Yozgat'ta Bahar Müjdesi: Çiğdemler Açtı, Gelenekler Canlandı

Yozgat’ta baharın habercisi çiğdemler, toprak yüzüne çıkarak doğayı renklendirdi. Emirhan köyü civarında çiçek toplayan vatandaşlar, asırlık gelenekleri yad etti.

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 13:30
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 13:30
Muhabir: Yasin Köz
Yozgat'ta Bahar Müjdesi: Çiğdemler Açtı, Gelenekler Canlandı

Yozgat’ta ılıman seyreden havalar, baharın müjdecisi olarak kabul edilen çiğdemlerin erken uyanmasını sağladı. Özellikle Emirhan köyü mevkisinde yoğunlaşan ve doğaya görsel bir şölen katan çiğdemler, yöre halkını kırsal alanlara çekti. Yüzyıllardır Anadolu kültüründe dayanışmanın ve paylaşmanın sembolü olan bu çiçekler, sadece toprağı değil, eski gelenekleri de yeniden canlandırdı.

PİLAVINDAN KÖZLEMESİNE ASIRLIK LEZZET

Türk kültüründe türkülere ve manilere konu olan çiğdemler, Yozgat mutfağında da özel bir yere sahip. Toplanan çiçekler, geleneksel yöntemlerle çiğdem pilavı yapımında kullanılırken, soba üzerinde közlenerek de iştahla tüketiliyor. Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan "çiğdem gezme" geleneğini hatırlatan bu doğa olayı, büyüklerden küçüklere bir kültürel mirasın aktarılmasına vesile oluyor.

"BU YIL BİRAZ ERKEN ÇIKTILAR"

Emirhan köyü civarında çiğdem toplayan Haşim Korkuteli, bu yılki erken uyanışa dikkat çekerek süreci anlattı: "Çiğdemler biraz erken çıkmaya başladı. Biz de elimizden geldiği kadar toplamaya çalışıyoruz. Çiğdemin pilavı ve soba üzerinde közlemesi güzel olur. Bir, bir buçuk ay devam eder sonra biter. Bundan sonra 'Öksüz oğlağı' diye bir çiçek çıkar, o bittikten sonra da mantar toplamaya çıkarız."

UNUTULMAZ MANİLERLE ÇİĞDEM GEZMESİ

Çocukluk yıllarındaki "çiğdem gezme" geleneğini bir mani ile hatırlatan Erol Akyol ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Eskiden manilerle toplardık, pilav yapar yerdik. 'Çiğdem çiğdem çiçecik, ebem oğlu göçecik, yağ verenin oğlu olsun, bulgur verenin kızı olsun.' derdik." Yaklaşık bir buçuk ay boyunca doğayı süsleyecek olan bu çiçekler, Yozgatlılar için hem baharın gelişini hem de çocukluk anılarını simgeliyor.

Editör Notu

Anadolu'nun bağrında açan her çiğdem, aslında bir hafızanın tazelenmesidir. Haşim Bey'in bahsettiği "Öksüz oğlağı" ve ardından gelecek mantar mevsimi, doğanın muazzam takvimini bizlere hatırlatıyor. Erol Bey'in okuduğu o masum mani ise; bir kaşık yağın, bir avuç bulgurun nasıl büyük bir toplumsal birliğe dönüştüğünün en güzel kanıtı. Yozgat’ın bu renkli geleneğinin hiç solmaması dileğiyle...

Sizin yörenizde baharın gelişini müjdeleyen özel bir çiçek veya gelenek var mı? Çiğdem pilavının tadını biliyor musunuz? Yorumlarda bu kültürel zenginliğimizi konuşalım.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.