Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, adli olaylar, cinayetler ve şiddet haberlerinin medyada giderek daha fazla yer bulmasını eleştirerek, reyting ve tıklanma kaygısının habercilik etiğini zedelediğini savundu. Köse, şiddetin sansasyonel bir dille sunulmasının toplumda güvensizlik duygusunu artırabileceğine ve şiddetin sıradanlaşmasına yol açabileceğine dikkat çekerek, çözüm için etik yayıncılık ve medya okuryazarlığının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Türk medyasında adli olaylar ve şiddet içerikli haberlerin sunuluş biçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskiden gazete ve televizyonlarda daha sınırlı yer verilen üçüncü sayfa haberlerinin günümüzde manşetlerde, ana haber bültenlerinde ve dijital yayın akışlarında daha görünür hale geldiğini belirten Köse, bu değişimin medya ve toplum ilişkisi açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Şiddet içerikli haberlerin reyting, tıklanma ve etkileşim kaygısıyla öne çıkarılmasının habercilik etiği açısından sorun oluşturduğunu savunan Köse, korku ve öfke uyandıran içeriklerin tahrik edici başlıklarla sunulmasının toplumsal algıyı etkileyebileceğini kaydetti.
"Şiddetin sıradanlaşması riski var"
Şiddet haberlerinin sürekli ve yoğun biçimde sunulmasının bireylerde sürekli tehdit altında olma hissini besleyebileceğine işaret eden Köse, bu durumun toplumsal güven duygusunu zedeleyebileceğini belirtti. Akran zorbalığı, aile içi cinayetler ve diğer adli olayların tekrar tekrar şiddet görüntüleri ve çarpıcı ayrıntılarla aktarılmasının, toplumun bu olaylara karşı duyarsızlaşması riskini de beraberinde getirebileceğini ifade etti.
Medya yayıncılığında etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Köse, şiddet ve adli olayların sunumunda sansasyonel ifadelerden ve gereksiz ayrıntılardan kaçınılması gerektiğini kaydetti. Mağdurların ve yakınlarının mahremiyetinin korunmasının, suçun özendirici biçimde aktarılmamasının ve sorumlu bir yayın dilinin benimsenmesinin önemine dikkat çekti.
Köse, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların görev alanları çerçevesinde denetim mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini belirterek, medya kuruluşlarının da kendi bünyelerinde okur ve izleyici temsilciliği gibi özdenetim uygulamalarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
"Medya okuryazarlığı yaygınlaştırılmalı"
Toplumun medya içeriklerini eleştirel değerlendirebilmesi için medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını öneren Köse, okuyucu ve izleyicilerin de sansasyonel içerikler yerine güvenilir, yapıcı ve bilgilendirici haberciliği talep etmesinin önemli olduğunu belirtti.
Köse, medyanın yalnızca adli olaylara ve toplumsal sorunlara odaklanmaması gerektiğini, bilimsel ve kültürel gelişmelerin, toplumsal başarıların ve dayanışma örneklerinin de gündemde daha fazla yer bulmasının önem taşıdığını kaydetti. Köse’ye göre, etik yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi ve haber gündeminde dengenin sağlanması, medya ile toplum arasındaki ilişkinin daha sağlıklı bir zemine taşınmasına katkı sunabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Köse: "Şiddet haberleri manşetlerden çıkmalı"
Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Türk medyasında adli olaylar ve şiddet içerikli haberlerin sunuluş biçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskiden gazete ve televizyonlarda daha sınırlı yer verilen üçüncü sayfa haberlerinin günümüzde manşetlerde, ana haber bültenlerinde ve dijital yayın akışlarında daha görünür hale geldiğini belirten Köse, bu değişimin medya ve toplum ilişkisi açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Şiddet içerikli haberlerin reyting, tıklanma ve etkileşim kaygısıyla öne çıkarılmasının habercilik etiği açısından sorun oluşturduğunu savunan Köse, korku ve öfke uyandıran içeriklerin tahrik edici başlıklarla sunulmasının toplumsal algıyı etkileyebileceğini kaydetti.
"Şiddetin sıradanlaşması riski var"
Şiddet haberlerinin sürekli ve yoğun biçimde sunulmasının bireylerde sürekli tehdit altında olma hissini besleyebileceğine işaret eden Köse, bu durumun toplumsal güven duygusunu zedeleyebileceğini belirtti. Akran zorbalığı, aile içi cinayetler ve diğer adli olayların tekrar tekrar şiddet görüntüleri ve çarpıcı ayrıntılarla aktarılmasının, toplumun bu olaylara karşı duyarsızlaşması riskini de beraberinde getirebileceğini ifade etti.
Medya yayıncılığında etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Köse, şiddet ve adli olayların sunumunda sansasyonel ifadelerden ve gereksiz ayrıntılardan kaçınılması gerektiğini kaydetti. Mağdurların ve yakınlarının mahremiyetinin korunmasının, suçun özendirici biçimde aktarılmamasının ve sorumlu bir yayın dilinin benimsenmesinin önemine dikkat çekti.
Köse, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların görev alanları çerçevesinde denetim mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini belirterek, medya kuruluşlarının da kendi bünyelerinde okur ve izleyici temsilciliği gibi özdenetim uygulamalarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
"Medya okuryazarlığı yaygınlaştırılmalı"
Toplumun medya içeriklerini eleştirel değerlendirebilmesi için medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını öneren Köse, okuyucu ve izleyicilerin de sansasyonel içerikler yerine güvenilir, yapıcı ve bilgilendirici haberciliği talep etmesinin önemli olduğunu belirtti.
Köse, medyanın yalnızca adli olaylara ve toplumsal sorunlara odaklanmaması gerektiğini, bilimsel ve kültürel gelişmelerin, toplumsal başarıların ve dayanışma örneklerinin de gündemde daha fazla yer bulmasının önem taşıdığını kaydetti. Köse’ye göre, etik yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi ve haber gündeminde dengenin sağlanması, medya ile toplum arasındaki ilişkinin daha sağlıklı bir zemine taşınmasına katkı sunabilir.
Kaynak: İHA
ÇOK OKUNAN