Mezopotamya’nın Sessiz Muhafızı: Dara Antik Kenti

Mardin’in güneydoğusunda yer alan Dara Antik Kenti, Roma’dan İslam dönemine uzanan yapılarıyla Yukarı Mezopotamya’nın en etkileyici arkeolojik alanları arasında gösteriliyor.

Haber Giriş Tarihi: 22.01.2026 01:00
Haber Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 01:00

Dara Antik Kenti Nerede, Neden Önemli?

Dara Antik Kenti, Mardin il merkezinin yaklaşık 30 kilometre güneydoğusunda, Oğuz Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Yukarı Mezopotamya’nın en stratejik yerleşimlerinden biri olan Dara, Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani tehdidine karşı doğu sınırını korumak amacıyla, İmparator Anastasius’un emriyle MS 505 yılında askeri garnizon kenti olarak kuruldu.

Kuruluş amacı savunma olan kent, kısa sürede yalnızca askeri değil; dini, ticari ve idari yönleriyle de bölgenin önemli merkezlerinden biri hâline geldi. Ancak Roma İmparatorluğu’nun zayıflaması ve ardından yaşanan siyasi dönüşümlerle birlikte Dara, zamanla eski gücünü kaybetti.

Kaya İçine Oyulmuş Bir Şehir

Dara’yı benzerlerinden ayıran en önemli özellik, büyük ölçüde ana kaya içine oyularak inşa edilmiş yapılarıdır. Geniş bir alana yayılan antik kent, yaklaşık 4 kilometrelik surlarla çevrili olup, dönemin askeri mimarisini gözler önüne serer.

Kentin kuzeyinde yer alan iç kale, 50 metre yüksekliğindeki bir tepenin düzlüğüne kurulmuştur. Bu noktadan bakıldığında, Dara’nın hem savunma hem de hâkimiyet açısından ne kadar stratejik bir konumda olduğu net biçimde anlaşılır.

Ayakta Kalan Yapılar ve Yer Altı Sarnıçları

Bugün Dara Antik Kenti’nde; kilise, saray, çarşı, zindan, tophane ve su bendi kalıntıları hâlâ görülebilmektedir. Özellikle yer altına inşa edilen dev sarnıçlar, kentin en dikkat çekici yapıları arasında yer alır. Bu sarnıçlar yalnızca su ihtiyacını karşılamakla kalmamış, aynı zamanda kuşatma dönemlerinde savunma amacıyla da kullanılmıştır.

Kentin çevresinde, Geç Roma dönemine tarihlenen mağara evler bulunmakta; bu yapılar, Dara’nın yalnızca bir askeri üs değil, aynı zamanda sürekli yaşamın sürdüğü bir kent olduğunu göstermektedir.

Kaya Mezarlar ve İslami Dönem İzleri

Dara’nın en etkileyici bölümlerinden biri de kaya mezarlık alanıdır. Ana kayanın oyulmasıyla oluşturulan derin ve geniş vadiler şeklindeki kaya mezarlar, kentin batısındaki yüksek tepeler üzerinde yer alır ve ziyaretçileri adeta zamanda yolculuğa çıkarır.

Ören yerinde ayrıca İslami döneme ait mezarlar ile 14-15. yüzyıllara tarihlendiği düşünülen bir türbe de bulunmaktadır. Bu durum, Dara’nın farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve tarihsel sürekliliğini koruduğunu ortaya koymaktadır.

Editör Notu

Dara Antik Kenti, yalnızca taş ve kaya yapılardan ibaret bir ören yeri değil; Mezopotamya’nın savunma, inanç ve yaşam kültürünü bir arada sunan eşsiz bir tarih sahnesidir. Mardin’e yolu düşen herkesin, bu sessiz ama görkemli kenti mutlaka görmesi gerekir.

Haber Önerisi: Konut Satışında Rekor Var, Fiyatta Fren: Piyasa Dengeye Mi Girdi?