Karaciğerden bağışıklığa: Deve dikeni neden bu kadar konuşuluyor?
Papatyagiller ailesine ait olan ve halk arasında deve dikeni, deve kengeli, Meryem Ana dikeni ve sütlük engel gibi isimlerle bilinen bitki; yol kenarlarında ve verimsiz tarım alanlarında doğal olarak yetişiyor. Akdeniz kökenli olduğu bilinen deve dikeni, son yıllarda bitkisel ürünlere artan ilgiyle birlikte yeniden gündeme geldi.
Boyları 30 ila 100 santimetre arasında değişebilen deve dikeni; dikenli, açık yeşil yapraklara ve mor renkli küçük çiçeklere sahip. Bitkinin tohumlarında yer alan beyaz tüyler ise en ayırt edici özellikleri arasında bulunuyor. Aktarlarda çay, kapsül, tohum ve yağ formunda satılan deve dikeni, özellikle karaciğer sağlığıyla ilişkilendirilen bitkiler arasında yer alıyor.
Uzman kaynaklarda yer alan bilgilere göre deve dikeni tohumları, vücudun toksinlerden arındırılmasına destek olabilecek bileşenler içeriyor. Bu nedenle özellikle karaciğer fonksiyonlarını destekleyici amaçla tercih ediliyor. Safra kesesi rahatsızlıkları, sindirim problemleri ve metabolizma dengesi üzerinde olumlu etkileri olabileceği ifade ediliyor.
Deve dikeni yağı ise bitkinin tohumlarının soğuk pres yöntemiyle sıkılmasıyla elde ediliyor. Bu yağın; cilt problemleri, saç bakımı, sindirim sistemi ve dolaşım sağlığı üzerinde destekleyici etkileri olabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda E vitamini açısından zengin olması nedeniyle cilt sağlığında da tercih ediliyor.
Bitkiden elde edilen deve dikeni çayı da yaygın kullanım alanına sahip. Günde bir fincan tüketilmesi önerilen bu çayın; sindirim sistemini rahatlatmaya, vücudun serbest radikallerle mücadelesine destek olmaya ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabileceği ifade ediliyor. Ancak aşırı tüketimin mide bulantısı, şişkinlik ve bağırsak problemlerine yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Öte yandan her deve dikeni türünün güvenli olmadığına dikkat çekiliyor. Halk arasında “köygöçerten” olarak bilinen bazı türlerin hem çevre hem de insan sağlığı açısından zararlı olabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tüketilecek ürünlerin güvenilir kaynaklardan temin edilmesi ve doğru tür olduğundan emin olunması önem taşıyor.
Uzmanlar, kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar, hamileler ve emziren annelerin deve dikeni ürünlerini kullanmadan önce mutlaka doktora danışmaları gerektiğini vurguluyor. Bitkisel ürünlerin, tedavi edici değil destekleyici olarak değerlendirilmesi gerektiği hatırlatılıyor.
????️ Editör Notu
Bitkisel ürünlere ilgi her geçen gün artıyor ancak bu ilginin bilinçli olması büyük önem taşıyor. Deve dikeni gibi güçlü etkilere sahip bitkiler, doğru kullanıldığında destekleyici olabilir; yanlış ve aşırı tüketimde ise sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle “doğal” olanın her zaman “zararsız” olmadığı gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor.
Haber Önerisi: Hem Sağlıklı Hem Egzotik: Pirinçle Hazırlayabileceğiniz En Şık 3 Öğün