Mars'ın Islak Geçmişi Kanıtlandı: 4.5 Milyar Yıllık Su İzi
Mars'ın Islak Geçmişi Kanıtlandı: 4.5 Milyar Yıllık Su İzi
Bilim insanları, 4.48 milyar yıllık Mars gök taşı "Black Beauty"yi parçalamadan tarayarak içinde hapsolmuş su ve hidrojen buldu.
Haber Giriş Tarihi: 09.02.2026 03:03
Haber Güncellenme Tarihi: 09.02.2026 03:03
Muhabir:
Yasin Köz
Bilim dünyası, Mars'ın gizemli geçmişini aydınlatmak için milyarlarca yıl öncesinden gelen bir "zaman kapsülü"nü açtı. Ancak bu kez kapsülü kırmadan, sadece içine bakarak tarihi değiştirecek bir keşfe imza atıldı. Danimarka Teknik Üniversitesi'nden (DTU) Estrid Naver liderliğindeki ekip, "Black Beauty" (Kara Güzel) olarak bilinen ve resmi adı NWA 7034 olan 4,48 milyar yaşındaki Mars gök taşını inceledi. Sonuçlar, Mars'ın sanılandan çok daha "ıslak" bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor.
Taşa Dokunmadan İçindeki Suyu Gördüler
Bu keşfi devrimsel kılan en önemli detay, kullanılan teknoloji. Gök taşları paha biçilemez ve eşsiz oldukları için bilim insanları genellikle onları kesip parçalamaktan çekinirler.
Naver ve ekibi, bu sorunu aşmak için tıpta ve endüstride kullanılan görüntüleme teknolojilerini bir üst seviyeye taşıdı. "X-ray CT" (Röntgen Bilgisayarlı Tomografi) ve "Nötron CT" adı verilen iki farklı tarama yöntemi birleştirildi. X-ray taraması taşın fiziksel iskeletini ve yoğunluğunu haritalarken, Nötron taraması hidrojen atomlarını (yani suyun parmak izini) tespit etti. Böylece taşın tek bir zerresi bile zarar görmeden, içindeki milyarlarca yıllık su rezervleri 3 boyutlu olarak modellendi.
Küçük Parçacıklar, Büyük Okyanuslar
Yapılan taramalar sonucunda, gök taşının derinliklerinde "H-Fe-ox" (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) adı verilen mikroskobik kayaçlar tespit edildi. Bu parçacıklar, taşın toplam kütlesinin sadece yüzde 0,4’ünü (binde dördünü) oluşturmasına rağmen, taşın içindeki toplam suyun yüzde 11'ini barındırıyor.
Bu bulgu şu anlama geliyor: 4,5 milyar yıl önce Mars yüzeyinde bu taşlar oluşurken, ortamda bu kimyasal yapıyı oluşturacak kadar yoğun ve muhtemelen sıvı halde su bulunuyordu. Yani Mars, bugünkü kurak ve tozlu halinden çok uzaktı; nehirlerin, göllerin ve belki de okyanusların olduğu bir gezegendi.
Geleceğin Mars Görevleri İçin Bir Milat
Bu çalışma, sadece geçmişi aydınlatmakla kalmıyor, geleceğe de ışık tutuyor. NASA ve ESA'nın (Avrupa Uzay Ajansı) ortaklaşa yürüttüğü "Mars Sample Return" (Mars Numune Getirme) görevi kapsamında, 2030'lu yıllarda Mars'tan Dünya'ya ilk kez toprak ve kaya örnekleri getirilecek.
Bilim insanları, bu paha biçilemez numuneleri analiz etmek için "Black Beauty" üzerinde denenen bu temassız tarama yöntemini kullanmayı planlıyor. Böylece Mars'tan gelen her bir toz zerresi, zarar görmeden defalarca incelenebilecek ve belki de bir gün "Mars'ta yaşam var mıydı?" sorusunun kesin cevabı bu yöntemle verilecek.
