UNESCO korumasındaki eski şehri, Einstein’ın izleri ve sanat müzeleriyle Bern, İsviçre’nin en karakterli şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.01.2026 08:00
Haber Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 08:00
Muhabir:
Saliha Kara
İsviçre’nin başkenti Bern, nüfus bakımından ülkenin en büyük beşinci şehri olmasına rağmen sunduğu kültürel ve tarihi zenginlikle çok daha büyük bir etki yaratıyor. Aare Nehri’nin kıvrımı içinde konumlanan Eski Şehir (Old Town) bölgesi, Orta Çağ’dan günümüze bozulmadan ulaşan yapıları sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 15. yüzyıldan kalma sokaklar, taş kemerli yapılar ve tarihi çeşmeler, Bern’i adeta açık hava müzesine dönüştürüyor.
Bern’i özel kılan unsurlar yalnızca mimariyle sınırlı değil. 20. yüzyılın başlarında Albert Einstein, modern fiziğin temelini oluşturan çalışmalarının önemli bir bölümünü bu şehirde yaptı. Bunun yanı sıra Paul Klee’den Renzo Piano’ya kadar birçok önemli sanatçının izleri de Bern’in kültürel kimliğini şekillendiriyor.
Old Town (Altstadt von Bern)
Bern’in kalbi sayılan eski şehir, Aare Nehri boyunca uzanan yürüyüş yolları ve iyi korunmuş tarihi binalarıyla dikkat çekiyor. Özellikle katedraller ve taş kemerli pasajlar, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken noktalar arasında yer alıyor.
Zytglogge (Saat Kulesi)
1530 yılında inşa edilen astronomik saat, Bern’in resmi zamanını belirleyen sembol yapılarından biri. 1983’te UNESCO listesine alınan Zytglogge, hem tarihi hem de estetik değeriyle kentin en popüler buluşma noktası.
Bern Katedrali
İsviçre’nin en büyük ve en eski katedrali olan Bern Katedrali, etkileyici vitrayları ve “Ölüm Dansı” temalı pencereleriyle öne çıkıyor. Sunağın üzerindeki 200’den fazla figür kıyamet sahnesini tasvir ederken, 100 metre yüksekliğindeki kulesinden Bern manzarası nefes kesiyor.
Bundeshaus (Parlamento Binası)
Rönesans mimarisiyle dikkat çeken Parlamento Binası, İsviçre Konfederasyonu’nun siyasi merkezi. Önündeki 26 çeşme, ülkenin 26 kantonunu simgeliyor. Binada 5 dilde rehberli turlar düzenleniyor.
Ayı Parkı ve Gül Bahçesi
Bern’in simgesi olan ayılar için oluşturulan Ayı Parkı, 1513’ten bu yana şehrin en sevilen alanlarından biri. Hemen yakınındaki Gül Bahçesi ise eski şehri panoramik olarak izlemek ve dinlenmek için ideal.
Einsteinhaus ve Bern Tarih Müzesi
Einstein’ın 1903–1905 yılları arasında yaşadığı ev, bugün müze olarak ziyaret edilebiliyor. Bern Tarih Müzesi’nin ikinci katı da tamamen Einstein’a ayrılmış durumda ve bilim tarihine ışık tutuyor.
Sanat ve Doğa Durağı
Paul Klee Merkezi, Kunstmuseum, Botanik Bahçesi ve Gurten Tepesi; sanat, doğa ve şehir manzarasını bir arada sunan duraklar arasında yer alıyor. Bern, müze çeşitliliği açısından İsviçre’nin en zengin şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Editör Notu
Bern, ilk bakışta sakin bir başkent gibi görünebilir. Ancak sokaklarına adım attığınız anda tarihin, bilimin ve sanatın iç içe geçtiği bir şehirle karşılaşıyorsunuz. Ulaşımın kolaylığı, düzenli şehir planlaması ve kültürel zenginliğiyle Bern, “gezmek için ideal başkent” tanımını fazlasıyla hak ediyor. Anlatmak yetmiyor; bu şehir gerçekten görülmeli.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sessiz Ama Etkileyici: Bern’de Görmeden Dönmeyin
UNESCO korumasındaki eski şehri, Einstein’ın izleri ve sanat müzeleriyle Bern, İsviçre’nin en karakterli şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.
