Mevlâna Müzesi Konya’nın Manevi Hafızası Olmayı Sürdürüyor

Konya’daki Mevlâna Müzesi, Hz. Mevlâna’nın hayatı, Mevlevîlik geleneği ve eşsiz eserleriyle her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.01.2026 07:00
Haber Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 07:00
Muhabir: Saliha Kara
Mevlâna Müzesi Konya’nın Manevi Hafızası Olmayı Sürdürüyor

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan Mevlâna Müzesi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli manevi merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Mevlâna Dergâhı içerisinde hizmet veren müze, Cumhuriyet’in ilanından sonra 1926 yılında “Konya Asâr-ı Atîka Müzesi” adıyla ziyarete açıldı. 1954 yılında gerçekleştirilen yeni düzenleme ile bugünkü Mevlâna Müzesi kimliğine kavuştu.

Müzenin bulunduğu alan, Selçuklu Sarayı’nın gül bahçesi olarak biliniyor. Bu bahçe, Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat tarafından Mevlâna’nın babası Sultânü’l-Ulemâ Bâhaeddin Veled’e hediye edildi. Bâhaeddin Veled’in 1231 yılında vefatı üzerine buraya defnedilmesiyle alan kutsal bir mekân hâline geldi. Türbe yapılması yönündeki isteklere Mevlâna’nın “Gök kubbeden daha güzel türbe mi olur?” sözleriyle karşı çıktığı aktarılır. Ancak 1273 yılında Mevlâna’nın vefatının ardından, oğlu Sultan Veled, türbe inşa edilmesine izin verdi.

Mevlâna’nın sandukasının bulunduğu ve “Kubbe-i Hadra” (Yeşil Kubbe) olarak adlandırılan türbe, 1274 yılında Mimar Tebrizli Bedrettin tarafından dört fil ayağı üzerine inşa edildi. Günümüzde müzenin çekirdek yapısını oluşturan bu türbe, Konya siluetinin simgeleri arasında yer alıyor.

Müze avlusuna Dervişân Kapısı’ndan giriliyor. Avlunun kuzey ve batı yönlerinde derviş hücreleri bulunurken, güney bölümünde matbah, Hürrem Paşa Türbesi ve Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı yer alıyor. Doğu kısmında ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri, semahane, mescit ve Mevlâna ailesine ait mezarların bulunduğu ana yapı yer almakta. Avluda ayrıca Yavuz Sultan Selim tarafından 1512 yılında yaptırılan kapalı şadırvan, Şeb-i Arûs Havuzu ve selsebil çeşmesi dikkat çekiyor. Müze alanı günümüzde gül bahçeleriyle birlikte 18 bin metrekareye ulaşmış durumda.

Müzede Bulunan Kıymetli Eserler

Mevlâna Müzesi’nde; Mevlâna ve Mevlevîliğe ait el yazmaları, levhalar, kandiller, musiki aletleri ve özel eşyalar sergileniyor. 1854 yılında Postnişin Mehmed Saîd Hemdem Çelebi tarafından kurulan İhtisas Kütüphanesi, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerine ait 4 binden fazla el yazması eseri barındırıyor.

Müzenin en dikkat çeken eserleri arasında Mevlâna’nın sandukası, 1895 tarihli pûşîde, 1278 yılında yazılan Mesnevî nüshası, Nisan Tası ve Mevlevîliğe ait nadir objeler bulunuyor.

Mevlâna’nın Hayatı ve Mirası

Asıl adı Muhammed Celâleddin olan Mevlâna, 30 Eylül 1207’de Belh’te doğdu. Ailesiyle birlikte Anadolu’ya göç ederek Konya’ya yerleşen Mevlâna, tasavvuf düşüncesiyle insanlığa evrensel mesajlar verdi. 17 Aralık 1273’te Konya’da vefat eden Mevlâna’nın bu gecesi, Şeb-i Arûs olarak anılıyor ve her yıl uluslararası törenlerle yad ediliyor.

Editör Notu

Mevlâna Müzesi, yalnızca geçmişi anlatan bir mekân değil; hoşgörü, sevgi ve insan merkezli düşüncenin bugüne taşınmış hâlidir. Konya’nın kalbinde yükselen bu dergâh, yüzyıllardır farklı inançlardan ve kültürlerden insanları aynı çağrıda buluşturuyor: “Gel, ne olursan ol yine gel.”

Haber Önerisi: Çöpe Gitmedi, Yuva Oldu: Streç Film ve Eski Kıyafetlerle Hayat Kurtardılar

Kaynak: Saliha Kara

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.