
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda kritik bir adım daha attığını açıkladı. Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi kapsamında İngiltere ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda düzenlenen törende protokole, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay ile İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris imza attı.
Bakan Uraloğlu, söz konusu iş birliğinin yalnızca demiryolu sektörüne değil, aynı zamanda çevreci ulaşım politikalarına ve yeşil dönüşüm hedeflerine de doğrudan katkı sağlayacağını vurguladı. Hidrojen yakıt hücreli trenlerin, karbon salımını önemli ölçüde azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren ve yolcu konforunu artıran bir teknoloji sunduğuna dikkat çekti.
İngiltere-Türkiye ortaklığıyla teknik güç birliği
İş birliği kapsamında İngiltere’nin prestijli akademik kurumları ve alanında uzman kuruluşlarının projeye teknik destek sağlayacağını belirten Uraloğlu, Türkiye tarafında ise TÜRASAŞ’ın prototip üretim merkezi olarak projede merkez rol üstleneceğini ifade etti. Yakıt hücresi teknolojileri ve sistem entegrasyonu gibi kritik alanlarda ilgili paydaşlarla birlikte kapsamlı bir bilgi ve teknik destek süreci yürütüleceğini kaydetti.
Bakan Uraloğlu, bu sürecin Türkiye’nin demiryolu teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltacak önemli bir kazanım olacağını vurguladı.
“Projenin tüm hakları TÜRASAŞ’a ait olacak”
Projenin Ar-Ge niteliği taşıdığını belirten Uraloğlu, hidrojen yakıtlı lokomotiflerin TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nde üretilmesinin planlandığını açıkladı. Projenin fikri ve teknik tüm haklarının TÜRASAŞ’a ait olacağını vurgulayan Uraloğlu, bunun yerli ve milli teknoloji açısından stratejik bir eşik olduğunun altını çizdi.
Yerli mühendislik kabiliyetleri güçlenecek
İmzalanan protokolün yalnızca üretim değil, aynı zamanda mühendislik altyapısının geliştirilmesi açısından da büyük önem taşıdığını belirten Bakan Uraloğlu, tasarım, sistem mimarisi, güç elektroniği, enerji yönetimi ve emniyet gibi alanlarda kapsamlı teknik destek sağlanacağını ifade etti. Bu sayede Türkiye’nin hidrojenli demiryolu araçları alanındaki kurumsal kapasitesinin önemli ölçüde güçleneceğini dile getirdi.
TÜRASAŞ için bölgesel merkez hedefi
Uraloğlu, hidrojen teknolojilerinde sürdürülebilir bir kapasite oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, uluslararası standartlarda rekabet edebilir yerli çözümler geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Bu doğrultuda TÜRASAŞ’ın yalnızca üretici değil, aynı zamanda bilgi ve teknoloji üssü haline getirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Projenin uzun vadede çevre dostu ulaşım sistemlerine geçişte belirleyici bir rol oynayacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu, bu yatırımı Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.
Editör Notu
Hidrojen yakıtlı tren projesi, Türkiye’nin yalnızca demiryolu teknolojilerinde değil, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir ulaşım politikalarında da yeni bir sayfa açtığını gösteriyor. Projenin tüm haklarının TÜRASAŞ’a ait olması, bu adımı sıradan bir iş birliğinin ötesine taşıyor. Bu girişim, Türkiye’nin gelecekte hidrojen teknolojilerinde bölgesel bir aktör olma iddiasını güçlendiren stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.
Haber Önerisi: Bursa Ulu Cami’nin 600 Yıllık Hikâyesi: Osmanlı’nın Sessiz Tanığı