'Yapay zeka teknolojileriyle oyun sektörü dönüşüm dönemine giriyor’
'Yapay zeka teknolojileriyle oyun sektörü dönüşüm dönemine giriyor’
Haber Giriş Tarihi: 07.11.2026 10:57
Haber Güncellenme Tarihi: 07.11.2026 10:57
Kaynak:
DHA
İSTANBUL,(DHA)- YAPAY zekanın oyun sektörüne getirdiği yenilikleri ve geleceğin oyun dünyasını değerlendiren Beykoz Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Program Başkanı Prof. Armağan Gökçearslan, “Dijital oyun sektörü, yapay zeka teknolojileriyle yeni bir dönüşüm dönemine giriyor. Oyuncuların kararlarına göre değişen karakterler, kişiselleştirilmiş hikayeler ve gerçekçi dijital evrenler oyun deneyimini yeniden tanımlıyor. Oyun karakterleri artık ezberlenmiş diyaloglarla sınırlı değil” dedi.
Yapay zekanın oyun üretiminden oyuncu deneyimine kadar pek çok alanda köklü değişikliklere yol açtığını belirten Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Program Başkanı Prof. Armağan Gökçearslan, “Dünyada milyarlarca insanın oynadığı dijital oyunlar, yalnızca bir eğlence aracı olmanın ötesine geçerek önemli bir ekonomik ve kültürel endüstriye dönüştü. Newzoo verilerine göre küresel oyun pazarı 2025 yılında 201,6 milyar dolara ulaşırken dünya genelindeki oyuncu sayısı 3,6 milyarı aştı. Türkiye'de ise oyun sektörünün büyüklüğü 1 milyar dolar sınırını geçti. Sektörün büyümesinde etkili olan teknolojik gelişmelerin başında ise yapay zeka geliyor” diye konuştu.
OYUN KARAKTERLERİ ARTIK EZBERLENMİŞ DİYALOGLARLA SINIRLI DEĞİL
Prof. Gökçearslan, “Yapay zekanın oyun dünyasındaki en dikkat çekici etkilerinden biri, oyuncu tarafından kontrol edilmeyen karakterlerin (NPC) gelişiminde görülüyor. Geleneksel oyunlarda önceden belirlenmiş diyalogları tekrarlayan ve sınırlı davranışlar sergileyen bu karakterler, yeni nesil yapay zeka sistemleri sayesinde oyuncuların etkileşimlerine göre farklı yanıtlar verebiliyor. Böylece oyun dünyasındaki karakterler, yalnızca senaryonun bir parçası olmaktan çıkarak oyuncuyla etkileşim kurabilen dinamik unsurlara dönüşüyor. The Sims ve F.E.A.R. gibi yapımlar, karakter davranışlarının gelişiminde önemli örnekler sunarken büyük dil modelleriyle desteklenen yeni sistemler bu etkileşimi daha ileri taşıyor. God of War Ragnarök gibi oyunlarda da karakterlerin savaş sırasında oyuncuya destek veren ve oyun içindeki gelişmelere tepki gösteren davranışları, yapay zeka destekli deneyimlerin önemini ortaya koyuyor. Yapay zekanın oyun dünyasına getirdiği en önemli yenilik, oyuncuyu önceden belirlenmiş bir deneyimin takipçisi olmaktan çıkarıp deneyimin şekillenmesinde daha etkin bir konuma taşımasıdır. Oyuncunun kararlarına göre farklı tepkiler veren karakterler, değişen zorluk seviyeleri ve kişiye özel gelişen hikayeler, her oyun deneyimini kendine özgü hale getirebilir. Artık yalnızca bir oyunu tamamlamaktan değil, oyuncunun varlığıyla sürekli değişebilen dijital dünyaların içinde yaşamaktan söz ediyoruz” dedi.
‘HER OYUNCUYA FARKLI BİR DENEYİM SUNULUYOR’
Prof. Dr. Gökçearslan sözlerine şöyle devam etti:
“Yapay zeka, oyunların zorluk seviyelerinin oyuncuya göre uyarlanmasını da mümkün kılıyor. Oyuncunun performansını ve oyun içindeki davranışlarını analiz eden sistemler, karşılaşılan engellerin yoğunluğunu ve oyunun temposunu dinamik biçimde değiştirebiliyor. Resident Evil 4 ve Left 4 Dead gibi yapımlarda örnekleri görülen bu yaklaşım, oyuncunun beceri düzeyine göre şekillenen daha kişiselleştirilmiş deneyimlerin önünü açıyor. Büyük dil modelleri ise oyunların hikaye anlatımına yeni bir boyut kazandırıyor. Oyuncunun seçimlerine göre değişen diyaloglar, farklı yönlere ilerleyen senaryolar ve yeniden şekillenen anlatılar, geleneksel oyun hikayelerinin sınırlarını genişletiyor. Böylece oyuncular yalnızca önceden yazılmış bir hikayeyi takip etmek yerine hikayenin gelişimine doğrudan katkı sağlayabiliyor.”
