Ankara'da Bordro İsyanı: Binlerce Kişi O 3 Şeyi İstedi
Başkent Ankara, 2026 yılının en soğuk günlerinden birini yaşarken, Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki atmosfer oldukça sıcaktı. Türkiye'nin en büyük memur konfederasyonu Memur-Sen, yılın ilk maaşlarının yattığı 15 Ocak gününde, bordrolardaki erimeye ve ücret adaletsizliğine dikkat çekmek için binlerce üyesiyle sokağa indi. Ellerinde "Gelirde Adalet", "Vergi Sabitlensin" dövizleri taşıyan kalabalık, düdük çalarak bakanlık yetkililerine seslerini duyurmaya çalıştı.
"Maliyeciler Bütçeyi Düzeltti, Bizi Unuttu"
Eylemin en dikkat çeken anı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yaptığı basın açıklamasıydı. Hükümetin ekonomi politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunan Yalçın, makroekonomik veriler ile sokağın gerçeğinin uyuşmadığını vurguladı. "Maliyeciler bütçeyi denkleştirdiler, tebrik ediyoruz. Fakat memurun sırtındaki sosyal maliyeti hesaba katmadılar" diyen Yalçın, kamudaki çalışma barışının tehlikede olduğunu savundu.
Aynı İş, Farklı Ücret Çıkmazı
Yalçın’ın konuşmasındaki en can alıcı nokta, kamudaki statü karmaşasıydı. Aynı odada, aynı masada, aynı işi yapan personeller arasında uçurum kadar maaş farkı oluştuğunu belirten Genel Başkan, şu ifadeleri kullandı:
"Zamlı maaşların bile çarpıklığı gideremediğini görüyoruz. Maliyenin bir tarafı öz, diğer tarafı üvey evlat gören sistemi, kurumlarda huzur bırakmadı. İşveren de hakem heyeti de zor olanı seçti. Biz masada uyardık, sahada uyardık, şimdi kapınızda uyarıyoruz: Sosyal maliyet büyüyor, insanlar çileden çıkma noktasına geldi."
İşte Masadaki 3 Kritik Talep
Eylemde atılan sloganlar ve taşınan pankartlar, memurun talebinin sadece "yüzdelik zam" olmadığını, sistemin kökten değişmesi gerektiğini ortaya koydu. Ali Yalçın, hükümetten acil çözüm bekledikleri 3 ana başlığı şöyle sıraladı:
Ücrette Denge: Statü fark etmeksizin aynı işi yapanların maaşlarının eşitlenmesi.
Gelirde Adalet: Vergi dilimi adaletsizliğinin giderilmesi (Vergi ya sabitlensin ya matrah yükselsin).
Çalışma Barışı: Kamuda bozulan huzurun yeniden tesisi.
Eylem, yapılan açıklamanın ardından olaysız bir şekilde sona ererken, gözler şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan gelecek olası bir "reform" cevabına çevrildi.
EDİTÖRÜN NOTU: RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ AMA KARIN DA DOYURMAZ
"Açıkçası bütçe disiplini bir devletin omurgasıdır, buna kimse itiraz edemez. Ancak o omurganın üzerinde duran baş (devlet) ve kollar (memurlar) uyum içinde çalışmazsa sistem felç olur. Ali Yalçın'ın 'Bütçeyi denkleştirdiniz ama sosyal maliyeti unuttunuz' çıkışı, ekonomi yönetiminin ıskaladığı psikolojik eşiği işaret ediyor. Bir öğretmenin, bir hemşirenin veya bir büro memurunun ayın 15'inde bankamatik başında yüzünün gülmemesi, sadece onların değil, hizmet verdikleri vatandaşın da hayat kalitesini düşürür. 'Reform' kelimesi umarız sadece kağıt üzerinde kalmaz; çünkü bordrodaki yangın, Ankara'nın ayazından daha keskin."
HABER ÖNERİSİ: Görenler İnanamadı: O Köy Resmen Kara Gömüldü, Hayat Durdu