Türkiye’de Her Yıl 700 Bin Erkek Bu Tanıyı Alıyor: Sessiz Tehlike Büyüyor mu?

Türkiye’de prostat kanseri vakaları son 14 yılda iki katına çıktı. Uzmanlar erken teşhisin hayat kurtardığını vurgularken, ölüm oranlarının artmaması umut veriyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.01.2026 17:30
Haber Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 17:30
Muhabir: Saliha Kara
Türkiye’de Her Yıl 700 Bin Erkek Bu Tanıyı Alıyor: Sessiz Tehlike Büyüyor mu?

TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cenk Murat Yazıcı, prostat kanserinin Türkiye’de erkeklerde en sık görülen ve ölümcül olabilen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 700 bin yeni prostat kanseri vakası tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Yazıcı, bu vakaların yaklaşık 140 bininin hayatını kaybettiğini söyledi. Vaka sayılarındaki artışa rağmen ölüm oranlarında ciddi bir yükseliş olmadığını dile getiren Yazıcı, bu durumun erken tanı ve gelişen tedavi yöntemlerinin bir sonucu olduğunu ifade etti.

Prostat kanserinin erkeklerde görülen tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu belirten Yazıcı, hastalığın dünyada en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu, Türkiye’de ise ölümcül kanserler arasında dördüncü sırada yer aldığını söyledi. Hastalığın geç evrede tespit edilmesi durumunda başka organlara yayılabildiğini ve bu durumda hayatta kalma oranlarının ciddi şekilde düştüğünü vurguladı.

Prof. Dr. Yazıcı, “Eğer hastalar bize metastatik evrede, yani hastalık başka organlara sıçramış şekilde gelirse işimiz zorlaşıyor. Ancak hastalığı prostat içindeyken yakalayabilirsek, farklı tedavi seçenekleriyle hastayı tamamen iyileştirme şansımız oluyor” dedi.

50 yaş üzeri erkeklerin düzenli olarak üroloji kontrolünden geçmesi gerektiğini vurgulayan Yazıcı, PSA testi ve parmakla yapılan rektal muayenenin halen tanıda vazgeçilmez yöntemler olduğunu söyledi. Hastaların bu muayeneden kaçındığını ifade eden Yazıcı, “PSA değeri normal olmasına rağmen parmakla muayene sayesinde tanı koyduğumuz hastalar var. Bu nedenle 2025 yılında da bu muayeneyi yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Son yıllarda prostat kanseri vakalarında belirgin bir artış yaşandığını dile getiren Yazıcı, 14 yıl önce 100 binde 20 olan vaka sayısının günümüzde 100 binde 40’a yükseldiğini belirtti. Buna karşın ölüm oranlarının 100 binde 7-8 bandında sabit kaldığını söyleyen Yazıcı, “Daha fazla hasta tanıyoruz ama daha az hasta kaybetmeye çalışıyoruz ve bunu büyük ölçüde başarıyoruz” dedi.

Kanser kelimesinin toplumda korkuyla karşılandığını ancak erken tanı konulan prostat kanserinin bazı hastalarda aktif izlemle dahi kontrol altına alınabildiğini belirten Yazıcı, “Bazı hastalarımıza hiç cerrahi ya da ışın tedavisi uygulamadan sadece düzenli takip yapıyoruz. Bilimsel ve teknolojik olarak dünyayla yarışır, hatta daha iyi bir noktadayız. Tek eksiğimiz hastaların bize zamanında ulaşması” ifadelerini kullandı.

Editör Notu

Bu haber, prostat kanserinin yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda erken farkındalıkla önlenebilir bir risk olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Rakamlar ürkütücü görünse de asıl dikkat çekici olan detay, vaka sayıları artarken ölüm oranlarının sabit kalması. Bu da modern tıbbın ve erken teşhisin ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Erkeklerin özellikle 50 yaş sonrası düzenli kontrolleri ertelemeden yaptırması, hem kendi yaşamları hem de aileleri için kritik bir adım. Kanser, zamanında yakalandığında korkulacak değil, yönetilebilir bir hastalık olabiliyor.

Haber Önerisi: Kışın Sert Yaşandığı Bölgede Zorlu Gece...

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.