Engelli Evladına Adanmış 48 Yıl: Vefakar Annenin Umre Hayali Gerçek Oldu
Engelli Evladına Adanmış 48 Yıl: Vefakar Annenin Umre Hayali Gerçek Oldu
Erzurum'da engelli evladına 48 yıldır özveriyle bakan Keziban Demiryumruk’un umre hayali, müftülük ve hayırseverlerin desteğiyle gerçeğe dönüştü.
Haber Giriş Tarihi: 12.05.2026 12:11
Haber Güncellenme Tarihi: 12.05.2026 12:12
Kaynak:
İHA
https://www.haberxr.com/
Erzurum'da yaşayan 69 yaşındaki Keziban Demiryumruk, hayatını 48 yıldır özel gereksinimli oğlu Memet'e adadı. Eşini 26 yıl önce kaybederek hayat mücadelesinde tek başına kalan vefakar anne, ilerleyen yaşına rağmen evladının tüm ihtiyaçlarını büyük bir sevgiyle karşılıyor. Oğlunun henüz beş yaşındayken geçirdiği rahatsızlık sonucu zihinsel engelli kalmasıyla başlayan bu zorlu süreçte şikayet etmek yerine şükretmeyi seçen Demiryumruk, sabrı ve dirayetiyle çevresine örnek oluyor. Hayatını evladına göre şekillendiren fedakar annenin yıllardır kurduğu kutsal toprakları ziyaret etme arzusu ise, anlamlı bir dayanışma örneğiyle nihayet gerçeğe dönüşüyor.
YARIM ASIRLIK FEDAKARLIĞA UMRE ÖDÜLÜ
Keziban Demiryumruk'un yıllardır içinde büyüttüğü umre hayali, şehirdeki kurumların ve vatandaşların iş birliğiyle hayat buldu. Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı, Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) İl Sorumlusu Kadriye Bilici’nin koordinasyonunda başlatılan girişim, hayırsever vatandaşların güçlü desteğiyle sonuçlandı. Yarım asra yaklaşan sabrın ve adanmışlığın manevi bir ödülü olan bu organizasyon sayesinde yaşlı kadın, kısa süre sonra dualarla kutsal topraklara uğurlanacak.
"O BENİM DÜNYAM, CAN YOLDAŞIM"
Henüz 43 yaşındayken eşini kaybetmesiyle hayatın tüm yükünü tek başına omuzladığını belirten Demiryumruk, oğluna hem annelik hem babalık yapıyor. Evladının yemek yemesinden kişisel temizliğine kadar her anında yanında olan anne, gecenin ilerleyen saatlerinde bile onun huzursuzluğunu gidermek için çabalıyor. Oğlunun beş yaşında aniden bayılarak hastaneye kaldırıldığını, doktorların belinden su alma talebini ise eşinin korkusu nedeniyle reddederek eve döndüklerini anlatan Demiryumruk, o günden bu yana evladının gölgesi gibi yaşıyor. Oğluna bebek gibi baktığını ifade eden vefakar kadın, "O benim canım, yoldaşım. Ağladığında gece saat üç bile olsa dışarı çıkarır gezdiririm, rahatlasın diye gerekirse iki kez banyo yaptırırım. Ondan asla şikayetçi değilim, Rabbimin bana en güzel emaneti" sözleriyle aralarındaki derin bağı özetliyor.
ÇANAKKALE VE MESCİD-İ AKSA ÖZLEMİ
Hayatında en çok istediği üç şeyden birinin umreye gitmek olduğunu belirten Keziban anne, bu hayalinin gerçekleşmesinden dolayı tarifsiz bir mutluluk yaşıyor. Kendi imkanlarıyla bu yolculuğa çıkmasının imkansız olduğunu düşündüğü günlerin geride kaldığını aktaran Demiryumruk, kendisine destek olan devlet yetkililerine ve hayırseverlere minnettar olduğunu vurguladı. Umre yolculuğu için gün sayan fedakar annenin kalbinde yatan diğer iki büyük hayali ise Çanakkale'ye giderek şehitlerin başucunda dua edip ağlamak ve Mescid-i Aksa'da namaz kılabilmek.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Engelli Evladına Adanmış 48 Yıl: Vefakar Annenin Umre Hayali Gerçek Oldu
Erzurum'da engelli evladına 48 yıldır özveriyle bakan Keziban Demiryumruk’un umre hayali, müftülük ve hayırseverlerin desteğiyle gerçeğe dönüştü.