Editörün Notu: "NWA 7034, yani Black Beauty, 2011 yılında Sahra Çölü'nde bulunduğunda bilim insanları onun diğer Mars taşlarına benzemediğini anlamıştı. Çünkü o bir 'breş'ti; yani farklı kaya parçalarının volkanik bir süreçle birbirine kaynamasıyla oluşmuştu. Bu taş, Mars'ın kabuğunun jeolojik bir özeti gibi. İçindeki suyun 'nötron taramasıyla' bulunması ise adeta bir bilim kurgu filmi senaryosu. Düşünün, 4.5 milyar yıl önce Mars'taki bir gölde ıslanan minerali, bugün laboratuvarda kırmadan görebiliyoruz. Bilimin geldiği bu nokta büyüleyici."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mars'ın Islak Geçmişi Kanıtlandı: 4.5 Milyar Yıllık Su İzi
Bilim insanları, 4.48 milyar yıllık Mars gök taşı "Black Beauty"yi parçalamadan tarayarak içinde hapsolmuş su ve hidrojen buldu.
Bilim dünyası, Mars'ın gizemli geçmişini aydınlatmak için milyarlarca yıl öncesinden gelen bir "zaman kapsülü"nü açtı. Ancak bu kez kapsülü kırmadan, sadece içine bakarak tarihi değiştirecek bir keşfe imza atıldı. Danimarka Teknik Üniversitesi'nden (DTU) Estrid Naver liderliğindeki ekip, "Black Beauty" (Kara Güzel) olarak bilinen ve resmi adı NWA 7034 olan 4,48 milyar yaşındaki Mars gök taşını inceledi. Sonuçlar, Mars'ın sanılandan çok daha "ıslak" bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor.
Taşa Dokunmadan İçindeki Suyu Gördüler
Bu keşfi devrimsel kılan en önemli detay, kullanılan teknoloji. Gök taşları paha biçilemez ve eşsiz oldukları için bilim insanları genellikle onları kesip parçalamaktan çekinirler.
Naver ve ekibi, bu sorunu aşmak için tıpta ve endüstride kullanılan görüntüleme teknolojilerini bir üst seviyeye taşıdı. "X-ray CT" (Röntgen Bilgisayarlı Tomografi) ve "Nötron CT" adı verilen iki farklı tarama yöntemi birleştirildi. X-ray taraması taşın fiziksel iskeletini ve yoğunluğunu haritalarken, Nötron taraması hidrojen atomlarını (yani suyun parmak izini) tespit etti. Böylece taşın tek bir zerresi bile zarar görmeden, içindeki milyarlarca yıllık su rezervleri 3 boyutlu olarak modellendi.
Küçük Parçacıklar, Büyük Okyanuslar
Yapılan taramalar sonucunda, gök taşının derinliklerinde "H-Fe-ox" (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) adı verilen mikroskobik kayaçlar tespit edildi. Bu parçacıklar, taşın toplam kütlesinin sadece yüzde 0,4’ünü (binde dördünü) oluşturmasına rağmen, taşın içindeki toplam suyun yüzde 11'ini barındırıyor.
Bu bulgu şu anlama geliyor: 4,5 milyar yıl önce Mars yüzeyinde bu taşlar oluşurken, ortamda bu kimyasal yapıyı oluşturacak kadar yoğun ve muhtemelen sıvı halde su bulunuyordu. Yani Mars, bugünkü kurak ve tozlu halinden çok uzaktı; nehirlerin, göllerin ve belki de okyanusların olduğu bir gezegendi.
Geleceğin Mars Görevleri İçin Bir Milat
Bu çalışma, sadece geçmişi aydınlatmakla kalmıyor, geleceğe de ışık tutuyor. NASA ve ESA'nın (Avrupa Uzay Ajansı) ortaklaşa yürüttüğü "Mars Sample Return" (Mars Numune Getirme) görevi kapsamında, 2030'lu yıllarda Mars'tan Dünya'ya ilk kez toprak ve kaya örnekleri getirilecek.
Bilim insanları, bu paha biçilemez numuneleri analiz etmek için "Black Beauty" üzerinde denenen bu temassız tarama yöntemini kullanmayı planlıyor. Böylece Mars'tan gelen her bir toz zerresi, zarar görmeden defalarca incelenebilecek ve belki de bir gün "Mars'ta yaşam var mıydı?" sorusunun kesin cevabı bu yöntemle verilecek.
HABER ÖNERİSİ: Erzurum’un Sessiz Tanığı: Çifte Minareli Medrese Neden Bu Kadar Önemli?
Kaynak: DHA