Depremin Sessiz Tanığı: “Sarsılmaz Bellek: Antakya”

Kastamonu Üniversitesi küratörlüğünde 30 ülkeden 350 sanatçının katılımıyla hazırlanan “Sarsılmaz Bellek: Antakya” sergisi, 6 Şubat depremlerinin kolektif hafızasını sanatla görünür kılıyor.

Haber Giriş Tarihi: 07.02.2026 01:24
Haber Güncellenme Tarihi: 07.02.2026 01:24

Depremin Belleği Sanatla Korunuyor

Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ve 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, “Sarsılmaz Bellek: Antakya” Uluslararası Posta Sanatı Sergisi sanatseverlerle buluştu. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi (GSTF) tarafından hazırlanan sergi, 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük yıkımı yalnızca Antakya özelinde değil, depremlerden etkilenen tüm iller üzerinden ele alarak kolektif hafızaya güçlü bir sanatsal kayıt sunuyor.

Sergi, Kastamonu Üniversitesi GSTF Grafik Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sofia Cihan Canbolat’ın küratörlüğünde hayata geçirildi. 30 ülkeden 350 sanatçının gönderdiği 400’ün üzerinde eser, posta sanatı aracılığıyla acıyı, kaybı, direnci ve dayanışmayı ortak bir anlatıya dönüştürdü.

Uluslararası Katılım, Ortak Hafıza

Serginin açılışına fakülte dekanları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Sanatseverler, sergide yer alan eserleri yakından inceleyerek çalışmaların taşıdığı sembolik anlamlar hakkında bilgi aldı. Sergide yer alan her bir eser; bir zarf, bir pul ve bir iz üzerinden depremin bıraktığı derin travmayı evrensel bir dilde ifade ediyor.

“Acılar Rakamlarla Değil, Bellekle Anlaşılır”

Açılışta konuşan GSTF Dekanı Prof. Dr. Erol Yıldır, 6 Şubat depremlerinin toplumda derin ve kalıcı izler bıraktığını belirterek, yaşanan acıların yalnızca istatistiklerle değil, ortak hafıza ve tanıklıkla anlam kazandığını vurguladı. Maddi kayıpların telafi edilebildiğini ancak manevi yaraların hiçbir zaman tam anlamıyla iyileşmeyeceğini ifade eden Yıldır, şu değerlendirmede bulundu:

“30 ülkenin katılımıyla hazırlanan bu posta sanatı sergisiyle, Antakya’nın ve tüm deprem bölgelerinin acılarını belleğimizde canlı tutmayı amaçladık. Sarsılmaz belleğimizde Antakya’nın acısı duruyor; aslında tüm deprem bölgelerinin acısı duruyor.”

Yıldır, sanatın toplumsal hafızayı canlı tutmadaki rolüne dikkat çekerek serginin bu yönüyle güçlü bir yüzleşme alanı sunduğunu ifade etti.

“Antakya ve 11 İl Sarsıldı, Belleğimiz Sarsılmadı”

Serginin küratörü Dr. Öğr. Üyesi Sofia Cihan Canbolat, serginin hem Kastamonu Üniversitesi’nin 20. yılı hem de 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü nedeniyle özel olarak kurgulandığını belirtti. Serginin; hatırlamanın, unutmamanın ve tanıklık etmenin sanatsal bir ifadesi olduğunu vurgulayan Canbolat, Antakya merkezli olarak hazırlanan çalışmanın, depremlerden etkilenen 11 ilin yaşadığı yıkımı ve dayanışmayı görünür kıldığını söyledi.

Canbolat, sergiye 60’ı yurt dışından olmak üzere 400’ün üzerinde eserin ulaştığını belirterek, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüne dikkat çekti. Altıncısı düzenlenen bu serinin küratörlüğünü üstlenmenin kendisi için hem akademik hem de insani açıdan büyük bir sorumluluk olduğunu dile getiren Canbolat, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:

“Antakya ve 11 il sarsıldı ancak belleğimiz sarsılmadı.”

13 Şubat’a Kadar Ziyarete Açık

“Sarsılmaz Bellek: Antakya” Uluslararası Posta Sanatı Sergisi, 13 Şubat tarihine kadar Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Editör Notu

“Sarsılmaz Bellek: Antakya”, depremin ardından geriye kalan sessizliği sanatla konuşan güçlü bir tanıklığa dönüştürüyor. Bu sergi, yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmıyor; unutmanın en büyük risk olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Haber Önerisi: Bir Ayda Dokunuyor, Yüzyıllık Kültürü Taşıyor: Tahtaköprü Kilimi