İzmir’de 2020 depreminde Karabağlar ilçesinde hasar gören binalarını kentsel dönüşüm için mütahit firmaya veren vatandaşlar büyük bir mağduriyet yaşıyor.
Yıllarca süren gecikmenin ardından teslim edilen daireler, eksik ve hatalı işlemler sebebiyle kullanılamazken, enflasyon farkını ödemelerine rağmen müteahhidin 2.5 milyon lira daha ek ücret talep etmesi bina sakinlerini isyan ettirdi. Vatandaşlar, bitmek bilmeyen zam taleplerini ise Kemal Sunal’ın unutulmaz filmi ’Kibar Feyzo’daki başlık parası sahnesine benzetti.
30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen İzmir depreminde ağır hasar alan binalarını kentsel dönüşüm kapsamında yeniletmek isteyen Karabağlar sakinlerinin hayalleri adeta kabusa dönüştü. Uzun uğraşlar sonucu bu sene yenilenen binada, iddiaya göre, müteahhidin ihmalleri yüzünden peş peşe hatalar zinciri yaşandı. İnşaat yapım sözleşmesi daire başı ortalama 490 bin TL bedelle 4 Haziran 2021 tarihinde imzalandı. Yüklenici firma, inşaat ruhsatını ancak 2023 yılının Mart başında alabildi. Sözleşmeye göre 15+3 ayda bitirilmesi gereken proje, aylar süren gecikmelerin ardından ancak 2026’nın Temmuz ayında teslim edilebildi. Bu süreçte enflasyon farkını gözeten daire sahipleri, daire başı en az 1 milyon TL ödeme yapmalarına rağmen müteahhit firmanın 2,5 milyon TL daha ek ödeme istemesiyle sarsıldı. Yüz binlerce lira harcayan kat malikleri, evlerdeki tesisat hataları, su sızıntıları ve kalitesiz malzeme kullanımı nedeniyle ne dairelerinde oturabiliyor ne de mülklerini satabiliyor.
Binadaki hasarların ve maliyet oyunlarının kendilerini canından bezdirdiğini belirterek konuyu mahkemeye taşıdıklarını ifade eden daire sahiplerinden Kenan Yeniçeri, yaşadıkları süreci anlattı. Yeniçeri, "2020 yılında Bayraklı depreminde binamız ağır hasar aldı. Test yaptırdık, çürük çıktı. Dolayısıyla apartman yönetimi olarak kentsel dönüşüme vermeye karar verdik. 3-5 tane şirketten teklif aldık. En uygun olan, bu bahse konu müteahhit ile anlaştık. Normalde sözleşmede 15 ay içerisinde bitirmesi gerekirken 2026 yılına kadar bu inşaat sürdü. Bu arada tabii kiraya çıktık. Bütün apartman olarak mağdur olduk. Dairelerimiz yapıldıktan sonra taşınmak isteyenler, yeni alanlar oldu. Baktığımızda depremde olan hasardan, eski binamızdaki hasardan daha çok hasar oluşuyor. Binamız dökülüyor. Üst katta birisi banyo yaptığı zaman direkt bizim evimize suyu iniyor. Diğer odalarda da aynı şekilde dökülmeler var. Mağdur duruma düştük, taşınamıyoruz da" dedi. Müteahhidin sürekli yeni bahanelerle para istediğini ve Kemal Sunal ile Müjde Ar’ın rol aldığı Kibar Feyzo filmi sahnesini hatırladıklarını belirten Yeniçeri, sözlerine şöyle devam etti: "Sözleşme dışı kullandığı bir sürü malzeme var. Tabii şu anda mahkemeliğiz. Karşı taraf bizden fahiş paralar istedi. Verdiğimiz paranın haricinde bu parayı istiyor bir de. O verdiğimiz parayı saymıyor, ekstradan para istiyor. Anlaştığımız paranın zaten iki katını verdik biz. İki