Türkiye Kuş Göçünde Alarm Veren Tehlikeyi Ortadan Kaldırıyor

Türkiye’den geçen göçmen kuşlar için ölümcül risk oluşturan elektrik direkleri izole ediliyor. 2030’a kadar 5 bin direk güvenli hale getirilecek.

Haber Giriş Tarihi: 02.02.2026 08:43
Haber Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 08:51
Muhabir: Saliha Kara
Türkiye Kuş Göçünde Alarm Veren Tehlikeyi Ortadan Kaldırıyor

Türkiye, sahip olduğu eşsiz coğrafi konum ve biyolojik çeşitlilik sayesinde, dünya üzerindeki en önemli kuş göç yollarından birinin merkezinde yer alıyor. Kafkasya, Akdeniz ve İran–Turan olmak üzere küresel ölçekte tanımlanan 36 biyoçeşitlilik sıcak noktasından üçünün Türkiye sınırları içinde bulunması, ülkeyi Avrupa ile Afrika arasında göç eden kuşlar için vazgeçilmez bir ekolojik köprü haline getiriyor. Ancak bu hayati geçiş hattı, uzun yıllardır kuşlar için ciddi bir tehlikeyi de barındırıyor: izole edilmemiş elektrik hatları.

Her yıl yüz binlerce kuş, üreme ve kışlama alanları arasında gerçekleştirdikleri zorlu yolculuk sırasında Türkiye üzerinden geçerken, dinlenmek amacıyla elektrik direklerine konuyor. Uygun şekilde izole edilmemiş direkler ise özellikle leylek, kartal, akbaba ve pelikan gibi büyük kanat açıklığına sahip türler için ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Bu soruna çözüm üretmek amacıyla Doğa Derneği öncülüğünde, Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği (BSPB), Kuzey Makedonya Ekoloji Derneği (MES), Bulgaristan Elektrik Dağıtım Şirketi (EP Yug) ve Makedonya Elektrik Dağıtım Şirketi (EVN Macedonia) ortaklığında yürütülen “Güvenli Göç Yolları” projesi hayata geçirildi. Avrupa Birliği LIFE Programı tarafından desteklenen proje kapsamında, küresel ölçekte nesli tehlike altında bulunan şah kartal ve küçük akbaba başta olmak üzere pek çok türün korunması hedefleniyor.

Proje çerçevesinde Türkiye’de 5 bin elektrik direği izole edilecek. Bu çalışma, Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kuş güvenliği izolasyon uygulaması olma özelliğini taşıyor.

2030’a Kadar 17 Binden Fazla Direk Güvenli Hale Getirilecek

2030 yılına kadar tamamlanması planlanan proje kapsamında; çarpılma vakalarının yoğunlaştığı bölgeler bilimsel yöntemlerle belirlenecek ve Türkiye genelinde kapsamlı bir Göç Yolları Risk Envanteri oluşturulacak. Türkiye’de 5 bini olmak üzere, proje ülkelerinde toplam 17 binden fazla tehlikeli elektrik direği izole edilecek. Ayrıca kuşların elektrik hatlarını fark edebilmesini sağlamak amacıyla 2 bin 500 yansıtıcı kurulacak. Elektrik dağıtım şirketleri arasında kurulacak bilgi paylaşım ağıyla, uygulamaların kalıcı ve yaygın hale getirilmesi amaçlanıyor.

Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, Türkiye’nin kuş göçü açısından kritik bir ülke olduğuna dikkat çekerek, doğru izolasyon uygulamalarının kuş ölümlerini tamamen önleyebildiğini belirtti. Arslan, 2017 yılından bu yana yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayarak, Trakya’dan Hatay’a uzanan hat boyunca güvenli bir göç koridoru oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.

Uzmanlara göre proje tamamlandığında, yalnızca nesli tehlike altındaki türler değil, göç yollarını kullanan tüm kuşlar için daha güvenli bir yaşam alanı sağlanmış olacak.

Editör Notu

Bu haberi hazırlarken bir kez daha şunu düşündüm: Doğayla ilgili sorunların büyük bir kısmı aslında karmaşık değil; çoğu zaman çözüm, doğru niyet ve doğru uygulamayla mümkün. Türkiye, kuş göç yolları açısından dünyanın en kritik ülkelerinden biri. Bunu yıllardır söylüyoruz, yazıyoruz, raporlara bakıyoruz. Ama bu coğrafi avantaj, aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor.

Göçmen kuşlar için Türkiye sadece bir geçiş noktası değil; dinlenme, beslenme ve hayatta kalma durağı. Ancak insan eliyle kurulan altyapılar, özellikle izole edilmemiş elektrik direkleri, bu hayati yolculuğu binlerce kuş için geri dönüşü olmayan bir sona dönüştürebiliyor. Üstelik burada söz konusu olan tehdit, pahalı ya da ulaşılamaz bir teknoloji gerektirmiyor. Doğru izolasyon, doğru planlama ve kurumsal iş birliğiyle önlenebilir bir riskten bahsediyoruz.

“Güvenli Göç Yolları” projesini bu yüzden çok kıymetli buluyorum. Çünkü bu çalışma, yalnızca bir doğa koruma faaliyeti değil; bilimsel veriye dayanan, uluslararası iş birliğiyle yürütülen ve sahada gerçek karşılığı olan bir çözüm modeli sunuyor. 2017’den bu yana elde edilen deneyimin, şimdi daha geniş bir alana yayılması; Trakya’dan Hatay’a uzanan bir hatta kuşlar için güvenli bir koridor oluşturulması, Türkiye adına önemli bir eşik.

Bu haberi aktarırken özellikle şu noktayı önemsiyorum: Burada kazanan yalnızca kuşlar değil. Ekosistemin korunması, tarımdan su kaynaklarına, biyolojik dengeye kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Doğayı korumak, aslında insanın kendi yaşam alanını koruması anlamına geliyor.

Gazetecilik refleksiyle baktığımda, bu tür projelerin yalnızca sonuçlarıyla değil, arkasındaki niyet ve sürdürülebilirlik anlayışıyla da anlatılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü gerçek dönüşüm, tek seferlik müdahalelerle değil; bilgi paylaşımı, kurumsal hafıza ve uzun vadeli planlamayla mümkün oluyor.

Bu nedenle bu haberi, sadece bir çevre projesi olarak değil; Türkiye’nin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl daha sorumlu ve bilinçli hale gelebileceğine dair güçlü bir örnek olarak görüyorum. Okurun da bu perspektifle değerlendirmesini istiyorum.

Haber Önerisi: SADECE "HAVADAN" DEĞİL! Kışın Neden Mutsuz Hissediyoruz?

Kaynak: Faselis

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.