İzmir'de Sanatla Gelen Uyum: 150 Kadın Seramik Atölyesinde Buluştu
İzmir'de Sanatla Gelen Uyum: 150 Kadın Seramik Atölyesinde Buluştu
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve DEÜ iş birliğiyle yürütülen TÜBİTAK projesinde yerli ve sığınmacı kadınlar, seramik çamuruna şekil vererek ön yargılarını kırdı.
Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 12:45
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 12:45
Muhabir:
Yasin Köz
İzmir, toplumsal uyum ve kadın dayanışması adına örnek bir projeye ev sahipliği yapıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü "TÜBİTAK 1001" projesi kapsamında, 150 yerli ve sığınmacı kadın seramik atölyesinde bir araya geldi. Dezavantajlı grupların sosyal yaşama katılımını hedefleyen projede kadınlar, hem psikososyal destek aldı hem de sanat aracılığıyla ortak bir dil kurdu.
ÖN YARGILAR ÇAMURLA BİRLİKTE ŞEKİLLENDİ
Proje koordinatörü Prof. Dr. Serap Akfırat, çalışmanın deneysel bir temele dayandığını belirterek, "Yerli ve sığınmacı kadınların kaynaşması üzerine bir araştırma yürütüyoruz. 6 hafta süren bu süreçte kadınların birbirlerine olan ön yargılarının kırılmasını ve 'kadın olmak' ortak paydasında buluşmalarını hedefledik. Sonuçlar oldukça sevindirici; depresif duyguların azaldığını ve iyi oluş hallerinin arttığını gözlemledik" dedi.
"BERABER GÜLÜP BERABER AĞLADIK"
Atölyeye katılan kadınlar, yaşadıkları deneyimi duygu yüklü sözlerle ifade etti. 2 çocuk annesi Gönül Demir, "Suriyeli kadınların içine kapanık olduğunu sanıyordum ama beraber gülüp beraber ağladık. Boyaları paylaştık, dayanışma içine girdik" derken; Halise Kaya ise "Eğitimlerde kadın olduğumu öğrendim, kendime vakit ayırmak psikolojime çok iyi geldi" ifadelerini kullandı. Kadınlar atölyede üretim yaparken, çocuklarıyla da üniversiteli bursiyerler ilgilenerek onlara sosyal bir alan sağladı.
ESERLER 29 MART'TA SERGİLENECEK
Katılımcıların büyük bir emekle şekillendirdiği, boyadığı ve fırınlanma aşamasında olan seramik eserler, anlamlı bir sergiyle görücüye çıkacak. Prof. Dr. Akfırat, hazırlanan ürünlerin 29 Mart 2026 tarihinde DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nde (DESEM) düzenlenecek bir sergide İzmirlilerle buluşacağını müjdeledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Eğitmeni Ebru İlbeyci Alkan da sanatın sadece bir üretim alanı değil, bir "iyileşme zemini" olduğunu vurguladı.
Editör Notu
İzmir'de yükselen bu sessiz devrim, sanatın toplumları nasıl birleştirebileceğinin en somut kanıtı. 150 kadının aynı çamura dokunup farklı hikayelerden aynı duyguları çıkarması, ön yargı duvarlarının yıkılması için seramik fırınından daha sıcak bir kalbe ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Dezavantajlı kadınların "kendine vakit ayırma" lüksüne bu proje sayesinde erişmesi ve çocuklarının güvenle oyun oynaması, sosyal belediyeciliğin en zarif halidir. 29 Mart'taki sergide bu ellerin emeğini görmek, İzmir'in çok kültürlü dokusuna büyük bir zenginlik katacaktır.
İzmir'deki bu toplumsal uyum projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sanatın ön yargıları yıkma gücüne inanıyor musunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: DHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İzmir'de Sanatla Gelen Uyum: 150 Kadın Seramik Atölyesinde Buluştu
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve DEÜ iş birliğiyle yürütülen TÜBİTAK projesinde yerli ve sığınmacı kadınlar, seramik çamuruna şekil vererek ön yargılarını kırdı.
İzmir, toplumsal uyum ve kadın dayanışması adına örnek bir projeye ev sahipliği yapıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü "TÜBİTAK 1001" projesi kapsamında, 150 yerli ve sığınmacı kadın seramik atölyesinde bir araya geldi. Dezavantajlı grupların sosyal yaşama katılımını hedefleyen projede kadınlar, hem psikososyal destek aldı hem de sanat aracılığıyla ortak bir dil kurdu.
ÖN YARGILAR ÇAMURLA BİRLİKTE ŞEKİLLENDİ
Proje koordinatörü Prof. Dr. Serap Akfırat, çalışmanın deneysel bir temele dayandığını belirterek, "Yerli ve sığınmacı kadınların kaynaşması üzerine bir araştırma yürütüyoruz. 6 hafta süren bu süreçte kadınların birbirlerine olan ön yargılarının kırılmasını ve 'kadın olmak' ortak paydasında buluşmalarını hedefledik. Sonuçlar oldukça sevindirici; depresif duyguların azaldığını ve iyi oluş hallerinin arttığını gözlemledik" dedi.
"BERABER GÜLÜP BERABER AĞLADIK"
Atölyeye katılan kadınlar, yaşadıkları deneyimi duygu yüklü sözlerle ifade etti. 2 çocuk annesi Gönül Demir, "Suriyeli kadınların içine kapanık olduğunu sanıyordum ama beraber gülüp beraber ağladık. Boyaları paylaştık, dayanışma içine girdik" derken; Halise Kaya ise "Eğitimlerde kadın olduğumu öğrendim, kendime vakit ayırmak psikolojime çok iyi geldi" ifadelerini kullandı. Kadınlar atölyede üretim yaparken, çocuklarıyla da üniversiteli bursiyerler ilgilenerek onlara sosyal bir alan sağladı.
ESERLER 29 MART'TA SERGİLENECEK
Katılımcıların büyük bir emekle şekillendirdiği, boyadığı ve fırınlanma aşamasında olan seramik eserler, anlamlı bir sergiyle görücüye çıkacak. Prof. Dr. Akfırat, hazırlanan ürünlerin 29 Mart 2026 tarihinde DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nde (DESEM) düzenlenecek bir sergide İzmirlilerle buluşacağını müjdeledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Eğitmeni Ebru İlbeyci Alkan da sanatın sadece bir üretim alanı değil, bir "iyileşme zemini" olduğunu vurguladı.
Editör Notu
İzmir'de yükselen bu sessiz devrim, sanatın toplumları nasıl birleştirebileceğinin en somut kanıtı. 150 kadının aynı çamura dokunup farklı hikayelerden aynı duyguları çıkarması, ön yargı duvarlarının yıkılması için seramik fırınından daha sıcak bir kalbe ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Dezavantajlı kadınların "kendine vakit ayırma" lüksüne bu proje sayesinde erişmesi ve çocuklarının güvenle oyun oynaması, sosyal belediyeciliğin en zarif halidir. 29 Mart'taki sergide bu ellerin emeğini görmek, İzmir'in çok kültürlü dokusuna büyük bir zenginlik katacaktır.
İzmir'deki bu toplumsal uyum projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sanatın ön yargıları yıkma gücüne inanıyor musunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: DHA