katı daha para istiyor. Evlerimizi istediğimiz şekilde yapmadı. Sözleşmedeki bütün her şey yazılı bizim ama istediğimiz şekilde olmadı binalar. Mutfak ortada, banyolar kötü durumda, elektrik tesisatı çok kötü. Binanın zemini şimdiden nem almaya başladı, dökülüyor. Yani mağduruz. Depremde biz binada bu kadar hasar görmedik. Para ödeme zamanı geldiğinde müteahhit ’güncelleme’ istedi. Kendi kafasına göre ’bana bu kadar ödeyeceksiniz’ diyor. Her geldiğimizde biz paramızı hazırlıyoruz, ’O olmaz, bana bu kadar ödeyeceksiniz’ diyor. Sürekli zam, sürekli artış... Bu benim aklıma Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo’daki kız isteme mevzusunu getirdi. Her gittiğinde kıza zam geliyor başlık parasına. Sonra da ’Ağam benimle eğleniyor musun sen?’ diyor. Aynen bu şekilde, bizim işimiz de buna döndü. Anlaşmaya ek olarak tekrar aylık ödeme istedi bizden. Biz tabii kabul etmedik."
"Ters takılan yangın kapısı yüzünden içeride kalabiliriz"
Daire sahiplerinden Nur Üzümcü ise sözleşme bedellerini peşin ödemelerine rağmen müteahhit tarafından sürekli borçlu çıkarılmaya çalışıldıklarını vurgulayarak hatalı imalatlara dikkat çekti. Üzümcü, "Müteahhit, ödeyebileceklerden peşin aldı. Ödeyemeyecekler krediye bağladılar. Fakat günün sonunda hepimizi borçlu çıkardı. Hem teslimiyet zamanında sözünde durmadı, hem de yapması gereken hiçbir şeyi yerine getirmedi. Takılan malzemeler, boyalar... Nereyi tutsak elimizde kalıyor öyle söyleyeyim. Herkes evlerine yerleştiğinde sorunlar daha da büyümeye başladı. Tesisatta sorunlar çıktı, boyalarda patlamalar olmaya başladı. Tabi insanlar verdiği paranın hakkını da almak istiyor. Müteahhit bizi hem borçlu çıkardı çünkü bir maliyet artışını diline doladı. Kimsenin borcu yoktu aslında, herkes alacaklıydı. Biz zaten peşin vermiştik, bütün defter hesap kitap kapanmıştı. Ama biz dahi aranıp ’Maliyet arttı, bize vermeniz gereken şu kadar para var’ dendi" dedi.
Üzümcü, evlerdeki can güvenliğini tehdit eden kusurları ise şu şekilde özetledi:
"Keşke her şey olması gerektiği gibi olsaydı, biraz kaliteli olsaydı da keyifle otursaydık. Bugün benim karşımda bir yangın kapısı var, ters takılmış durumda! Bugün bir yangın çıksa, kapansa üzerimden ben çıkamam. Sürecin uzamasıyla beraber zaten hepimiz evlerimizden soğuduk, psikolojik olarak huzursuzuz. Elektrik tesisatımın toparlanmasını, duvarlarımın dökülmeden tekrar boyanmasını bekliyorum. Mutfak dolabımda kabarmalar ve şişmeler var. Malzemeler bu kadar 3. sınıf olmayacaktı. Komşularımız evlerine geçmeden önce boyasını, badanasını, tesisatını tekrar yaptırdı. Yağmur suyu giriyordu, akmalar başlamıştı. Bu insanlar evlerine geçebilmek için tekrar ceplerinden 400-500 bin lira kadar para verdiler. Yaşlı annem, babam bu evin sahibiydi. 4 yıldır beklediler, baktılar olmuyor kendilerine uygun küçük bir daireye geçtiler. Çünkü onların burada bu kadar sorunla yaşamaları mümkün değildi. Giden zamana mı üzülelim, giden paraya mı üzülelim?"
