Sessiz İlerleyen Tehlike: Kolon Kanserinden Korunmak Mümkün
Sessiz İlerleyen Tehlike: Kolon Kanserinden Korunmak Mümkün
Uzman Onkolog Dr. Aynur Eken, 50 yaş üstünü tehdit eden kolon kanserinin düzenli kolonoskopi ve sağlıklı beslenmeyle önlenebileceğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 11.03.2026 05:29
Haber Güncellenme Tarihi: 11.03.2026 05:29
Muhabir:
Yasin Köz
İnsan bedeni yıllar içinde sessizce değişirken, bazı hastalıklar hiçbir belirti vermeden derinlerde kök salabiliyor. Özellikle 50 yaşını aşmış bireyler için en büyük gizli tehditlerden biri olan kolon kanseri, sinsice ilerleyen yapısıyla korku uyandırıyor. Ancak tıp dünyasından gelen güçlü bir ses, bu karanlık tablonun aslında tamamen önlenebilir olduğunu müjdeliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, kalın bağırsağın iç yüzeyinde masum gibi görünen poliplerin yıllar içinde nasıl ölümcül bir düşmana dönüştüğünü anlatırken, erken teşhisin hayat kurtaran o altın anahtarını okuyuculara sunuyor.
HÜCRELERDE GİZLİCE BÜYÜYEN TEHLİKE VE ERKEN TANI
Kolon kanserinin aniden ortaya çıkmadığını, yıllara yayılan sessiz bir dönüşüm evresi geçirdiğini belirten Dr. Aynur Eken, bu uzun sürecin aslında hastalar için hayata tutunma adına büyük bir fırsat sunduğunun altını çiziyor. Hastalığın erken evrelerde genellikle hiçbir sinyal vermediğini hatırlatan uzman hekim, vücudun çaldığı o kritik tehlike çanlarını şu cümlelerle tırnak içinde aktarıyor:
"Bazı şikayetler mutlaka doktora başvurulması gerektiriyor. Bu belirtiler arasında dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı veya şişkinlik, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve sürekli yorgunluk yer alıyor. Düzenli taramalar sayesinde kanser öncüsü olarak kabul edilen polipler erken dönemde tespit edilebilir. Bu şekilde kanser gelişimi önlenebilir. Kolon kanseri önlenebilir bir kanserdir."
KAHVALTI SOFRALARINDAKİ SİNSİ DÜŞMAN: İŞLENMİŞ ET
Hastalığın genetik kodların yanı sıra mutfaktaki tercihlerimizle de doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Dr. Eken, özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi sayılan salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş etlerin ardındaki ürkütücü istatistikleri paylaşıyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kansere karşı en güçlü kalkan olduğunu belirten uzman isim, beslenme rutini ile hastalık arasındaki o kopmaz bağı şu vurucu sözlerle ifade ediyor:
"Özellikle işlenmiş et ürünleri risk artışıyla güçlü şekilde ilişkilendirilmekte. Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından yapılan değerlendirmelerde salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerinin ‘insanlarda kansere neden olduğu kesin olan maddeler’ sınıfında yer alır. Araştırmalar günlük yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketiminin kolon kanseri riskini ortalama yüzde 18 oranında artırabildiğini göstermektedir. Sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin artırılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sağlıklı kilo kontrolü sağlanması, sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması riskin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor."
ALTIN STANDART: KOLONOSKOPİ İLE HAYATA TUTUNUN
50 yaşını dolduran herkesin belirti beklemeksizin tarama programlarına dahil olmasının hayati bir zorunluluk olduğunu savunan Dr. Aynur Eken, aile öyküsü olanların bu takvimi daha da erkene çekmesi gerektiğini vurguluyor. Modern tıbbın elindeki en güçlü silah olan kolonoskopinin önemini anlatan uzman onkolog, sözlerini şu tarihi çağrıyla noktalıyor:
"Gaitada gizli kan testi, sigmoidoskopi ve özellikle kolonoskopi kolon kanseri taramasında kullanılan yöntemlerdir. Kolonoskopi altın standart yöntemdir ve bu işlem sırasında hem kanser erken dönemde tespit edilebilir hem de kanserleşme potansiyeli taşıyan polipler çıkarılabilir. Belirti ortaya çıkmasını beklemeden yaşa ve risk durumuna uygun taramaların yapılması gerekir. Erken teşhis hayat kurtarır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sessiz İlerleyen Tehlike: Kolon Kanserinden Korunmak Mümkün
Uzman Onkolog Dr. Aynur Eken, 50 yaş üstünü tehdit eden kolon kanserinin düzenli kolonoskopi ve sağlıklı beslenmeyle önlenebileceğini vurguladı.
