Ankara’da antikacı Hakan Şehri, 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze ulaşan nadir eserleri dükkânında sergileyerek geçmişle bugün arasında bağ kuruyor.
Haber Giriş Tarihi: 07.02.2026 11:20
Haber Güncellenme Tarihi: 07.02.2026 11:20
Kaynak:
Saliha Kara
Ankara’da yaşayan 55 yaşındaki antikacı Hakan Şehri, 13 yıldır sürdürdüğü antikacılık serüveninde özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan kalan tarihi eserleri bir araya getirerek dikkat çekici bir koleksiyon oluşturdu. Şehri, yıllar boyunca titizlikle topladığı savaş dönemine ait objeleri dükkânında sergileyerek hem tarih meraklılarını hem de koleksiyoncuları geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Dükkânda sergilenen eserlerin büyük bölümünün orijinalliğini koruduğunu belirten Şehri, bu objelerin yalnızca maddi değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir değer taşıdığını vurguladı. Askeri ekipmanlardan gündelik yaşama dair parçalara kadar uzanan koleksiyon, 2. Dünya Savaşı’nın askeri ve sosyal yönünü gözler önüne seriyor.
Savaş koleksiyonuna özellikle tarih tutkunlarının yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Şehri, “Bu eserler savaşın izlerini taşıyan çok önemli tarihi belgeler niteliğinde. Amacım sadece sergilemek değil; geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmak ve tarihin canlı kalmasını sağlamak” dedi.
“Bu bir sevda”
Antikacılığa merakla başladığını ve yaklaşık 13 yıldır bu işi profesyonel olarak sürdürdüğünü anlatan Şehri, antikacılığı bir tutku olarak tanımladı. Şehri, “Yaklaşık 13 yıldır profesyonel antikacıyım. Burası olduğu gibi başka şubelerimiz de var. Avrupa’dan ve Türkiye’den antika toplayıp antika severlere ulaştırıyoruz. Bu bir sevda. İnsan ister istemez bu işin içine giriyor. Zamanla öğrendikçe daha fazlasını öğrenme ihtiyacı duyuyorsunuz. Bir noktadan sonra topladıklarımız kaldırılamaz hale geldi ve dükkân açtık. Başarılı olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.
“Antika konusunda Avrupa’nın gerisindeyiz”
Türkiye’de antikacılık kültürünün henüz istenilen seviyede olmadığını ifade eden Şehri, bilginin bu meslekte en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. Şehri, “Eskiyle ilgili çok geniş bir bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Bilgi varsa değer vardır. Avrupa’ya göre antika konusunda çok aşağılardayız. Orada bu bir kültür. İnsanlar antikaları gelecek nesillere taşımaya çalışmış. Bizde ise insanlar uzun yıllar sadece yaşam mücadelesi vermiş” dedi.
“Antikacının da hayalleri bitmez”
Antikacılığın sabır ve emek gerektirdiğini vurgulayan Şehri, bu alana ilgi duyanlara da tavsiyelerde bulundu. Şehri, “Bu işe girmek isteyenlerin önce gönül vermesi, birilerinin yanında öğrenmesi lazım. Bir anda hiçbir şey olmuyor. Antikacılık çok zevkli ve insanı mutlu eden bir iş. Antikacının da, bu işi sevenin de hayalleri var. İki tane bulunmaz parça bulduğunuzda yaşadığınız mutluluğu anlatmak zor” ifadelerini kullandı.
Editör Notu
Bu haber, antikacılığın yalnızca ticari bir faaliyet değil; geçmişi bugüne taşıyan bir hafıza işi olduğunu gösteriyor. Hakan Şehri’nin koleksiyonu, 2. Dünya Savaşı’nın soğuk rakamlar ve tarih kitapları dışında, somut izlerle de anlaşılabileceğini hatırlatıyor. Bu tür kişisel çabalar, toplumsal hafızanın korunması açısından büyük önem taşıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
2. Dünya Savaşı’nın İzleri Bu Dükkânda Yaşıyor
Ankara’da antikacı Hakan Şehri, 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze ulaşan nadir eserleri dükkânında sergileyerek geçmişle bugün arasında bağ kuruyor.