İsviçre’nin başkenti Bern, nüfus bakımından ülkenin en büyük beşinci şehri olmasına rağmen sunduğu kültürel ve tarihi zenginlikle çok daha büyük bir etki yaratıyor. Aare Nehri’nin kıvrımı içinde konumlanan Eski Şehir (Old Town) bölgesi, Orta Çağ’dan günümüze bozulmadan ulaşan yapıları sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 15. yüzyıldan kalma sokaklar, taş kemerli yapılar ve tarihi çeşmeler, Bern’i adeta açık hava müzesine dönüştürüyor.
Bern’i özel kılan unsurlar yalnızca mimariyle sınırlı değil. 20. yüzyılın başlarında Albert Einstein, modern fiziğin temelini oluşturan çalışmalarının önemli bir bölümünü bu şehirde yaptı. Bunun yanı sıra Paul Klee’den Renzo Piano’ya kadar birçok önemli sanatçının izleri de Bern’in kültürel kimliğini şekillendiriyor.
Old Town (Altstadt von Bern)
Bern’in kalbi sayılan eski şehir, Aare Nehri boyunca uzanan yürüyüş yolları ve iyi korunmuş tarihi binalarıyla dikkat çekiyor. Özellikle katedraller ve taş kemerli pasajlar, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken noktalar arasında yer alıyor.
Zytglogge (Saat Kulesi)
1530 yılında inşa edilen astronomik saat, Bern’in resmi zamanını belirleyen sembol yapılarından biri. 1983’te UNESCO listesine alınan Zytglogge, hem tarihi hem de estetik değeriyle kentin en popüler buluşma noktası.
Bern Katedrali
İsviçre’nin en büyük ve en eski katedrali olan Bern Katedrali, etkileyici vitrayları ve “Ölüm Dansı” temalı pencereleriyle öne çıkıyor. Sunağın üzerindeki 200’den fazla figür kıyamet sahnesini tasvir ederken, 100 metre yüksekliğindeki kulesinden Bern manzarası nefes kesiyor.
Bundeshaus (Parlamento Binası)
Rönesans mimarisiyle dikkat çeken Parlamento Binası, İsviçre Konfederasyonu’nun siyasi merkezi. Önündeki 26 çeşme, ülkenin 26 kantonunu simgeliyor. Binada 5 dilde rehberli turlar düzenleniyor.
Ayı Parkı ve Gül Bahçesi
Bern’in simgesi olan ayılar için oluşturulan Ayı Parkı, 1513’ten bu yana şehrin en sevilen alanlarından biri. Hemen yakınındaki Gül Bahçesi ise eski şehri panoramik olarak izlemek ve dinlenmek için ideal.
Einsteinhaus ve Bern Tarih Müzesi
Einstein’ın 1903–1905 yılları arasında yaşadığı ev, bugün müze olarak ziyaret edilebiliyor. Bern Tarih Müzesi’nin ikinci katı da tamamen Einstein’a ayrılmış durumda ve bilim tarihine ışık tutuyor.
Sanat ve Doğa Durağı
Paul Klee Merkezi, Kunstmuseum, Botanik Bahçesi ve Gurten Tepesi; sanat, doğa ve şehir manzarasını bir arada sunan duraklar arasında yer alıyor. Bern, müze çeşitliliği açısından İsviçre’nin en zengin şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Editör Notu
Bern, ilk bakışta sakin bir başkent gibi görünebilir. Ancak sokaklarına adım attığınız anda tarihin, bilimin ve sanatın iç içe geçtiği bir şehirle karşılaşıyorsunuz. Ulaşımın kolaylığı, düzenli şehir planlaması ve kültürel zenginliğiyle Bern, “gezmek için ideal başkent” tanımını fazlasıyla hak ediyor. Anlatmak yetmiyor; bu şehir gerçekten görülmeli.
Haber Önerisi: Dinlenmiş Uyanmanın Sırları: Kaliteli Uyku Nasıl Sağlanır?
Kaynak: Saliha Kara