"Beni Kurtarın!" – 77 Yaşındaki Hava Teyze'nin Çaresiz Çığlığı
İstanbul Güngören’de 10 yıldır fil hastalığıyla mücadele eden 77 yaşındaki Hava Mutlu, tek başına yaşadığı evin Mart ayında yıkılacak olmasıyla büyük bir çıkmaza girdi. Yürüyemeyen, ilaçları biten ve maddi imkansızlıklar nedeniyle hastaneye bile gidemeyen acılı anne, "Devletim beni kurtarsın, gidecek yerim yok" diyerek yardım eli bekliyor.
Güngören’de Bir Yaşam Savaşı: Hastalık, Yalnızlık ve Tahliye Kararı
İstanbul Güngören’de, Merter bölgesindeki bir apartmanın 8’inci katında, hayatın tüm ağırlığı 77 yaşındaki Hava Mutlu’nun omuzlarına binmiş durumda. Yaklaşık 10 yıldır tıp dilinde lenf ödemi olarak bilinen, halk arasında ise "fil hastalığı" olarak adlandırılan kronik bir rahatsızlıkla boğuşan Mutlu, artık adım atamaz hale geldi. Vücudunda biriken lenf sıvısı nedeniyle bacakları aşırı derecede şişen ve belden aşağısı tutmayan yaşlı kadın, 7 yıldır eşini ve bir oğlunu kaybetmenin acısıyla tek başına hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak onu asıl korkutan, fiziksel ağrılarından ziyade kapısına dayanan tahliye kararı oldu.
"Mart Ayında Bina Yıkılacak, Ben Nereye Gideceğim?"
Hava Mutlu’nun yaşadığı apartman hakkında kentsel dönüşüm kapsamında yıkım kararı verildi. Yetkililer ve ev sahipleri tarafından Mart ayında evi boşaltması gerektiği tebliğ edilen Mutlu, çaresizliğini şu sözlerle dile getiriyor: "Mart ayında bina yıkılacak; 'Çıkın' diyorlar. Ben nereye çıkacağım? Depozito yok, kira yok. Bacağım bu haldeyken beni kim, nereye götürecek? Ne bir bakanım var ne de elimden tutanım. Devletimden yardım istiyorum, beni bu çıkmazdan kurtarsınlar."
Evlat Acısı ve Büyük Bir Fedakarlığın Hikayesi
Hava Teyze'nin bugün içinde bulunduğu maddi imkansızlığın arkasında aslında yürek burkan bir anne fedakarlığı yatıyor. Yedi yıl önce 43 yaşındaki oğlunu kaybeden Mutlu, geride kalan üç yetim torununun mağdur olmaması için üzerindeki evi gelininin üzerine devretmiş. "Bebekler ortada kalmasın diye evimi verdim, şimdi ben ne yapacağımı şaşırdım" diyen yaşlı kadın, kendi geleceğini feda ederek torunlarını güvence altına almış olsa da, bugün kendisi sığınacak bir liman bulamıyor.
Ağrılar İçinde Bir Yaşam: "İlacım Bitti, Nefes Alamıyorum"
Sadece barınma sorunu değil, sağlık sorunları da Hava Mutlu’yu nefessiz bırakıyor. Fil hastalığına ek olarak kalp sıkışması ve nefes darlığı yaşayan Mutlu, ilaçlarının bittiğini ve yenilerini alacak imkanının olmadığını belirtiyor. Yürüyemediği için hastaneye gidemeyen, taksi parası bile bulamayan Mutlu, "Yarı aç yarı tok yatıyorum. Devletin verdiği ekmekle karnımı doyuruyorum. Bacağımda dayanılmaz ağrılar var, artık gücüm kalmadı" diyerek hayata tutunmak için son bir yardım eli bekliyor. Güngören'deki bu 8. kat dairesi, Mart ayına kadar onun tek sığınağı ancak sonrasında onu neyin beklediği belirsizliğini koruyor.
Editörün Notu: Vicdanlar Mart Ayından Önce Harekete Geçmeli
"Açıkçası Hava Teyze'nin hikayesini dinlerken, insanın boğazı düğümleniyor. Bir annenin, çocukları ve torunları uğruna kendi evini feda edip, ömrünün sonbaharında böyle bir çaresizlikle baş başa kalması toplumsal bir yara. 77 yaşında, fil hastalığı gibi ağır bir yükle 8. katta hapsolmuş bir kadının 'Mart ayında ne yapacağım?' sorusu hepimize sorulmuş bir sorudur. Bence kentsel dönüşüm sadece binaları yenilemek değil, o binaların içindeki 'canları' da korumaktır. HaberXR ekibi olarak, devletimizin şefkatli elinin Mart ayı gelmeden, o bina yıkılmadan Hava Teyze'ye ulaşacağına yürekten inanıyoruz. O bacaklar yürümeyebilir ama bizim vicdanımız bu sese koşmalı."
HABER ÖNERİSİ: Tornavida Sesini Bile Ayırt Ediyor! TEİAŞ’tan Hırsızlara "Akustik" Tokat