Yasakçı Değil Koruyucu Model: Bakan Göktaş Sosyal Medya Düzenlemesini Açıkladı
Dijital çağın getirdiği fırsatların yanı sıra çocukları bekleyen siber zorbalık, zararlı içerikler ve veri ihlalleri gibi risklere karşı Türkiye, kapsamlı bir koruma kalkanı oluşturuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekilleri ile bir araya gelerek, uzun süredir üzerinde çalışılan sanal medya düzenlemesinin yol haritasını paylaştı. Bakan Göktaş, bu düzenlemenin sadece yerel bir kısıtlama değil, küresel bir farkındalık projesi olduğunu vurguladı.
"Yasaklamıyoruz, Koruyoruz ve Denetliyoruz"
Bakan Göktaş’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta, düzenlemenin felsefesi oldu. İnterneti ve sosyal medyayı tamamen yasaklayan bir anlayışın günümüzde sürdürülebilir olmadığını ifade eden Göktaş, stratejilerini şu üç temel üzerine kurduklarını belirtti:
Koruyan Yaklaşım: Çocukların gelişimine uygun olmayan içeriklerin filtrelenmesi.
Denetleyen Sistem: Sosyal medya platformlarının çocuk haklarına uyumunun sıkı takibi.
Güvenli Alan: Çocukların dijital ortamda kendilerini tehdit altında hissetmeden var olabilmeleri.
Tarihi Adım: Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi
Düzenlemenin kalbinde yer alan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi", Türkiye’nin bu alandaki hak savunuculuğunu uluslararası düzeye taşımayı hedefliyor. Sözleşme ile çocukların dijital dünyadaki varlığı hukuki bir güvence altına alınırken, küresel ölçekte bir bilinç oluşturulması planlanıyor. Toplantıya katılan ve sözleşmeyi imzalayarak destek veren milletvekillerine teşekkür eden Bakan Göktaş, "Çocuklarımızı dijital dünyanın karanlık köşelerinden korumak hepimizin ortak sorumluluğu" dedi.
EDİTÖRÜN NOTU: ALGORİTMALAR ÇOCUKLARI DEĞİL, BİZ ÇOCUKLARI KORUMALIYIZ
"Açıkçası Bakan Göktaş’ın 'yasaklayan değil, koruyan' vurgusu, 2026 dünyası için çok rasyonel bir yaklaşım. Yasakların VPN’lerle aşıldığı bir çağda, asıl mesele çocuklara 'dijital okuryazarlık' kazandırmak ve platformları sorumlu tutmaktır. Bence bu sözleşme, özellikle sosyal medya devlerinin (Meta, TikTok, X vb.) çocuk verileri üzerindeki kontrolsüzlüğüne karşı güçlü bir 'dur' ihtarı niteliğinde. HaberXR ekibi olarak, bir sosyal medya uzmanı gözüyle diyoruz ki; bir çocuğun eline tableti verip onu dünyanın tüm tehlikelerine açık bırakmak, onu tek başına ormana bırakmaktan farksızdır. Bu düzenleme, o ormana 'güvenlik kameraları' ve 'rehberler' yerleştirmek gibi. Umarım bu hamle, sadece kağıt üzerinde kalmaz ve uygulama noktasında tüm ailelere rehberlik eder."
HABER ÖNERİSİ: Sanal POS Alarmı: Şikayetler Bir Haftada Yüzde 247 Arttı