Bir Arama Daha Yaptıktan Sonra Kaygınız Arttıysa Nedeni Bu Olabilir

Uzmanlara göre sanal medya ve yapay zekâ destekli uygulamalar, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırırken kaygıyı da büyütüyor. Kontrolsüz bilgi, belirsizlik hissini artırıyor.

Haber Giriş Tarihi: 04.01.2026 09:12
Haber Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 10:08
Muhabir: Saliha Kara
Bir Arama Daha Yaptıktan Sonra Kaygınız Arttıysa Nedeni Bu Olabilir

Kaygı, insanı tehlikelere karşı uyaran doğal bir savunma mekanizması olarak bilinse de dijital çağda bu sistemin tersine çalışabildiği belirtiliyor. Özellikle sanal medya ve yapay zekâ tabanlı uygulamalar üzerinden maruz kalınan yoğun ve çoğu zaman doğrulanmamış bilgi akışı, bireylerde kaygı düzeyini artırıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Elif Pehlivan, dijital mecralarda yapılan kontrolsüz araştırmaların zihinsel yükü ağırlaştırdığına dikkat çekti.

Günümüzde internette yapılan birkaç basit aramanın bile kişiyi rahatlatmak yerine daha fazla endişeye sürükleyebildiğini belirten Pehlivan, özellikle kaygıya yatkın bireylerde bu durumun daha belirgin yaşandığını ifade etti. Sosyal medya platformları ve yapay zekâ uygulamalarında karşılaşılan çok sayıda olasılığın, zihni bir çıkmaza sokabildiğini vurgulayan Pehlivan, dijital çağda kaygının yeni bir boyut kazandığını söyledi.

“Kaygı bir alarm sistemidir”

Kaygının temel işlevinin kişiyi korumak olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Elif Pehlivan, “Kaygı, belirsizliğe ve olası tehlikelere karşı bizi uyanık tutan bir alarm sistemidir. Ancak bazen gerçek bir tehlike ile ihtimali ayırt etmek zorlaşır. Özellikle kaygıya yatkın bireyler ve hastalık kaygısı yaşayan kişiler, internette yaptıkları araştırmalarla bu alarm sistemini daha da tetikleyebiliyor” dedi.

Pehlivan, kişinin bedeninde hissettiği küçük bir belirtide ya da aklına düşen bir şüphede hemen sosyal medya veya yapay zekâ uygulamalarına yönelmesinin, karşısına sayısız ihtimal çıkmasına neden olduğunu belirterek, “Zaten alarmda olan zihin, bu ihtimallerin tamamını gerçek bir tehlike gibi algılayabiliyor” diye konuştu.

Belirsizlik azalmıyor, artıyor

Bilgi arayışının her zaman rahatlatıcı bir etki yaratmadığını vurgulayan Pehlivan, yoğun kaygı yaşayan bireylerde düşünme biçiminin de değiştiğini söyledi. “Mantıken araştırma yapmak belirsizliği azaltıyor gibi görünür. Ancak kaygı söz konusu olduğunda, karşılaşılan çok sayıda olasılık belirsizliği daha da artırıyor” diyen Pehlivan, bu noktada yalnızca bilgi akışını kısıtlamanın yeterli olmadığını ifade etti.

Kaygı döngüsünün kırılabilmesi için kişinin düşünce ve davranış biçimlerinin ele alınması gerektiğini belirten Pehlivan, psikoterapinin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

Önce hekim, sonra psikoterapi

Kaygı yaşayan kişilerin çoğu zaman ciddi bir fiziksel hastalığı olduğuna inandığını belirten Elif Pehlivan, bu durumun genellikle psikolojik bir döngüye işaret ettiğini söyledi. Pehlivan, “Fiziksel bir rahatsızlığı göz ardı etmemek adına kişilerin öncelikle uzman hekimlere başvurması gerekir. Tetkikler temiz çıktığında ise hekimin verdiği bilgilere güvenerek psikoterapi sürecine devam etmek en sağlıklı yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Editörün Notu: Uzmanlar, internet ve yapay zekâ üzerinden yapılan sağlık ve psikoloji içerikli araştırmaların bilinçsizce yapılmasının kaygıyı artırabileceği konusunda uyarıyor. Her bilgi doğru olmayabilir; sağlıkla ilgili şüphelerde mutlaka uzman görüşü alınmalı, dijital kaynaklar tek başına yol gösterici kabul edilmemelidir.Bu yüzden dijital dünyada yaptığımız arama ve diğer işlemlerde güvenilir kaynaklara yönelmemiz ve konuyu detaylıca araştırmamız önem kazanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.