‘DİJİTAL DÜNYALAR GERÇEĞE DAHA DA YAKLAŞIYOR’
Yapay zeka destekli görsel teknolojilerin oyun dünyalarının tasarımında önemli değişikliklere yol açtığını belirten Prof. Dr. Gökçearslan, “Yapay zeka sayesinde geniş coğrafyalar, şehirler ve doğal alanlar çok daha hızlı ve ayrıntılı biçimde modellenebiliyor. Gerçekçi insan karakterlerinin oluşturulmasından oyun içi görüntü kalitesinin artırılmasına kadar pek çok alanda kullanılan bu teknolojiler, oyunculara gerçeğe daha yakın ve sürükleyici dijital dünyalar sunuyor” dedi.
‘İNSAN YARATICILIĞI DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE KALACAK’
Gökçearslan, “Yapay zeka, oyun tasarımcılarına daha önce hayata geçirilmesi güç olan fikirleri deneme, farklı anlatım biçimleri geliştirme ve oyunculara özgün deneyimler sunma imkanı tanıyor. Ancak teknolojinin sunduğu olanakları anlamlı ve özgün ürünlere dönüştüren temel unsur, yine insanın yaratıcılığı ve tasarım yaklaşımı olacak” diye konuştu.
Yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin oyun tasarımı eğitiminde de yeni yetkinlikleri beraberinde getirdiğini belirten Gökçearslan, Beykoz Üniversitesindeki eğitim yaklaşımına ilişkin ise şunları söyledi:
“Dijital Oyun Tasarımı Programında öğrencilerimizin teknolojik gelişmeleri yaratıcı üretim süreçleriyle birleştirebilen tasarımcılar olarak yetişmesini önemsiyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca mevcut teknolojileri kullanabilen değil, bu teknolojilerin sunduğu imkânları sorgulayabilen, geliştirebilen ve özgün oyun deneyimlerine dönüştürebilen bireyler olmalarını hedefliyoruz. Teorik bilgiyi uygulamayla buluşturan eğitim yaklaşımımızla öğrencilerimizi sektörün değişen ihtiyaçlarına hazırlıyoruz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
'Yapay zeka teknolojileriyle oyun sektörü dönüşüm dönemine giriyor’
İSTANBUL,(DHA)- YAPAY zekanın oyun sektörüne getirdiği yenilikleri ve geleceğin oyun dünyasını değerlendiren Beykoz Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Program Başkanı Prof. Armağan Gökçearslan, “Dijital oyun sektörü, yapay zeka teknolojileriyle yeni bir dönüşüm dönemine giriyor. Oyuncuların kararlarına göre değişen karakterler, kişiselleştirilmiş hikayeler ve gerçekçi dijital evrenler oyun deneyimini yeniden tanımlıyor. Oyun karakterleri artık ezberlenmiş diyaloglarla sınırlı değil” dedi.
Yapay zekanın oyun üretiminden oyuncu deneyimine kadar pek çok alanda köklü değişikliklere yol açtığını belirten Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Program Başkanı Prof. Armağan Gökçearslan, “Dünyada milyarlarca insanın oynadığı dijital oyunlar, yalnızca bir eğlence aracı olmanın ötesine geçerek önemli bir ekonomik ve kültürel endüstriye dönüştü. Newzoo verilerine göre küresel oyun pazarı 2025 yılında 201,6 milyar dolara ulaşırken dünya genelindeki oyuncu sayısı 3,6 milyarı aştı. Türkiye'de ise oyun sektörünün büyüklüğü 1 milyar dolar sınırını geçti. Sektörün büyümesinde etkili olan teknolojik gelişmelerin başında ise yapay zeka geliyor” diye konuştu.
