Balkanlar’daki Osmanlı Mirası İçin Yeni Adım: İki Tarihi Cami Yeniden Ayağa Kalkıyor
Balkanlar’daki Osmanlı Mirası İçin Yeni Adım: İki Tarihi Cami Yeniden Ayağa Kalkıyor
Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında imzalanan protokolle Üsküp Hacı Balaban Camisi ve Kalkandelen Alaca Camisi restore edilecek.
Haber Giriş Tarihi: 23.01.2026 15:00
Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2026 15:00
Kaynak:
DHA
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İslam Dini Birliği arasında, Balkanlar’daki Osmanlı vakıf eserlerinin korunmasına yönelik önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında, Üsküp’te bulunan Hacı Balaban Camisi ile Kalkandelen’de yer alan Alaca Camisinin restorasyon çalışmaları gerçekleştirilecek.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen programa, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İslam Dini Birliği Başkanı Şakir Fetai başkanlığındaki heyet katıldı. Heyette Genel Sekreter İrsal Yakupi, Vakıflar Dairesi Müdürü Fehmi Ebibi, Türkiye Koordinatörü Nizam Reşit, Diyaspora Koordinatörü Mafiz Rüstemi, Kalkandelen Müftüsü Selver Cemaili, İştip Müftüsü Nasir Recepi ve Manastır Müftüsü Hamit Rasimi yer aldı. Türk tarafında ise Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Aran, Dış İlişkiler Daire Başkanı Kadir Kantekin ve ilgili uzmanlar hazır bulundu.
İmzalanan protokol ile Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve bulundukları şehirlerin hem dini hem de kültürel kimliğinde önemli yer tutan iki tarihi caminin aslına uygun şekilde restore edilmesi hedefleniyor. Uzman ekiplerce yürütülecek çalışmalarla yapıların mimari özellikleri korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
“Ecdat yadigârı eserleri yaşatmak boynumuzun borcu”
Protokolün ardından değerlendirmelerde bulunan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, vakıf kültürünün yalnızca Türkiye sınırlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Aksu, “Türkiye Cumhuriyeti’nde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında yer alan ecdat yadigârı vakıf eserlerinin korunması ve ihya edilmesine büyük önem veriyoruz. Osmanlı geleneği olan her bir vakfiyeyi yaşatmak, bu mirası unutturmamak bizlerin boynunun borcudur” dedi.
Aksu, Kuzey Makedonya’nın Türkiye açısından gönül coğrafyasının önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon doğrultusunda ve Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un destekleriyle, geçtiğimiz yıllarda Kuzey Makedonya’da üç vakıf eserinin restorasyonunu tamamladık. Bugün de iki önemli eseri daha ayağa kaldırmak için bu protokolü imzaladık. Hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Osmanlı mirası Balkanlar’da yaşatılıyor
Restorasyonu planlanan Hacı Balaban Camisi ve Alaca Camisi, Osmanlı mimarisinin Balkanlar’daki en dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. Yapıların restore edilmesiyle birlikte, bölgedeki kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmasının yanı sıra inanç turizmine de önemli bir ivme kazandırılması hedefleniyor.
