Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış mevsimiyle artan içe kapanma ihtiyacının doğru okunmadığında ilişkilerde duygusal mesafe ve kopukluk yaratabileceğini söylüyor.
Haber Giriş Tarihi: 31.01.2026 00:03
Haber Güncellenme Tarihi: 31.01.2026 00:03
Muhabir:
Saliha Kara
Kış aylarıyla birlikte yaşam temposunun yavaşlaması, insanların daha fazla içe dönmesine ve yalnız kalma ihtiyacının artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre bu durum bireysel ruh sağlığı açısından doğal ve sağlıklı bir süreç olsa da, ilişkiler bağlamında doğru anlaşılmadığında riskler barındırıyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış mevsiminin getirdiği bu içe çekilme halinin partnerler tarafından yanlış yorumlanmasının, ilişkilerde sessiz bir kopuşa zemin hazırlayabildiğini belirtiyor.
Dr. Abudaram’a göre kış mevsimi, insanı doğası gereği yavaşlamaya ve kendi iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. Soğuyan havalarla birlikte evde geçirilen sürenin artması, bireylerin daha dingin, daha sakin ve daha içe dönük bir ruh haline girmesine yol açıyor. Bu süreçte kişi kendi duygularıyla daha fazla temas kurarken, partnerlerin bu değişimi nasıl karşıladığı ilişkinin seyrini doğrudan etkiliyor.
İçe Dönüş Kopuş Değil, Yenilenme Olabilir
Kış aylarında yaşanan yavaşlamanın çoğu zaman ilgisizlik ya da geri çekilme olarak algılandığını ifade eden Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu yanlış yorumun ilişkilerde duygusal mesafeyi artırabileceğine dikkat çekiyor. Oysa bu dönem, ilişkiler için bir kopuştan çok bir yenilenme fırsatı sunabiliyor.
Uzmanlara göre yazın ve yoğun dönemlerin ardından gelen bu sakinleşme süreci, adeta ilişkide “nadasa çekilme” etkisi yaratıyor. Doğru yönetildiğinde bu süreç, ilişkinin daha sağlam bir zemine oturmasına, güvenin ve yakınlığın derinleşmesine katkı sağlıyor.
Yalnız Kalma İhtiyacı, Terk Edilme Anlamına Gelmiyor
Dr. Abudaram, kış aylarında artan yalnız kalma ihtiyacının, çoğu zaman “yalnız bırakılma isteği” ile karıştırıldığını vurguluyor. Oysa içe çekilen kişi, tamamen yalnız kalmak yerine, partnerinin duygusal varlığını hissetmek istiyor.
“Yalnızlığını eşinin şahitliğinde yaşamak” kavramına dikkat çeken Abudaram, bu durumun kişinin kendisini güvende ve anlaşılmış hissetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Partnerin fiziksel ya da duygusal olarak yanında olduğunu bilmek, içe dönme ihtiyacını bir kopuş değil, bağ kurma alanına dönüştürebiliyor.
Yalnız Kalabilme Kapasitesi İlişkiyi Güçlendiriyor
Uzmanlara göre yalnız kalabilme kapasitesi, sağlıklı ilişkilerin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Kişi kendi içine dönebildiğinde ve ihtiyaç duyduğunda eşinden şefkat, destek ve teskin alabileceğini bildiğinde, ilişkide güven duygusu güçleniyor.
Bu denge kurulduğunda yalnızlık, korkutucu bir duygu olmaktan çıkıyor ve ilişki içinde sağlıklı bir alan haline geliyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış aylarında çiftlerin bu dengeyi koruyabilmesinin, uzun vadede ilişkilerin dayanıklılığını artırdığını ifade ediyor.
Kış Ayları İlişkiler İçin Bir Sınav Olabilir
Uzmanlara göre kış mevsimi, ilişkilerde sessiz bir sınav niteliği taşıyor. İçe dönme ihtiyacının fark edilmediği ve doğru karşılanmadığı ilişkilerde, bu dönem zamanla ilgisizlik ve duygusal kopukluk hissine dönüşebiliyor. Buna karşın empati, anlayış ve duygusal temasın korunduğu ilişkilerde kış ayları, bağların güçlendiği bir yenilenme süreci olarak yaşanabiliyor.
Editör Notu
Kış aylarında ilişkilerde yaşanan sessizlik, her zaman bir sorun işareti olmayabilir. Dr. Psk. Sevilay Abudaram’ın da vurguladığı gibi mesele, bu sessizliğin nasıl okunduğu ve nasıl karşılandığı. İçe dönme ihtiyacını bir uzaklaşma değil, ortak bir sakinleşme alanı olarak görebilen çiftler için kış, ilişkide derinleşme fırsatına dönüşebiliyor.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kış Aylarında İlişkiler Neden Sessizce Uzaklaşır?
Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış mevsimiyle artan içe kapanma ihtiyacının doğru okunmadığında ilişkilerde duygusal mesafe ve kopukluk yaratabileceğini söylüyor.
Kış aylarıyla birlikte yaşam temposunun yavaşlaması, insanların daha fazla içe dönmesine ve yalnız kalma ihtiyacının artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre bu durum bireysel ruh sağlığı açısından doğal ve sağlıklı bir süreç olsa da, ilişkiler bağlamında doğru anlaşılmadığında riskler barındırıyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış mevsiminin getirdiği bu içe çekilme halinin partnerler tarafından yanlış yorumlanmasının, ilişkilerde sessiz bir kopuşa zemin hazırlayabildiğini belirtiyor.
Dr. Abudaram’a göre kış mevsimi, insanı doğası gereği yavaşlamaya ve kendi iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. Soğuyan havalarla birlikte evde geçirilen sürenin artması, bireylerin daha dingin, daha sakin ve daha içe dönük bir ruh haline girmesine yol açıyor. Bu süreçte kişi kendi duygularıyla daha fazla temas kurarken, partnerlerin bu değişimi nasıl karşıladığı ilişkinin seyrini doğrudan etkiliyor.
İçe Dönüş Kopuş Değil, Yenilenme Olabilir
Kış aylarında yaşanan yavaşlamanın çoğu zaman ilgisizlik ya da geri çekilme olarak algılandığını ifade eden Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu yanlış yorumun ilişkilerde duygusal mesafeyi artırabileceğine dikkat çekiyor. Oysa bu dönem, ilişkiler için bir kopuştan çok bir yenilenme fırsatı sunabiliyor.
Uzmanlara göre yazın ve yoğun dönemlerin ardından gelen bu sakinleşme süreci, adeta ilişkide “nadasa çekilme” etkisi yaratıyor. Doğru yönetildiğinde bu süreç, ilişkinin daha sağlam bir zemine oturmasına, güvenin ve yakınlığın derinleşmesine katkı sağlıyor.
Yalnız Kalma İhtiyacı, Terk Edilme Anlamına Gelmiyor
Dr. Abudaram, kış aylarında artan yalnız kalma ihtiyacının, çoğu zaman “yalnız bırakılma isteği” ile karıştırıldığını vurguluyor. Oysa içe çekilen kişi, tamamen yalnız kalmak yerine, partnerinin duygusal varlığını hissetmek istiyor.
“Yalnızlığını eşinin şahitliğinde yaşamak” kavramına dikkat çeken Abudaram, bu durumun kişinin kendisini güvende ve anlaşılmış hissetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Partnerin fiziksel ya da duygusal olarak yanında olduğunu bilmek, içe dönme ihtiyacını bir kopuş değil, bağ kurma alanına dönüştürebiliyor.
Yalnız Kalabilme Kapasitesi İlişkiyi Güçlendiriyor
Uzmanlara göre yalnız kalabilme kapasitesi, sağlıklı ilişkilerin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Kişi kendi içine dönebildiğinde ve ihtiyaç duyduğunda eşinden şefkat, destek ve teskin alabileceğini bildiğinde, ilişkide güven duygusu güçleniyor.
Bu denge kurulduğunda yalnızlık, korkutucu bir duygu olmaktan çıkıyor ve ilişki içinde sağlıklı bir alan haline geliyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kış aylarında çiftlerin bu dengeyi koruyabilmesinin, uzun vadede ilişkilerin dayanıklılığını artırdığını ifade ediyor.
Kış Ayları İlişkiler İçin Bir Sınav Olabilir
Uzmanlara göre kış mevsimi, ilişkilerde sessiz bir sınav niteliği taşıyor. İçe dönme ihtiyacının fark edilmediği ve doğru karşılanmadığı ilişkilerde, bu dönem zamanla ilgisizlik ve duygusal kopukluk hissine dönüşebiliyor. Buna karşın empati, anlayış ve duygusal temasın korunduğu ilişkilerde kış ayları, bağların güçlendiği bir yenilenme süreci olarak yaşanabiliyor.
Editör Notu
Kış aylarında ilişkilerde yaşanan sessizlik, her zaman bir sorun işareti olmayabilir. Dr. Psk. Sevilay Abudaram’ın da vurguladığı gibi mesele, bu sessizliğin nasıl okunduğu ve nasıl karşılandığı. İçe dönme ihtiyacını bir uzaklaşma değil, ortak bir sakinleşme alanı olarak görebilen çiftler için kış, ilişkide derinleşme fırsatına dönüşebiliyor.
Kaynak: Faselis