#Muğla

HaberXR - Muğla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muğla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2 Yaşında Başlayan Serüven! Baba Antrenör ve Milli Kızlarının "Zoru Başaran" Hikayesi Haber

2 Yaşında Başlayan Serüven! Baba Antrenör ve Milli Kızlarının "Zoru Başaran" Hikayesi

Muğla’nın turistik ilçesi Marmaris, sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını, sporun en sert ve disiplinli branşlarından biri olan kick boks ile dünyaya haykırıyor. Kick Boks Milli Takım Antrenörü ve Milli Hakem Terkan Ercan’ın kızları Alya (14) ve Hira (16), henüz oyun çağındayken başladıkları bu sporda bugün Türkiye’nin en büyük madalya umutlarından biri haline geldi. Henüz 2 yaşında, babalarının salonunda minderle tanışan kız kardeşler, bugüne kadar Avrupa ve dünya ikinciliği gibi dev başarıları Marmaris’e kazandırdı. Ancak onların hikayesinde "ikincilik" sadece bir basamak; asıl hedef Mayıs ayında düzenlenecek olan Dünya Kupası’nda kürsünün en üst basamağına çıkmak. Günde İki Saat Antrenman, Tek Bir Hedef: Dünya Birinciliği 9’uncu sınıf öğrencisi Alya Ercan ve 11’inci sınıf öğrencisi ablası Hira Ercan, okuldan çıkar çıkmaz soluğu antrenman salonunda alıyor. Akranları sosyal medyada vakit geçirirken, onlar her gün en az 2-3 saat boyunca babalarının disiplinli programı eşliğinde ter döküyor. 2024 yılında dünya ikinciliği elde eden Hira, ileride babası gibi bir antrenör olmayı hayal ederken; Avrupa şampiyonluğu ve dünya ikinciliği madalyalarını boynunda taşıyan Alya, özellikle hemcinslerine sesleniyor. Alya, "Kızların kendilerini korumaları için bu spor çok önemli" diyerek kick boksun sadece bir müsabaka değil, bir savunma sanatı olduğunun altını çiziyor. "Disiplin Varsa Mekanın Önemi Yok" Kızlarının hem babası hem de antrenörü olan Terkan Ercan, başarının tesadüf olmadığını, 12 ay boyunca süren kesintisiz bir çalışma programına dayandığını belirtiyor. Büyük şehirlerin imkanlarıyla mücadele etmenin zorluklarına değinen Ercan, Marmaris gibi butik bir bölgeden dünya şampiyonları çıkarmanın formülünü şu sözlerle özetliyor: "Disiplinli çalıştıktan sonra yerin ve mekanın önemi yok. Biz zoru başarmayı seviyoruz." Daha önce dünya ikinciliği ve üçüncülüğü tattıklarını ifade eden tecrübeli antrenör, şimdi tüm mesailerini eksik kalan tek madalyayı, yani "altın"ı almak için harcadıklarını vurguluyor. Mayıs Ayı Marmaris İçin Milat Olacak Önlerindeki en büyük sınav olan Mayıs ayındaki Dünya Kupası için vites yükselten Ercan kardeşler, sadece kendileri için değil, Marmaris ve Türkiye için ringe çıkacak. Farklı ülkelerden gelen onlarca güçlü rakiple mücadele edecek olan milli kardeşler, teknik kapasiteleri ve babalarından aldıkları taktiksel zekayla şampiyonluk kupasını Türkiye’ye getirmekte kararlı. Marmaris’in sessiz sokaklarından çıkan bu güçlü yumruklar, Mayıs ayında tüm dünyanın dikkatini Muğla’ya çekecek gibi görünüyor. EDİTÖRÜN NOTU: BİR BABA, İKİ EVLAT VE KIRILAN TABULAR "Açıkçası bir babanın iki kızını 2 yaşından itibaren böylesine disiplinli bir spora yönlendirmesi ve onlarla birer şampiyon gibi çalışması her türlü takdirin üzerinde. Marmaris gibi bir yerden 'Büyük şehirlerle mücadele ediyoruz' diyerek dünya ikincilikleri çıkarmak, imkansızlıkların arkasına sığınanlar için harika bir ders niteliğinde. Bence Alya'nın 'kendimizi korumak için kızlar bu sporu yapmalı' çağrısı, günümüz dünyasında çok kıymetli. HaberXR ekibi olarak, Ercan ailesinin o küçücük salondan dünyaya kafa tutan azmini ayakta alkışlıyoruz. Mayıs ayında o kupanın Marmaris Kalesi'nde dalgalanacağından şüphemiz yok. Başarılar kızlar!" HABER ÖNERİSİ: Karaciğerden bağışıklığa: Deve dikeni neden bu kadar konuşuluyor?