Uzmanlar, bu tür iş birliklerinin sadece yapıların fiziki olarak korunması değil, aynı zamanda ortak tarih ve kültürel bağların güçlendirilmesi açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Editör Notu
Bu haber, yalnızca iki caminin restorasyonunu anlatmıyor; Türkiye’nin kültürel hafızaya bakışını ve sınırların ötesine uzanan sorumluluk anlayışını da gözler önüne seriyor. Osmanlı coğrafyasında yer alan vakıf eserleri, bulundukları şehirlerin sadece mimari dokusunu değil, ortak tarih bilincini de ayakta tutuyor. Üsküp’teki Hacı Balaban Camisi ile Kalkandelen’deki Alaca Camisi için imzalanan bu protokolü bu yüzden sıradan bir restorasyon anlaşması olarak görmüyorum.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün son yıllarda Balkanlar’da yürüttüğü çalışmalar, kültürel diplomasinin en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu tür adımlar, geçmişle bağ kurmanın romantik bir söylemden ibaret olmadığını; planlama, kaynak ve irade gerektiren ciddi bir kamu politikası olduğunu gösteriyor. Sinan Aksu’nun açıklamalarında altını çizdiği “vakfiye geleneğini yaşatma” vurgusu da bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Balkanlar’daki Osmanlı Mirası İçin Yeni Adım: İki Tarihi Cami Yeniden Ayağa Kalkıyor
Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında imzalanan protokolle Üsküp Hacı Balaban Camisi ve Kalkandelen Alaca Camisi restore edilecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İslam Dini Birliği arasında, Balkanlar’daki Osmanlı vakıf eserlerinin korunmasına yönelik önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında, Üsküp’te bulunan Hacı Balaban Camisi ile Kalkandelen’de yer alan Alaca Camisinin restorasyon çalışmaları gerçekleştirilecek.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen programa, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İslam Dini Birliği Başkanı Şakir Fetai başkanlığındaki heyet katıldı. Heyette Genel Sekreter İrsal Yakupi, Vakıflar Dairesi Müdürü Fehmi Ebibi, Türkiye Koordinatörü Nizam Reşit, Diyaspora Koordinatörü Mafiz Rüstemi, Kalkandelen Müftüsü Selver Cemaili, İştip Müftüsü Nasir Recepi ve Manastır Müftüsü Hamit Rasimi yer aldı. Türk tarafında ise Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Aran, Dış İlişkiler Daire Başkanı Kadir Kantekin ve ilgili uzmanlar hazır bulundu.
İmzalanan protokol ile Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve bulundukları şehirlerin hem dini hem de kültürel kimliğinde önemli yer tutan iki tarihi caminin aslına uygun şekilde restore edilmesi hedefleniyor. Uzman ekiplerce yürütülecek çalışmalarla yapıların mimari özellikleri korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
“Ecdat yadigârı eserleri yaşatmak boynumuzun borcu”
Protokolün ardından değerlendirmelerde bulunan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, vakıf kültürünün yalnızca Türkiye sınırlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Aksu, “Türkiye Cumhuriyeti’nde olduğu gibi Osmanlı coğrafyasında yer alan ecdat yadigârı vakıf eserlerinin korunması ve ihya edilmesine büyük önem veriyoruz. Osmanlı geleneği olan her bir vakfiyeyi yaşatmak, bu mirası unutturmamak bizlerin boynunun borcudur” dedi.
Aksu, Kuzey Makedonya’nın Türkiye açısından gönül coğrafyasının önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon doğrultusunda ve Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un destekleriyle, geçtiğimiz yıllarda Kuzey Makedonya’da üç vakıf eserinin restorasyonunu tamamladık. Bugün de iki önemli eseri daha ayağa kaldırmak için bu protokolü imzaladık. Hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Osmanlı mirası Balkanlar’da yaşatılıyor
Restorasyonu planlanan Hacı Balaban Camisi ve Alaca Camisi, Osmanlı mimarisinin Balkanlar’daki en dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. Yapıların restore edilmesiyle birlikte, bölgedeki kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmasının yanı sıra inanç turizmine de önemli bir ivme kazandırılması hedefleniyor.
Uzmanlar, bu tür iş birliklerinin sadece yapıların fiziki olarak korunması değil, aynı zamanda ortak tarih ve kültürel bağların güçlendirilmesi açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Editör Notu
Bu haber, yalnızca iki caminin restorasyonunu anlatmıyor; Türkiye’nin kültürel hafızaya bakışını ve sınırların ötesine uzanan sorumluluk anlayışını da gözler önüne seriyor. Osmanlı coğrafyasında yer alan vakıf eserleri, bulundukları şehirlerin sadece mimari dokusunu değil, ortak tarih bilincini de ayakta tutuyor. Üsküp’teki Hacı Balaban Camisi ile Kalkandelen’deki Alaca Camisi için imzalanan bu protokolü bu yüzden sıradan bir restorasyon anlaşması olarak görmüyorum.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün son yıllarda Balkanlar’da yürüttüğü çalışmalar, kültürel diplomasinin en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu tür adımlar, geçmişle bağ kurmanın romantik bir söylemden ibaret olmadığını; planlama, kaynak ve irade gerektiren ciddi bir kamu politikası olduğunu gösteriyor. Sinan Aksu’nun açıklamalarında altını çizdiği “vakfiye geleneğini yaşatma” vurgusu da bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Haber Önerisi: Mavi Yaka Türkiye: Geleceği Taşıyan Ama Umudu Azalan Sınıf
Kaynak: DHA