İnsan bedeni yıllar içinde sessizce değişirken, bazı hastalıklar hiçbir belirti vermeden derinlerde kök salabiliyor. Özellikle 50 yaşını aşmış bireyler için en büyük gizli tehditlerden biri olan kolon kanseri, sinsice ilerleyen yapısıyla korku uyandırıyor. Ancak tıp dünyasından gelen güçlü bir ses, bu karanlık tablonun aslında tamamen önlenebilir olduğunu müjdeliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, kalın bağırsağın iç yüzeyinde masum gibi görünen poliplerin yıllar içinde nasıl ölümcül bir düşmana dönüştüğünü anlatırken, erken teşhisin hayat kurtaran o altın anahtarını okuyuculara sunuyor.
HÜCRELERDE GİZLİCE BÜYÜYEN TEHLİKE VE ERKEN TANI
Kolon kanserinin aniden ortaya çıkmadığını, yıllara yayılan sessiz bir dönüşüm evresi geçirdiğini belirten Dr. Aynur Eken, bu uzun sürecin aslında hastalar için hayata tutunma adına büyük bir fırsat sunduğunun altını çiziyor. Hastalığın erken evrelerde genellikle hiçbir sinyal vermediğini hatırlatan uzman hekim, vücudun çaldığı o kritik tehlike çanlarını şu cümlelerle tırnak içinde aktarıyor:
"Bazı şikayetler mutlaka doktora başvurulması gerektiriyor. Bu belirtiler arasında dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı veya şişkinlik, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve sürekli yorgunluk yer alıyor. Düzenli taramalar sayesinde kanser öncüsü olarak kabul edilen polipler erken dönemde tespit edilebilir. Bu şekilde kanser gelişimi önlenebilir. Kolon kanseri önlenebilir bir kanserdir."
KAHVALTI SOFRALARINDAKİ SİNSİ DÜŞMAN: İŞLENMİŞ ET
Hastalığın genetik kodların yanı sıra mutfaktaki tercihlerimizle de doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Dr. Eken, özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi sayılan salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş etlerin ardındaki ürkütücü istatistikleri paylaşıyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kansere karşı en güçlü kalkan olduğunu belirten uzman isim, beslenme rutini ile hastalık arasındaki o kopmaz bağı şu vurucu sözlerle ifade ediyor:
"Özellikle işlenmiş et ürünleri risk artışıyla güçlü şekilde ilişkilendirilmekte. Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından yapılan değerlendirmelerde salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerinin ‘insanlarda kansere neden olduğu kesin olan maddeler’ sınıfında yer alır. Araştırmalar günlük yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketiminin kolon kanseri riskini ortalama yüzde 18 oranında artırabildiğini göstermektedir. Sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin artırılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sağlıklı kilo kontrolü sağlanması, sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması riskin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor."
ALTIN STANDART: KOLONOSKOPİ İLE HAYATA TUTUNUN
50 yaşını dolduran herkesin belirti beklemeksizin tarama programlarına dahil olmasının hayati bir zorunluluk olduğunu savunan Dr. Aynur Eken, aile öyküsü olanların bu takvimi daha da erkene çekmesi gerektiğini vurguluyor. Modern tıbbın elindeki en güçlü silah olan kolonoskopinin önemini anlatan uzman onkolog, sözlerini şu tarihi çağrıyla noktalıyor:
"Gaitada gizli kan testi, sigmoidoskopi ve özellikle kolonoskopi kolon kanseri taramasında kullanılan yöntemlerdir. Kolonoskopi altın standart yöntemdir ve bu işlem sırasında hem kanser erken dönemde tespit edilebilir hem de kanserleşme potansiyeli taşıyan polipler çıkarılabilir. Belirti ortaya çıkmasını beklemeden yaşa ve risk durumuna uygun taramaların yapılması gerekir. Erken teşhis hayat kurtarır."
Kaynak: İHA
Uzmandan Hayati Uyarı: İyi Uyumak Tercih Değil İhtiyaçtır
Sessiz İlerleyen Tehlike: Kolon Kanserinden Korunmak Mümkün
ŞOK Marketler'den 2025'te 51 Bin Çalışanla Dev Büyüme
Uzmandan Sünnet Uyarısı: Merdiven Altı Uygulamalar Hayat Karartıyor
Kronik Ağrının Gizli Sebebi: Geçmiş Ameliyatlar ve Dişler
Zamana Direnen Genç Usta: 25 Yaşında Saatlere Fısıldıyor
ÇOK OKUNAN