Yaralı 'Atlas' Akdeniz'i Nasıl Fethetti? Haber

Yaralı 'Atlas' Akdeniz'i Nasıl Fethetti?

Muğla’nın Ortaca ilçesindeki dünyaca ünlü İztuzu Plajı, Deniz Kaplumbağası Araştırma Kurtarma Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) sayesinde deniz kaplumbağaları için bir "ikinci şans" kapısı olmaya devam ediyor. Bu kapıdan geçen son kahraman ise "Atlas" isimli caretta caretta oldu. 2025 yılında yaralı halde bulunan ve yaklaşık 45-50 yaşlarında olduğu tahmin edilen bu dev kaplumbağa, zorlu bir tedavi süreci geçirdi. Hayatta kalabilmesi için sol arka yüzgeci ampute edilmek zorunda kalındı. Bir uzvunu kaybetmesi, onun doğaya dönüşüne engel olmadı. DEKAMER ekipleri, Atlas’ın sırtına bir uydu takip cihazı yerleştirerek onu 9 Ağustos 2025 tarihinde mavi sulara bıraktı. İşte o andan itibaren, bilim insanlarını ve doğaseverleri şaşırtan muazzam bir yolculuk başladı. 5 Ayda 4 Bin 956 Kilometre! Denize kavuştuğu andan itibaren hiç durmadan yüzen Atlas, engelini adeta unuttu. Uydu verilerine göre, ampute yüzgecine rağmen sadece 5 ay içinde tam 4 bin 956 kilometre yol katetti. Bu mesafe, bir deniz canlısının yaşama tutunma azminin en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti. Atlas'ın sırtındaki vericiden gelen sinyaller, onun rotasını anbean haritaya işledi. Bu canlı harita, internet üzerinden paylaşıldığında rekor bir ilgiyle karşılaştı; tam 2 milyon kişi, Atlas’ın Akdeniz’deki bu destansı göçünü ekranlarından takip etti. İztuzu'ndan Çıktı, Tunus'a Ulaştı DEKAMER tarafından yapılan teknik analizde, Atlas’ın izlediği rota detaylandırıldı. Türkiye kıyılarından ayrıldıktan sonra Girit Adası ve Girit Denizi üzerinden açık denizlere açılan Atlas, rotasını Orta Akdeniz’e çevirdi. Libya kıyı şeridi boyunca batıya doğru ilerleyen cesur gezgin, son olarak Tunus’un Gabes Körfezi açıklarında sinyal verdi. Bilim İçin Büyük Veri: Denizleri Nasıl Kullanıyorlar? DEKAMER yetkilileri, Atlas’ın yolculuğunun sadece duygusal bir başarı hikayesi olmadığını, aynı zamanda bilimsel açıdan altın değerinde veriler sunduğunu belirtti. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Atlas’ın verileri, kaplumbağaların denizel alanları nasıl kullandığını ve Akdeniz içindeki hareketliliğini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalar, göç rotalarını, beslenme ve yaşam alanlarını anlamamızı sağlarken, denizlerin korunmasına yönelik stratejiler geliştirmemize de olanak tanıyor." 45 yaşındaki "ihtiyar delikanlı" Atlas, şimdi Tunus açıklarında, eksik bir yüzgeçle bile okyanusların aşılabileceğini tüm dünyaya kanıtlamanın gururuyla yüzmeye devam ediyor. EDİTÖRÜN NOTU: DOĞA ASLA PES ETMEZ "Açıkçası bir insan bacağını kaybetse aylarca rehabilitasyon görür, psikolojik destek alır. Ancak doğada 'yas tutmak' diye bir şey yok; sadece 'devam etmek' var. Atlas'ın hikayesi, yaşama içgüdüsünün ne kadar güçlü olduğunun bir manifestosu gibi. Sol yüzgeci yok ama 5 bin kilometrelik bir iradesi var. 2 milyon insanın bir kaplumbağanın rotasını izlemesi ise hepimizin içindeki o 'özgürlük' ve 'keşfetme' arzusuna dokunuyor. Atlas bize şunu fısıldıyor: Şartlar ne olursa olsun, yüzmeye devam et. Yolun açık olsun Atlas, sinyallerini takipteyiz!" HABER ÖNERİSİ: Sivas'ta Sıcak ve Soğuğun İnanılmaz Savaşı: Altınkale Buz Tuttu

Marmarisli Öğrencilerden Yapay Zeka Şovu: Antik Kentler Canlandı! Haber

Marmarisli Öğrencilerden Yapay Zeka Şovu: Antik Kentler Canlandı!

Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Evren Paşa Ortaokulu, eğitimde ezber bozan bir projeye imza attı. "Geçmişin Kodları-TeknoAntik" adı verilen proje, kültürel mirası koruma bilincini 21. yüzyılın en güçlü teknolojisi olan yapay zeka ile harmanladı. Proje kapsamında öğrenciler, sadece kitaplardan okumakla kalmayıp, antik kentlerde bizzat saha çalışması yaparak tarihi dokuyu yerinde inceledi. Dersler Arası Müthiş İş Birliği: STEAM Örneği Projenin başarısının arkasında, farklı derslerin entegre edildiği disiplinler arası bir çalışma modeli yatıyor. Öğrenciler adeta birer arkeolog ve mühendis gibi çalıştı: Matematik Dersi: Antik yapıların kalıntıları üzerinde geometrik ölçümler yapıldı, ölçeklendirmeler hesaplandı. Bilişim Teknolojileri: Matematik dersinde elde edilen veriler, yapay zeka algoritmalarına girildi. Öğrenciler, "Bu yapı yüzyıllar önce nasıldı?" sorusuna yapay zeka destekli görsellerle yanıt verdi ve eserleri dijital ortamda restore etti. Türkçe Dersi: Görsel olarak ayağa kaldırılan bu eserlerin hikayesi eksik kalmadı. Öğrenciler, ortaya çıkan dijital içerikleri yaratıcı yazarlık teknikleriyle hikayeleştirdi ve tarihe edebi bir ruh kattı. Tarih, teknoloji ve anlatım sanatının bu güçlü birleşimi, öğrencilerin öğrenme sürecini interaktif bir maceraya dönüştürdü. Marmaris Kalesi'ndeki Tanıtım Sosyal Medyayı Salladı Projenin finali ise en az süreci kadar etkileyici oldu. Marmaris Kalesi Müzesi’nin büyüleyici atmosferinde çekilen tanıtım videosu, projenin vitrini oldu. Videoda, öğrencilerin yapay zeka ile canlandırdığı eserlerin "öncesi ve sonrası" görüntüleri, tarihi mekanın dokusuyla birleştirildi. Sosyal medyada paylaşılan bu video, kısa sürede binlerce beğeni ve paylaşım alarak viral hale geldi. İzleyiciler, ortaokul seviyesindeki öğrencilerin yapay zeka teknolojisini bu denli yetkin ve faydalı bir amaç için kullanmasına övgüler yağdırdı. "TeknoAntik", sadece bir okul projesi olmanın ötesine geçerek, dijital müzecilik ve kültürel mirasın korunması konusunda farkındalık yaratan bir sosyal sorumluluk hareketine dönüştü. EDİTÖRÜN NOTU: Z KUŞAĞINA "ESKİ KÖYE YENİ ADET" YAKIŞIYOR "Açıkçası bizler antik kentleri gezerken 'Acaba burası eskiden neye benziyordu?' diye hayal kurmaya çalışırdık. Şimdiki nesil ise hayal kurmakla yetinmiyor, o hayali yapay zeka ile ekrana yansıtıyor. Evren Paşa Ortaokulu öğrencilerinin yaptığı iş, sadece teknolojik bir başarı değil; aynı zamanda köklerine, tarihine sahip çıkma bilincidir. Matematiği taşlara, teknolojiyi tarihe, Türkçeyi ise geçmişin hikayesine dokuyan bu vizyon, eğitim sistemimizin gitmesi gereken rotayı gösteriyor. Tableti sadece oyun oynamak için değil, tarihi canlandırmak için kullanan o parmaklara sağlık!" HABER ÖNERİSİ: O Astronot Kim? Gizemli Hastalık Nedeniyle 4 Kişi Erken Dönüyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.