Musluklardan Çamur Akabilir! İzmir'in Ana Su Deposu Tahtalı'da Kritik Eşik
Ege’nin incisi İzmir, tarihinin en kurak dönemlerinden birini yaşarken, şehrin en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’ndan endişe verici haberler gelmeye devam ediyor. Menderes ilçesinde bulunan ve kentin su ihtiyacının çok büyük bir kısmını tek başına sırtlayan barajda, son günlerde etkili olan sağanak yağışlar sadece "can suyu" olabildi. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) verilerine göre, 30 Aralık’ta %0,13 ile adeta dibi gören doluluk oranı, yağışların ardından bugün itibarıyla ancak %1 seviyesine yükselebildi. Bu rakam, kentin su rezervlerinin hala uçurumun kenarında olduğunu kanıtlıyor.
Geçen Yılın Çok Gerisinde: "Beyaz Esaret" Suya Dönüşmedi
Rakamlar karşılaştırıldığında durumun vahameti daha net ortaya çıkıyor. Geçen yılın aynı döneminde %12,39 olan Tahtalı Barajı doluluk oranı, bu yıl sadece %1 seviyesinde kaldı. Bu, su rezervlerinde %90’dan fazla bir kayıp anlamına geliyor. Ağustos ayından bu yana uygulanan 5 saatlik dönüşümlü su kesintilerine rağmen, buharlaşma ve yetersiz yağışlar barajdaki suyun geri kazanılmasını imkansız hale getirdi. Kentin diğer barajlarında da durum pek iç açıcı değil; Balçova ve Gördes barajları yağışlara hiçbir tepki vermezken, seviyelerin değişmediği bildirildi.
İzmir Barajlarında Son Durum (13 Ocak 2026)
Baraj Adı
Doluluk Oranı (%)
Durum
Güzelhisar
41,75
Orta Seviye
Ürkmez
7,33
Kritik
Alaçatı Kutlu Aktaş
4,81
Çok Kritik
Tahtalı
1,00
Dip Seviye
Balçova
Değişim Yok
Kuruma Noktası
5 Saatlik Kesintiler Kalıcı mı Olacak?
İZSU yetkilileri, su kaynaklarının sürdürülebilirliği için 6 Ağustos'ta başlatılan planlı kesintilerin devam edeceğini belirtiyor. Sağanak yağışların baraj havzalarına düşmesi sevindirici olsa da, toprağın aşırı kurak olması nedeniyle suyun büyük kısmının baraja ulaşmadan emildiği ifade ediliyor. Uzmanlar, İzmir halkını su tüketimi konusunda "maksimum tasarruf" moduna geçmeye çağırıyor. Barajlardaki suyun sadece içme suyu değil, aynı zamanda şehrin hijyeni ve ekosistemi için de hayati önemde olduğu vurgulanıyor.
EDİTÖRÜN NOTU: MUSLUKTAN AKAN HER DAMLA ALTIN DEĞERİNDE
"Açıkçası %0,13’ten %1’e çıkışı 'artış' olarak kutlamak, aslında içinde bulunduğumuz çaresizliğin bir özeti. İzmir gibi bir metropolün ana su kaynağının %1 seviyesinde olması, modern bir kentin kabusu demektir. Bence bu veriler, sadece belediyenin veya İZSU’nun değil, her bir İzmirli’nin evinde, mutfağında ve banyosunda bir 'seferberlik' başlatması gerektiğini söylüyor. Yağmurlar yağsa da toprak o kadar susuz ki, barajlara sıra gelmiyor. HaberXR ekibi olarak hatırlatıyoruz; bugün tasarruf etmediğimiz her damla, yarın boş kalan bir musluk olarak karşımıza çıkacak. İzmir’in bu susuzluk imtihanından çıkması için kar yağışlarının ve istikrarlı yağmurların baraj havzalarını doldurmasını beklemekten başka çare görünmüyor."
HABER ÖNERİSİ: Epsom Tuzu Nedir, Ne İşe Yarar? Kas Ağrısından Strese Etkileri