OYUN KARAKTERLERİ ARTIK EZBERLENMİŞ DİYALOGLARLA SINIRLI DEĞİL
Prof. Gökçearslan, “Yapay zekanın oyun dünyasındaki en dikkat çekici etkilerinden biri, oyuncu tarafından kontrol edilmeyen karakterlerin (NPC) gelişiminde görülüyor. Geleneksel oyunlarda önceden belirlenmiş diyalogları tekrarlayan ve sınırlı davranışlar sergileyen bu karakterler, yeni nesil yapay zeka sistemleri sayesinde oyuncuların etkileşimlerine göre farklı yanıtlar verebiliyor. Böylece oyun dünyasındaki karakterler, yalnızca senaryonun bir parçası olmaktan çıkarak oyuncuyla etkileşim kurabilen dinamik unsurlara dönüşüyor. The Sims ve F.E.A.R. gibi yapımlar, karakter davranışlarının gelişiminde önemli örnekler sunarken büyük dil modelleriyle desteklenen yeni sistemler bu etkileşimi daha ileri taşıyor. God of War Ragnarök gibi oyunlarda da karakterlerin savaş sırasında oyuncuya destek veren ve oyun içindeki gelişmelere tepki gösteren davranışları, yapay zeka destekli deneyimlerin önemini ortaya koyuyor. Yapay zekanın oyun dünyasına getirdiği en önemli yenilik, oyuncuyu önceden belirlenmiş bir deneyimin takipçisi olmaktan çıkarıp deneyimin şekillenmesinde daha etkin bir konuma taşımasıdır. Oyuncunun kararlarına göre farklı tepkiler veren karakterler, değişen zorluk seviyeleri ve kişiye özel gelişen hikayeler, her oyun deneyimini kendine özgü hale getirebilir. Artık yalnızca bir oyunu tamamlamaktan değil, oyuncunun varlığıyla sürekli değişebilen dijital dünyaların içinde yaşamaktan söz ediyoruz” dedi.
‘HER OYUNCUYA FARKLI BİR DENEYİM SUNULUYOR’
Prof. Dr. Gökçearslan sözlerine şöyle devam etti:
“Yapay zeka, oyunların zorluk seviyelerinin oyuncuya göre uyarlanmasını da mümkün kılıyor. Oyuncunun performansını ve oyun içindeki davranışlarını analiz eden sistemler, karşılaşılan engellerin yoğunluğunu ve oyunun temposunu dinamik biçimde değiştirebiliyor. Resident Evil 4 ve Left 4 Dead gibi yapımlarda örnekleri görülen bu yaklaşım, oyuncunun beceri düzeyine göre şekillenen daha kişiselleştirilmiş deneyimlerin önünü açıyor. Büyük dil modelleri ise oyunların hikaye anlatımına yeni bir boyut kazandırıyor. Oyuncunun seçimlerine göre değişen diyaloglar, farklı yönlere ilerleyen senaryolar ve yeniden şekillenen anlatılar, geleneksel oyun hikayelerinin sınırlarını genişletiyor. Böylece oyuncular yalnızca önceden yazılmış bir hikayeyi takip etmek yerine hikayenin gelişimine doğrudan katkı sağlayabiliyor.”
‘DİJİTAL DÜNYALAR GERÇEĞE DAHA DA YAKLAŞIYOR’
Yapay zeka destekli görsel teknolojilerin oyun dünyalarının tasarımında önemli değişikliklere yol açtığını belirten Prof. Dr. Gökçearslan, “Yapay zeka sayesinde geniş coğrafyalar, şehirler ve doğal alanlar çok daha hızlı ve ayrıntılı biçimde modellenebiliyor. Gerçekçi insan karakterlerinin oluşturulmasından oyun içi görüntü kalitesinin artırılmasına kadar pek çok alanda kullanılan bu teknolojiler, oyunculara gerçeğe daha yakın ve sürükleyici dijital dünyalar sunuyor” dedi.
‘İNSAN YARATICILIĞI DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE KALACAK’
Gökçearslan, “Yapay zeka, oyun tasarımcılarına daha önce hayata geçirilmesi güç olan fikirleri deneme, farklı anlatım biçimleri geliştirme ve oyunculara özgün deneyimler sunma imkanı tanıyor. Ancak teknolojinin sunduğu olanakları anlamlı ve özgün ürünlere dönüştüren temel unsur, yine insanın yaratıcılığı ve tasarım yaklaşımı olacak” diye konuştu.
Yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin oyun tasarımı eğitiminde de yeni yetkinlikleri beraberinde getirdiğini belirten Gökçearslan, Beykoz Üniversitesindeki eğitim yaklaşımına ilişkin ise şunları söyledi:
“Dijital Oyun Tasarımı Programında öğrencilerimizin teknolojik gelişmeleri yaratıcı üretim süreçleriyle birleştirebilen tasarımcılar olarak yetişmesini önemsiyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca mevcut teknolojileri kullanabilen değil, bu teknolojilerin sunduğu imkânları sorgulayabilen, geliştirebilen ve özgün oyun deneyimlerine dönüştürebilen bireyler olmalarını hedefliyoruz. Teorik bilgiyi uygulamayla buluşturan eğitim yaklaşımımızla öğrencilerimizi sektörün değişen ihtiyaçlarına hazırlıyoruz.
Kaynak: DHA
ÇOK OKUNAN