Doktor Uyarısı: "Mucize Otlara İnanıp Tedavinizi Riske Atmayın"

Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Akgül, Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin erken tanı ile tedavi edilebilir kronik bir hastalığa dönüştüğünü vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 07.02.2026 08:08
Haber Güncellenme Tarihi: 07.02.2026 08:08

Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Akgül, Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin erken tanı ile tedavi edilebilir kronik bir hastalığa dönüştüğünü vurguladı. Özellikle bölgede sık görülen yemek borusu ve mide kanserlerine dikkat çeken Akgül, tuzlu gıdalar ve kontrolsüz bitkisel ürün kullanımı konusunda vatandaşları uyardı.

Tıp dünyasındaki yenilikler, kanser tedavisinde başarı oranlarını her geçen gün artırıyor. Lokman Hekim Van Hastanesi, 10 koltuklu modern kemoterapi ünitesi ve uzman kadrosuyla bölge halkına şifa dağıtırken, Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül’den hayati uyarılar geldi.

Kanser Haftası kapsamında hastaları ziyaret eden Dr. Akgül ve Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Faruk Şaylık, moral desteğinin tıbbi tedavi kadar önemli olduğunu vurguladı. Ziyaret sonrası konuşan Dr. Akgül, amacın insanları korkutmak değil, bilinçlendirmek olduğunu belirtti.

Bölgenin Kabusu: Yemek Borusu ve Mide Kanseri

Dr. Akgül, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nin beslenme kültürüne dikkat çekerek özofagus (yemek borusu) ve mide kanseri riskine işaret etti. Eskiden ileri yaş hastalığı olan bu türlerin artık gençlerde de görüldüğünü belirten Akgül, risk faktörlerini şöyle sıraladı:

Tütsülenmiş ve tuzlanmış gıdalar (Bölgeye özgü salamura ürünler),

Meyve ve sebze tüketiminin az olması,

Obezite ve reflü hastalığı,

Sigara ve alkol kullanımı.

"Yutkunurken Takılma Hissini Önemseyin"

Erken tanının hayat kurtardığını belirten Dr. Akgül, vücudun verdiği sinyallerin iyi takip edilmesi gerektiğini söyledi. Yutma güçlüğü, yutkunma sırasında takılma hissi, geçmeyen mide ağrıları, siyah renkli dışkılama ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden endoskopi yapılması gerektiğini vurguladı.

Kişiye Özel Tedavi Dönemi

Kemoterapinin artık eski korkutucu yüzünden sıyrıldığını belirten Akgül, "Tedaviler artık kişiye özel planlanıyor. Hastanın boyu, kilosu ve ek hastalıklarına göre doz ayarlanıyor. Yan etkileri yönetebiliyoruz ve süreç eskiye göre çok daha konforlu" dedi.

"Mucize Ot" Diye Bir Şey Yok!

Kanser hastalarının en sık yaptığı hatalardan biri olan bitkisel ürün kullanımına da değinen Dr. Akgül, net konuştu: "Kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler, kemoterapi ilaçlarıyla etkileşime girip tedavinin etkisini azaltabilir veya yan etkileri artırabilir. 'Mucize bitki' söylemlerine itibar etmeyin. Protein ağırlıklı (yumurta, yoğurt, et) beslenin, işlenmiş gıdalardan uzak durun."

Tedavi gören 52 yaşındaki yemek borusu kanseri hastası Orhan Erip ise, "Yemek yerken göğsümde ağrı vardı, teşhis kondu. Başta korktum ama şu an 4. kürü bitirdim ve olumlu sonuçlar alıyorum" diyerek erken müdahalenin önemini kanıtladı.

Editörün Notu: "Van ve çevresinde kahvaltı kültürü çok zengindir ancak 'otlu peynir' gibi çok tuzlu ürünlerin ve kışlık hazırlanan kurutulmuş/tütsülenmiş etlerin aşırı tüketimi mide astarına ciddi zarar verebilir. Dr. Akgül'ün uyarısı çok yerinde; tuzu azaltmak, sıcak çayı ılıtarak içmek bile yemek borusu kanseri riskini yarı yarıya düşürebiliyor. 'Doğaldır, şifa olur' diyerek içilen ot suları ise bazen karaciğeri yorarak kemoterapinin kesilmesine neden olabiliyor, amana dikkat."

HABER ÖNERİSİ: Doğru Bilinen Yanlış: "Bıçak Değerse Yayılır" İnanışı Tedaviyi Geciktiriyor