Kaybolanların Edebî Envanteri: “Kayda Geçen Kayıplar” Türkçede
Kaybolanların Edebî Envanteri: “Kayda Geçen Kayıplar” Türkçede
2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü sahibi Judith Schalansky’nin kaybolmuş coğrafyaları ve kültürel mirası odağına alan eseri Kayda Geçen Kayıplar, ocak ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.
Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 06:00
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 06:00
Muhabir:
Saliha Kara
Alman edebiyatının çağdaş ve özgün seslerinden Judith Schalansky’nin 2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü’ne layık görülen eseri Kayda Geçen Kayıplar, ocak ayında Can Yayınları tarafından Türkçede yayımlanıyor. Bellek, unutuş ve yok oluş kavramlarını edebiyat ile tarih yazımı arasındaki sınırda ele alan kitap, kaybolan şeylerden geriye kalan izleri metinsel bir envanter halinde yeniden kuruyor.
Anlatı türündeki eser, kayıp coğrafyalar, yok olan türler, yıkılmış yapılar ve tarihin tozlu sayfalarında silinmiş kültürel miraslar üzerinden insanlığın hafızasını sorguluyor. Schalansky, akademik bir çalışmayı andıran titiz araştırmalarını edebî bir duyarlılıkla birleştirerek, yok oluşun hüznü ile hatırlamanın direncini aynı metinde buluşturuyor.
Kitapta yer alan örnekler, kaybın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve kültürel bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor. Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen Tuanaki Adası, nesli tükenen Hazar kaplanı, Sappho’nun günümüze ulaşmayan aşk şiirleri, Roma’da inşa edilip yok olan Villa Sacchetti, yangında kaybolan Caspar David Friedrich tablosu Griefswald Limanı ve artık “kayıp film” olarak anılan Mavili Çocuk, bu envanterin dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
Schalansky’nin anlatısı, yalnızca kayıpları sıralamakla yetinmiyor; bu kayıpların insanlık belleğinde nasıl yaşamaya devam ettiğini de araştırıyor. Demokratik Alman Cumhuriyeti döneminde Berlin’de inşa edilen ve 2000’li yılların başında yıkılan Cumhuriyet Sarayı, Mani’nin kayıp kutsal kitapları ya da Von Behr Sarayı’nın külleriyle yeni evlerin inşa edilmesi gibi örnekler, belleğin maddi kalıntılar üzerinden nasıl dönüştüğünü gösteriyor.
Toplam 12 bölümden oluşan Kayda Geçen Kayıplar, tarihsel belgelerle edebî sezgiyi yan yana getirerek, okuru klasik tarih anlatısının dışına çıkarıyor. Kitap, kaybolan şeylerin kaydının tutulmasının aslında insanlığın kendini hatırlama çabası olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle eser, hem edebiyat okurları hem de kültürel hafıza üzerine düşünenler için güçlü bir referans niteliği taşıyor.
Ayça Sabuncuoğlu’nun Türkçeye kazandırdığı eser, Can Yayınları’nın Çağdaş dizisinden raflardaki yerini alırken, okuru yok oluşun sessiz ama derin izleriyle yüzleşmeye davet ediyor.
Editör Notu
Kayda Geçen Kayıplar, yalnızca kaybolmuş nesnelerin ya da mekânların anlatısı değil; insanlığın neyi hatırlamayı seçtiği, neyi gözden çıkardığı üzerine güçlü bir edebî düşünme alanı açıyor. Schalansky’nin metni, edebiyatın arşiv tutma gücünü hatırlatırken, yok oluşun da yazıyla direnç kazanabileceğini gösteriyor. Bu kitap, belleğin kırılganlığıyla ilgilenen herkes için kalıcı bir durak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kaybolanların Edebî Envanteri: “Kayda Geçen Kayıplar” Türkçede
2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü sahibi Judith Schalansky’nin kaybolmuş coğrafyaları ve kültürel mirası odağına alan eseri Kayda Geçen Kayıplar, ocak ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.
Alman edebiyatının çağdaş ve özgün seslerinden Judith Schalansky’nin 2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü’ne layık görülen eseri Kayda Geçen Kayıplar, ocak ayında Can Yayınları tarafından Türkçede yayımlanıyor. Bellek, unutuş ve yok oluş kavramlarını edebiyat ile tarih yazımı arasındaki sınırda ele alan kitap, kaybolan şeylerden geriye kalan izleri metinsel bir envanter halinde yeniden kuruyor.
Anlatı türündeki eser, kayıp coğrafyalar, yok olan türler, yıkılmış yapılar ve tarihin tozlu sayfalarında silinmiş kültürel miraslar üzerinden insanlığın hafızasını sorguluyor. Schalansky, akademik bir çalışmayı andıran titiz araştırmalarını edebî bir duyarlılıkla birleştirerek, yok oluşun hüznü ile hatırlamanın direncini aynı metinde buluşturuyor.
Kitapta yer alan örnekler, kaybın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve kültürel bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor. Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen Tuanaki Adası, nesli tükenen Hazar kaplanı, Sappho’nun günümüze ulaşmayan aşk şiirleri, Roma’da inşa edilip yok olan Villa Sacchetti, yangında kaybolan Caspar David Friedrich tablosu Griefswald Limanı ve artık “kayıp film” olarak anılan Mavili Çocuk, bu envanterin dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
Schalansky’nin anlatısı, yalnızca kayıpları sıralamakla yetinmiyor; bu kayıpların insanlık belleğinde nasıl yaşamaya devam ettiğini de araştırıyor. Demokratik Alman Cumhuriyeti döneminde Berlin’de inşa edilen ve 2000’li yılların başında yıkılan Cumhuriyet Sarayı, Mani’nin kayıp kutsal kitapları ya da Von Behr Sarayı’nın külleriyle yeni evlerin inşa edilmesi gibi örnekler, belleğin maddi kalıntılar üzerinden nasıl dönüştüğünü gösteriyor.
Toplam 12 bölümden oluşan Kayda Geçen Kayıplar, tarihsel belgelerle edebî sezgiyi yan yana getirerek, okuru klasik tarih anlatısının dışına çıkarıyor. Kitap, kaybolan şeylerin kaydının tutulmasının aslında insanlığın kendini hatırlama çabası olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle eser, hem edebiyat okurları hem de kültürel hafıza üzerine düşünenler için güçlü bir referans niteliği taşıyor.
Ayça Sabuncuoğlu’nun Türkçeye kazandırdığı eser, Can Yayınları’nın Çağdaş dizisinden raflardaki yerini alırken, okuru yok oluşun sessiz ama derin izleriyle yüzleşmeye davet ediyor.
Editör Notu
Kayda Geçen Kayıplar, yalnızca kaybolmuş nesnelerin ya da mekânların anlatısı değil; insanlığın neyi hatırlamayı seçtiği, neyi gözden çıkardığı üzerine güçlü bir edebî düşünme alanı açıyor. Schalansky’nin metni, edebiyatın arşiv tutma gücünü hatırlatırken, yok oluşun da yazıyla direnç kazanabileceğini gösteriyor. Bu kitap, belleğin kırılganlığıyla ilgilenen herkes için kalıcı bir durak.
Haber Önerisi: İspanya Hakkında Büyük Olasılıkla Bilmediğiniz 7 Şaşırtıcı Gerçek
Kaynak: Faselis