Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Fon meselesi) Kanun Teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Fon meselesi) Kanun Teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak"
Haber Giriş Tarihi: 12.10.2026 20:57
Haber Güncellenme Tarihi: 12.10.2026 20:57
Kaynak:
İHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Fon meselesi) Kanun Teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, 455 bin 758 kişinin kaydadeğer bölümü ‘ara ödemelerini’ almış olacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kabine Toplantısında ele alınan konulara ve gündeme dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon meselesi üzerine gerçekleştirilen çalışmalara dair bilgi vererek hazırlanan Kanun Teklifinin meclisten geçmesinin ardından Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını açıkladı.
Manisa’da gerçekleşen trafik kazası hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Manisa-Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, 2’si yoğun bakımda olmak üzere, 13 kardeşimizin tedavisi halen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim, milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın, diyorum" ifadeleri kullandı.
"Milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz"
Toplantıda, ülkenin ve milletin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün suç coğrafyası, artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adi suçlu, ister belediye vurguncusu, ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun; hukukun dışına çıkan hiç kimseye, dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacaklarını zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda, 2026’nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar; milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
"Biz her ‘kentsel dönüşüm’ dediğimizde, birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık"
Dört gün önce İstanbul-Maltepe’de çöken bina ve kentsel dönüşüm hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek, İstanbul’a ihanet etmek olur. Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her ‘kentsel dönüşüm’ dediğimizde, birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz. Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor; ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca, en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Bu riyakârlığa artık ‘dur’ demenin vakti gelmiştir. Hükümet olarak, mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen, kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız. Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz" dedi.
"Kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin"
İnsanların, çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerlerine ne düşüyorsa, yapacaklarını söyleyen ve İstanbul’daki vatandaşlara bir kez daha seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin. Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükümetimiz tüm imkanlarıyla, İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken; siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını, kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum" ifadelerine yer verdi.
"Husiler tarafından Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz"
Bölgedeki çatışma alanlarına her gün yenilerinin eklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görülmeye çalışılmaktadır. Türkiye, bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen, istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma, sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde, Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" diye konuştu.
"NATO’da olduğu gibi, Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir"
Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz: İlk olarak; kolektif savunma ve bölgesel işbirliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak; bu işbirliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz. Bilinmesini isterim ki; NATO’da olduğu gibi, Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikar olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın, iç onay işlemlerinin tamamlanması için, Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir: Biz, bölgemizin tamamında barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi.
İŞKUR Gençlik Programı’nda 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltildi
Kabinede ele alınan konulardan birinin de geçen yıl hayata geçirdikleri İŞKUR Gençlik Programı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu programın geldiği nokta hakkında da bilgi vererek şöyle devam etti:
"Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular, hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyor ve programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük bin 375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda bin 250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkanları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programından ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz. Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi, ne marjinal yapıların, ne terör örgütlerinin, ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum."
"(Fon meselesi) Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak"
Son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içerisinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki kabine toplantımızdan bu yana; Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına. Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak-Katılıma devrinin başlamasından, Merkezi Kayıt Kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde olduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutukluklarınken, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kaydadeğer bölümü ‘ara ödemelerini’ almış olacak" ifadelerini kullandı.
"Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir"
Fon meselesi üzerinden kendilerinin ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla hedef alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Bizim şu anda birinci önceliğimiz; siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere, sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir; onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde, ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse, hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz. Elbette bu adımları atarken; boğazlarına kadar çamura batmış olanların, tamamen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla haysiyet cellatlığı yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Bakın Türkiye’de, şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu da; ona, FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla, haysiyetiyle oymamalıdır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Fon meselesi) Kanun Teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kabine Toplantısında ele alınan konulara ve gündeme dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon meselesi üzerine gerçekleştirilen çalışmalara dair bilgi vererek hazırlanan Kanun Teklifinin meclisten geçmesinin ardından Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını açıkladı.
Manisa’da gerçekleşen trafik kazası hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Manisa-Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, 2’si yoğun bakımda olmak üzere, 13 kardeşimizin tedavisi halen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim, milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın, diyorum" ifadeleri kullandı.
"Milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz"
Toplantıda, ülkenin ve milletin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün suç coğrafyası, artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adi suçlu, ister belediye vurguncusu, ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun; hukukun dışına çıkan hiç kimseye, dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacaklarını zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda, 2026’nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar; milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
"Biz her ‘kentsel dönüşüm’ dediğimizde, birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık"
Dört gün önce İstanbul-Maltepe’de çöken bina ve kentsel dönüşüm hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek, İstanbul’a ihanet etmek olur. Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her ‘kentsel dönüşüm’ dediğimizde, birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz. Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor; ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca, en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Bu riyakârlığa artık ‘dur’ demenin vakti gelmiştir. Hükümet olarak, mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen, kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız. Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz" dedi.
"Kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin"
İnsanların, çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerlerine ne düşüyorsa, yapacaklarını söyleyen ve İstanbul’daki vatandaşlara bir kez daha seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin. Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükümetimiz tüm imkanlarıyla, İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken; siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını, kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum" ifadelerine yer verdi.
"Husiler tarafından Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz"
Bölgedeki çatışma alanlarına her gün yenilerinin eklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görülmeye çalışılmaktadır. Türkiye, bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen, istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma, sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde, Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" diye konuştu.
"NATO’da olduğu gibi, Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir"
Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz: İlk olarak; kolektif savunma ve bölgesel işbirliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak; bu işbirliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz. Bilinmesini isterim ki; NATO’da olduğu gibi, Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikar olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın, iç onay işlemlerinin tamamlanması için, Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir: Biz, bölgemizin tamamında barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi.
İŞKUR Gençlik Programı’nda 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltildi
Kabinede ele alınan konulardan birinin de geçen yıl hayata geçirdikleri İŞKUR Gençlik Programı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu programın geldiği nokta hakkında da bilgi vererek şöyle devam etti:
"Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular, hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyor ve programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük bin 375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda bin 250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkanları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programından ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz. Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi, ne marjinal yapıların, ne terör örgütlerinin, ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum."
"(Fon meselesi) Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak"
Son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içerisinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki kabine toplantımızdan bu yana; Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına. Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak-Katılıma devrinin başlamasından, Merkezi Kayıt Kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde olduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutukluklarınken, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kaydadeğer bölümü ‘ara ödemelerini’ almış olacak" ifadelerini kullandı.
"Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir"
Fon meselesi üzerinden kendilerinin ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla hedef alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Bizim şu anda birinci önceliğimiz; siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere, sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir; onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde, ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse, hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz. Elbette bu adımları atarken; boğazlarına kadar çamura batmış olanların, tamamen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla haysiyet cellatlığı yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Bakın Türkiye’de, şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu da; ona, FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla, haysiyetiyle oymamalıdır."
Kaynak: İHA
ÇOK OKUNAN