyguladım."

Hedef: Yetiştirme Yurdundaki Kızlara Meslek

Songül Kıran, bu sanatın sadece müzelerde veya vitrinlerde kalmasını istemiyor. En büyük hayali, "pozitif ayrımcılık" yaparak bu zanaatı dezavantajlı gruplara aktarmak.

Özellikle yetiştirme yurtlarında kalan kız çocuklarına ulaşmak istediğini belirten Kıran, "Dikişi, boyamayı, kalıp çıkarmayı öğreten bu sanat, onlara bir meslek kapısı olabilir. Gençlerimiz plastik yerine organik oyuncaklarla oynasın, geçmişimiz unutulmasın" diyerek sosyal sorumluluk çağrısında bulunuyor.

Editörün Notu: "Dijital ekranların ve fabrikasyon plastik oyuncakların çocukların hayal dünyasını işgal ettiği bir çağda, Songül Hanım'ın yaptığı iş 'oyuncak yapmanın' çok ötesinde. O bebekler, bir anneannenin torununa duyduğu sevgiyi, bir yörenin desenlerini, bir milletin estetik anlayışını taşıyor. Efe kıyafetindeki cep detayını bir bebeğe işlemek, sadece sabırla değil, büyük bir kültür aşkıyla açıklanabilir. Özellikle yetiştirme yurdundaki kız çocuklarına bu sanatı öğretme vizyonu, projenin en kıymetli ayağı. Bu bebekler sadece geçmişi değil, o kız çocuklarının geleceğini de inşa edebilir."

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.