Ankara’da yaşayan 55 yaşındaki antikacı Hakan Şehri, 13 yıldır sürdürdüğü antikacılık serüveninde özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan kalan tarihi eserleri bir araya getirerek dikkat çekici bir koleksiyon oluşturdu. Şehri, yıllar boyunca titizlikle topladığı savaş dönemine ait objeleri dükkânında sergileyerek hem tarih meraklılarını hem de koleksiyoncuları geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Dükkânda sergilenen eserlerin büyük bölümünün orijinalliğini koruduğunu belirten Şehri, bu objelerin yalnızca maddi değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir değer taşıdığını vurguladı. Askeri ekipmanlardan gündelik yaşama dair parçalara kadar uzanan koleksiyon, 2. Dünya Savaşı’nın askeri ve sosyal yönünü gözler önüne seriyor.
Savaş koleksiyonuna özellikle tarih tutkunlarının yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Şehri, “Bu eserler savaşın izlerini taşıyan çok önemli tarihi belgeler niteliğinde. Amacım sadece sergilemek değil; geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmak ve tarihin canlı kalmasını sağlamak” dedi.
“Bu bir sevda”
Antikacılığa merakla başladığını ve yaklaşık 13 yıldır bu işi profesyonel olarak sürdürdüğünü anlatan Şehri, antikacılığı bir tutku olarak tanımladı. Şehri, “Yaklaşık 13 yıldır profesyonel antikacıyım. Burası olduğu gibi başka şubelerimiz de var. Avrupa’dan ve Türkiye’den antika toplayıp antika severlere ulaştırıyoruz. Bu bir sevda. İnsan ister istemez bu işin içine giriyor. Zamanla öğrendikçe daha fazlasını öğrenme ihtiyacı duyuyorsunuz. Bir noktadan sonra topladıklarımız kaldırılamaz hale geldi ve dükkân açtık. Başarılı olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.
“Antika konusunda Avrupa’nın gerisindeyiz”
Türkiye’de antikacılık kültürünün henüz istenilen seviyede olmadığını ifade eden Şehri, bilginin bu meslekte en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. Şehri, “Eskiyle ilgili çok geniş bir bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Bilgi varsa değer vardır. Avrupa’ya göre antika konusunda çok aşağılardayız. Orada bu bir kültür. İnsanlar antikaları gelecek nesillere taşımaya çalışmış. Bizde ise insanlar uzun yıllar sadece yaşam mücadelesi vermiş” dedi.
“Antikacının da hayalleri bitmez”
Antikacılığın sabır ve emek gerektirdiğini vurgulayan Şehri, bu alana ilgi duyanlara da tavsiyelerde bulundu. Şehri, “Bu işe girmek isteyenlerin önce gönül vermesi, birilerinin yanında öğrenmesi lazım. Bir anda hiçbir şey olmuyor. Antikacılık çok zevkli ve insanı mutlu eden bir iş. Antikacının da, bu işi sevenin de hayalleri var. İki tane bulunmaz parça bulduğunuzda yaşadığınız mutluluğu anlatmak zor” ifadelerini kullandı.
Editör Notu
Bu haber, antikacılığın yalnızca ticari bir faaliyet değil; geçmişi bugüne taşıyan bir hafıza işi olduğunu gösteriyor. Hakan Şehri’nin koleksiyonu, 2. Dünya Savaşı’nın soğuk rakamlar ve tarih kitapları dışında, somut izlerle de anlaşılabileceğini hatırlatıyor. Bu tür kişisel çabalar, toplumsal hafızanın korunması açısından büyük önem taşıyor.
Haber Önerisi: Yalancı Bahar Bitti, Gerçek Kış Başladı: Termometreler -17'yi Gördü
Kaynak: İHA