Erzurum'da yaşayan 69 yaşındaki Keziban Demiryumruk, hayatını 48 yıldır özel gereksinimli oğlu Memet'e adadı. Eşini 26 yıl önce kaybederek hayat mücadelesinde tek başına kalan vefakar anne, ilerleyen yaşına rağmen evladının tüm ihtiyaçlarını büyük bir sevgiyle karşılıyor. Oğlunun henüz beş yaşındayken geçirdiği rahatsızlık sonucu zihinsel engelli kalmasıyla başlayan bu zorlu süreçte şikayet etmek yerine şükretmeyi seçen Demiryumruk, sabrı ve dirayetiyle çevresine örnek oluyor. Hayatını evladına göre şekillendiren fedakar annenin yıllardır kurduğu kutsal toprakları ziyaret etme arzusu ise, anlamlı bir dayanışma örneğiyle nihayet gerçeğe dönüşüyor.
YARIM ASIRLIK FEDAKARLIĞA UMRE ÖDÜLÜ
Keziban Demiryumruk'un yıllardır içinde büyüttüğü umre hayali, şehirdeki kurumların ve vatandaşların iş birliğiyle hayat buldu. Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı, Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) İl Sorumlusu Kadriye Bilici’nin koordinasyonunda başlatılan girişim, hayırsever vatandaşların güçlü desteğiyle sonuçlandı. Yarım asra yaklaşan sabrın ve adanmışlığın manevi bir ödülü olan bu organizasyon sayesinde yaşlı kadın, kısa süre sonra dualarla kutsal topraklara uğurlanacak.
"O BENİM DÜNYAM, CAN YOLDAŞIM"
Henüz 43 yaşındayken eşini kaybetmesiyle hayatın tüm yükünü tek başına omuzladığını belirten Demiryumruk, oğluna hem annelik hem babalık yapıyor. Evladının yemek yemesinden kişisel temizliğine kadar her anında yanında olan anne, gecenin ilerleyen saatlerinde bile onun huzursuzluğunu gidermek için çabalıyor. Oğlunun beş yaşında aniden bayılarak hastaneye kaldırıldığını, doktorların belinden su alma talebini ise eşinin korkusu nedeniyle reddederek eve döndüklerini anlatan Demiryumruk, o günden bu yana evladının gölgesi gibi yaşıyor. Oğluna bebek gibi baktığını ifade eden vefakar kadın, "O benim canım, yoldaşım. Ağladığında gece saat üç bile olsa dışarı çıkarır gezdiririm, rahatlasın diye gerekirse iki kez banyo yaptırırım. Ondan asla şikayetçi değilim, Rabbimin bana en güzel emaneti" sözleriyle aralarındaki derin bağı özetliyor.
ÇANAKKALE VE MESCİD-İ AKSA ÖZLEMİ
Hayatında en çok istediği üç şeyden birinin umreye gitmek olduğunu belirten Keziban anne, bu hayalinin gerçekleşmesinden dolayı tarifsiz bir mutluluk yaşıyor. Kendi imkanlarıyla bu yolculuğa çıkmasının imkansız olduğunu düşündüğü günlerin geride kaldığını aktaran Demiryumruk, kendisine destek olan devlet yetkililerine ve hayırseverlere minnettar olduğunu vurguladı. Umre yolculuğu için gün sayan fedakar annenin kalbinde yatan diğer iki büyük hayali ise Çanakkale'ye giderek şehitlerin başucunda dua edip ağlamak ve Mescid-i Aksa'da namaz kılabilmek.
ÇOK OKUNAN