İstanbul Planlama Ajansı’nın araştırmasına göre İstanbulluların en büyük afet korkusu deprem oldu. Katılımcıların yüzde 18’i yaşadığı binanın büyük bir depremde yıkılacağını düşünüyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 00:46
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 00:46
Muhabir:
Saliha Kara
İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde gerçekleştirdiği “Afet Bilinci Araştırması” ile kentteki risk algısını ortaya koydu.
761 kişiyle yapılan ankette, katılımcılara “Afet Riski Algısı ve Hazırlık”, “Evde Alınan Fiziksel Önlemler”, “Acil Durum Hazırlığı” ve “Temel Güvenlik Bilgisi” başlıklarında sorular yöneltildi.
Araştırmaya göre İstanbulluların en çok endişe duyduğu afet yüzde 94,1 ile deprem oldu. Depremi yüzde 17,5 ile yangın, yüzde 10 ile sel ve su baskınları takip etti.
Maddi Yetersizlikler Öne Çıktı
Katılımcıların yüzde 18’i yaşadığı binanın büyük bir depremde yıkılacağını, yüzde 14,3’ü ise ağır hasar alacağını düşündüğünü belirtti.
Binaya çürük raporu verilmesi halinde daha güvenli bir konuta taşınacağını söyleyenlerin oranı yüzde 68,1 olarak ölçüldü. Ancak “Çürük binada kalmaya devam etmek zorunda kalırdım” diyenlerin yüzde 70,6’sı bunun gerekçesi olarak maddi yetersizlikleri gösterdi. Alt sosyoekonomik grupta bu oran yüzde 78,6’ya yükseldi.
Bu tablo, deprem riskine karşı bilinç ile ekonomik gerçeklik arasındaki çelişkiyi ortaya koydu.
Evde Alınan Önlemler Yetersiz
Depremi en büyük risk olarak gören katılımcıların önemli bir kısmının ev içinde temel güvenlik önlemlerini almadığı dikkat çekti:
Eşyalarını tamamen sabitleyenler: %26,4
Kısmen sabitleyenler: %23,3
Hiç sabitlemeyenler: %50,3
Risk algısının yüksek olmasına rağmen, eylemsel hazırlığın aynı düzeyde olmadığı görüldü.
Deprem Beklentisi Yüksek
Katılımcıların yüzde 85,7’si İstanbul’un yakın gelecekte yıkıcı bir deprem riski taşıdığını düşünüyor.
Deprem anında ne yapacağını bildiğini söyleyenler: %57,7
“Tedbir almak kaderi değiştirmez” diyenler: %37,1
Yaşam üçgeni kavramını bildiğini belirtenler: %64,8
Evinde acil durum çantası bulunanlar: %37,3
Elektrik, su ve doğalgazı kapatmayı bilenler: %88,4
Toplanma alanını bilenler: %55,6
Veriler, temel bilgi düzeyinin görece yüksek olduğunu ancak fiziksel hazırlık ve ekipman eksikliğinin sürdüğünü gösteriyor.
Bilinç Var, Hazırlık Eksik
Araştırma, İstanbul’da deprem korkusunun güçlü olduğunu ancak ekonomik koşulların ve bireysel ihmallerin hazırlık sürecini sınırladığını ortaya koydu.
Deprem gerçeği karşısında yalnızca riskin farkında olmak yeterli değil; güvenli konut, maddi destek mekanizmaları ve bireysel önlemler birlikte ele alınmadıkça kentin kırılganlığı devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İstanbul’da Deprem Endişesi Zirvede: Yüzde 94,1
İstanbul Planlama Ajansı’nın araştırmasına göre İstanbulluların en büyük afet korkusu deprem oldu. Katılımcıların yüzde 18’i yaşadığı binanın büyük bir depremde yıkılacağını düşünüyor.
İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde gerçekleştirdiği “Afet Bilinci Araştırması” ile kentteki risk algısını ortaya koydu.
761 kişiyle yapılan ankette, katılımcılara “Afet Riski Algısı ve Hazırlık”, “Evde Alınan Fiziksel Önlemler”, “Acil Durum Hazırlığı” ve “Temel Güvenlik Bilgisi” başlıklarında sorular yöneltildi.
Araştırmaya göre İstanbulluların en çok endişe duyduğu afet yüzde 94,1 ile deprem oldu. Depremi yüzde 17,5 ile yangın, yüzde 10 ile sel ve su baskınları takip etti.
Maddi Yetersizlikler Öne Çıktı
Katılımcıların yüzde 18’i yaşadığı binanın büyük bir depremde yıkılacağını, yüzde 14,3’ü ise ağır hasar alacağını düşündüğünü belirtti.
Binaya çürük raporu verilmesi halinde daha güvenli bir konuta taşınacağını söyleyenlerin oranı yüzde 68,1 olarak ölçüldü. Ancak “Çürük binada kalmaya devam etmek zorunda kalırdım” diyenlerin yüzde 70,6’sı bunun gerekçesi olarak maddi yetersizlikleri gösterdi. Alt sosyoekonomik grupta bu oran yüzde 78,6’ya yükseldi.
Bu tablo, deprem riskine karşı bilinç ile ekonomik gerçeklik arasındaki çelişkiyi ortaya koydu.
Evde Alınan Önlemler Yetersiz
Depremi en büyük risk olarak gören katılımcıların önemli bir kısmının ev içinde temel güvenlik önlemlerini almadığı dikkat çekti:
Eşyalarını tamamen sabitleyenler: %26,4
Kısmen sabitleyenler: %23,3
Hiç sabitlemeyenler: %50,3
Risk algısının yüksek olmasına rağmen, eylemsel hazırlığın aynı düzeyde olmadığı görüldü.
Deprem Beklentisi Yüksek
Katılımcıların yüzde 85,7’si İstanbul’un yakın gelecekte yıkıcı bir deprem riski taşıdığını düşünüyor.
Deprem anında ne yapacağını bildiğini söyleyenler: %57,7
“Tedbir almak kaderi değiştirmez” diyenler: %37,1
Yaşam üçgeni kavramını bildiğini belirtenler: %64,8
Evinde acil durum çantası bulunanlar: %37,3
Elektrik, su ve doğalgazı kapatmayı bilenler: %88,4
Toplanma alanını bilenler: %55,6
Veriler, temel bilgi düzeyinin görece yüksek olduğunu ancak fiziksel hazırlık ve ekipman eksikliğinin sürdüğünü gösteriyor.
Bilinç Var, Hazırlık Eksik
Araştırma, İstanbul’da deprem korkusunun güçlü olduğunu ancak ekonomik koşulların ve bireysel ihmallerin hazırlık sürecini sınırladığını ortaya koydu.
Deprem gerçeği karşısında yalnızca riskin farkında olmak yeterli değil; güvenli konut, maddi destek mekanizmaları ve bireysel önlemler birlikte ele alınmadıkça kentin kırılganlığı devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: Faselis