
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonla hem bilimsel çalışmalara katkı sağlıyor hem de toplumda biyolojik farkındalığın artırılmasına önemli bir rol üstleniyor. Yaklaşık 30 bin böcek örneğinin yer aldığı müze, özellikle anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocukların yoğun ilgisini çekiyor.
Müze, entomoloji biliminin yalnızca akademik bir alan olmadığını, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin merkezinde yer aldığını gözler önüne seriyor. Böceklerin; edebiyattan sanata, tarihten dine, halk sağlığından beslenmeye kadar insan kültürünün pek çok alanında belirleyici bir yere sahip olduğu vurgulanıyor. Bu yönüyle Böcek Müzesi, ziyaretçilerine yalnızca canlı çeşitliliğini değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir perspektifi de sunuyor.
2002 yılında kurulan ve 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait 1.200’den fazla teşhisli türü barındıran müze, toplamda 20 binin üzerinde örnekle Türkiye’nin sayılı entomoloji merkezleri arasında yer alıyor. ISUBÜ Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, 2005 yılında Türkiye’den “Uluslararası Böcek ve Akar Koleksiyonları” listesine giren ikinci müze olma unvanını kazanarak uluslararası alanda da tanınırlık elde etti. Müze, dünya genelinde “Entomological Museum of Isparta, Turkey (EMIT)” adıyla biliniyor.
Koleksiyon 23 yıldır bilimsel standartlarda korunuyor
ISUBÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Böcek Koleksiyonu sorumlusu olan Prof. Dr. Sibel Yorulmaz, koleksiyonun 2002 yılında oluşturulmaya başlandığını belirtti. Yorulmaz, “2005 yılında uluslararası böcek ve akar koleksiyon standartlarına uygun hale geldik. 2010 yılından itibaren ise koleksiyonumuzu ziyarete açtık ve o tarihten bu yana aktif olarak ziyaretçi ağırlıyoruz” dedi.
Ziyaretçilerin yüzde 80’i çocuklardan oluşuyor
Müzenin toplumsal katkı yönüne dikkat çeken Prof. Dr. Yorulmaz, 2025 yılında ziyaretçi sayısının 1.200’e ulaştığını, bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 80’inin anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklardan oluştuğunu söyledi. Yorulmaz, “Amacımız, biyolojik çeşitliliğin doğadaki önemini ve canlıların ekosistemdeki rolünü çocuklara erken yaşta anlatabilmek. Üniversitemizin toplumsal katkı misyonu kapsamında koleksiyonumuz önemli bir görev üstleniyor” ifadelerini kullandı.
Entomofobiyle mücadelede önemli rol
Son yıllarda yaygınlaşan entomofobi (böcek korkusu) konusuna da değinen Yorulmaz, küçük yaşta böceklerle tanışmanın bu korkunun aşılmasında etkili olduğunu vurguladı. “Dünyada yaklaşık 3 milyon türle en fazla canlı çeşitliliğine sahip grup böceklerdir. Koleksiyonumuzda 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait böcek bulunuyor. Bunların 1.200’ü tür düzeyinde teşhis edilmiş durumda ve toplamda yaklaşık 30 bin örnek sergileniyor. Isparta özelinde nesli tehlike altında olan Apollo kelebeği ise koleksiyonumuzun en dikkat çeken türlerinden biri” dedi.
Editör Notu
Böcek korkusu, modern toplumlarda giderek artan ve çoğu zaman bilgi eksikliğinden beslenen bir refleks. ISUBÜ Böcek Müzesi’nin en kıymetli yönü, bu korkuyu çocuk yaşta bilgiyle ve merakla dönüştürebilmesi. Bilimsel koleksiyonların yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmaması, toplumla buluşması büyük önem taşıyor. Isparta’daki bu müze, üniversitelerin yalnızca eğitim veren değil, aynı zamanda toplumu dönüştüren yapılar olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Haber Önerisi: Bir Ayda 3 Kat Zam: Sivri Biber Pazarda 250 Lirayı Gördü