Kız Kalesi Neden Denizin Ortasında? Efsanesi ve Tarihi

Mersin’in simgelerinden Kız Kalesi, denizin ortasındaki konumu, yüzyıllara uzanan tarihi ve hüzünlü efsanesiyle ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Haber Giriş Tarihi: 19.01.2026 03:00
Haber Güncellenme Tarihi: 19.01.2026 03:00
Muhabir: Saliha Kara
Kız Kalesi Neden Denizin Ortasında? Efsanesi ve Tarihi

Türkiye’nin Akdeniz kıyılarındaki en dikkat çekici tarihi yapılarından biri olan Kız Kalesi, Mersin’in Erdemli ilçesinde, kıyıdan yaklaşık 600 metre açıkta, küçük bir adacık üzerinde yükseliyor. Antik adıyla Korykos Antik Kenti’nin deniz kalesi olan yapı, hem mimarisi hem de ardındaki efsaneyle yüzyıllardır ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

Tarihi kaynaklara göre Kız Kalesi, 1199 yılında Ermeni Kralı I. Leon tarafından inşa ettirildi. Orta Çağ boyunca Doğu Akdeniz ticaret yolları üzerinde stratejik bir noktada yer alan kale, 1361 yılında Kıbrıs Krallığı tarafından ele geçirildi. Antik dönem tarihçisi Strabon, Roma döneminde kalenin korsanlar tarafından barınak olarak kullanıldığını aktarırken, yapı Bizans ve Ermeni dönemlerinde de karadaki kale kadar önemli bir savunma noktası olarak değerlendirildi.

Kalenin girişi kuzey cephesinde yer alıyor. Yapının mimarisinde farklı dönemlere ait izler dikkat çekiyor. Bazı bölümlerde devşirme taşlar, bazı alanlarda ise moloz taş örgü kullanıldığı görülüyor. Uzmanlara göre özellikle moloz taşların yoğun olduğu kısımlar, Lusignanlar dönemine tarihleniyor. Yaklaşık 192 metre uzunluğundaki sur duvarları, mazgal delikleriyle güçlendirilmiş ve surların üzerine üçgen, dörtgen ve yuvarlak planlı sekiz burç yerleştirilmiş durumda.

Batı surları boyunca uzanan ve günümüze kadar iyi korunmuş bir galeri ile bu galeriden denize açılan kapı, kalenin savunma ve lojistik işlevine dair önemli ipuçları sunuyor. Mersin Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilen temizlik kazıları sırasında, kalenin orta bölümünde bir yapı kompleksi ortaya çıkarıldı. Bu kompleks içinde yer alan şapel, kalenin avlusundaki diğer şapele kıyasla daha eski kabul ediliyor. Şapelin tabanında mozaiklerin yanı sıra opus sectile tekniğiyle yapılmış zemin döşemeleri bulunuyor.

Kız Kalesi’nin avlusunda ayrıca sarnıçlar ve işlikler yer alıyor. Bu yapılar, kalenin uzun süreli kuşatmalara karşı kendi kendine yetebilecek şekilde tasarlandığını gösteriyor.

Hüzünlü Kız Kalesi efsanesi

Kız Kalesi’ni yalnızca tarihi değil, anlatılan efsane de özel kılıyor. Rivayete göre bir kral, çok sevdiği kızının bir yılan sokması sonucu öleceğini öğrenince, onu korumak için bu kaleyi denizin ortasında inşa ettirir. Ancak kaderden kaçış olmaz. Bir gün kaleye gönderilen üzüm sepetinin içine gizlenen yılan, prensesi sokarak ölümüne neden olur. Benzer bir anlatımın İstanbul’daki Kız Kulesi için de dile getirilmesi, bu efsanenin Anadolu coğrafyasında yaygın bir anlatı olduğunu gösteriyor.

Bugün Kız Kalesi, hem tarihi dokusu hem de efsanesiyle Mersin’de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Editör Notu

Bu haberi hazırlarken Kız Kalesi’ni yalnızca bir tarihi yapı olarak değil, Akdeniz’in ortasında zamana direnen çok katmanlı bir hafıza mekânı olarak ele almaya özen gösterdim. Çünkü Kız Kalesi, Mersin’in simgesi olmanın ötesinde, Anadolu’nun geçirdiği siyasi, askeri ve kültürel dönüşümlerin somut bir tanığıdır. Antik Korykos kentinin denizle kurduğu ilişkinin en güçlü sembolü olan bu yapı, Haçlılar’dan Bizans’a, Ermeni Krallığı’ndan Kıbrıs Lusignanlarına kadar uzanan geniş bir tarihsel arka plana sahiptir.

Metinde özellikle mimari detaylara ve arkeolojik bulgulara yer vermeyi tercih ettim. Sur uzunluğu, burç tipleri, kullanılan malzemeler, şapel kalıntıları ve mozaikler gibi unsurlar, kalenin yalnızca savunma amaçlı değil, aynı zamanda yaşam alanı olarak da kullanıldığını göstermesi açısından önemlidir. Bu ayrıntılar, Kız Kalesi’ni ziyaret edenlerin gördüklerinin ötesinde bir geçmişi hayal edebilmelerine yardımcı olur.

Öte yandan, Kız Kalesi denildiğinde halk anlatılarının ve efsanelerin de bu yapının kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle efsaneye metinde özellikle yer verdim. Yılan ve kader teması etrafında şekillenen bu anlatı, benzer örneklerini İstanbul’daki Kız Kulesi’nde de gördüğümüz üzere, Anadolu kültüründe mimariyle sözlü geleneğin nasıl iç içe geçtiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Bu haberle amacım, Kız Kalesi’ni yalnızca “nerede, ne zaman yapıldı” sorularına yanıt veren bir yapı olarak değil; tarih, mimarlık, arkeoloji ve kültürel hafızanın kesiştiği yaşayan bir değer olarak okura sunmaktır. Çünkü bazı yapılar vardır ki taşlarıyla değil, anlattıklarıyla ayakta kalır. Kız Kalesi de onlardan biridir.

Haber Önerisi: BES’te Asıl Motivasyon Açıklandı: Katılımcılar Neden Sistemde Kalıyor?

Kaynak: Saliha Kara

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.