Avukat Onar: "Hiç bir hukuki ve kanuni dayanağı yok"
Daire sahiplerinin avukatı Ali Onar da, müteahhidin ek bedel ödenmesi talebinin kanuni dayanağı olmadığını söyleyerek, "Müteahhit, kendi kusuru ve ihmaliyle inşaat süresini aşmış ise Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre kendi kusuruyla inşaatı geciktiren ve temerrüde düşen bir yüklenici, bu süreçte yaşanan enflasyon veya maliyet artışlarını gerekçe göstererek sözleşmenin uyarlanmasını ya da ek bedel ödenmesini talep edemez. Kat maliklerinden istenen 2.5 milyon TL’lik ek ödeme talebinin hiçbir hukuki ve kanuni dayanağı olmadığı görüşündeyim. Dairelerde tespit edilen su sızıntıları, elektrik tesisatı hataları, ters takılan yangın kapıları, düşük kalite malzeme kullanımı, boya ve sıva dökülmeleri gibi imalat kusurları, borçlar kanunu uyarınca ayıplı ifa teşkil eder. Özellikle yangın kapısının ters takılması gibi can güvenliğini etkileyen kusurlar, yüklenicinin hem hukuki hem de cezai sorumluluğunu gündeme getirir. Ayıplı ifa halinde iş sahibi; ayıbın giderilmesini, bedelden indirim yapılmasını, eserin yeniden yapılmasını veya sözleşmeden dönmeyi talep edebilir" açıklamasında bulundu.
Kendi imkanlarıyla evlerini yaşanabilir hale getirmeye çalışan apartman sakinleri, şimdi yargıdan çıkacak kararı bekliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İzmir’de kentsel dönüşüm tepkisi
Yıllarca süren gecikmenin ardından teslim edilen daireler, eksik ve hatalı işlemler sebebiyle kullanılamazken, enflasyon farkını ödemelerine rağmen müteahhidin 2.5 milyon lira daha ek ücret talep etmesi bina sakinlerini isyan ettirdi. Vatandaşlar, bitmek bilmeyen zam taleplerini ise Kemal Sunal’ın unutulmaz filmi ’Kibar Feyzo’daki başlık parası sahnesine benzetti.
30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen İzmir depreminde ağır hasar alan binalarını kentsel dönüşüm kapsamında yeniletmek isteyen Karabağlar sakinlerinin hayalleri adeta kabusa dönüştü. Uzun uğraşlar sonucu bu sene yenilenen binada, iddiaya göre, müteahhidin ihmalleri yüzünden peş peşe hatalar zinciri yaşandı. İnşaat yapım sözleşmesi daire başı ortalama 490 bin TL bedelle 4 Haziran 2021 tarihinde imzalandı. Yüklenici firma, inşaat ruhsatını ancak 2023 yılının Mart başında alabildi. Sözleşmeye göre 15+3 ayda bitirilmesi gereken proje, aylar süren gecikmelerin ardından ancak 2026’nın Temmuz ayında teslim edilebildi. Bu süreçte enflasyon farkını gözeten daire sahipleri, daire başı en az 1 milyon TL ödeme yapmalarına rağmen müteahhit firmanın 2,5 milyon TL daha ek ödeme istemesiyle sarsıldı. Yüz binlerce lira harcayan kat malikleri, evlerdeki tesisat hataları, su sızıntıları ve kalitesiz malzeme kullanımı nedeniyle ne dairelerinde oturabiliyor ne de mülklerini satabiliyor.
Binadaki hasarların ve maliyet oyunlarının kendilerini canından bezdirdiğini belirterek konuyu mahkemeye taşıdıklarını ifade eden daire sahiplerinden Kenan Yeniçeri, yaşadıkları süreci anlattı. Yeniçeri, "2020 yılında Bayraklı depreminde binamız ağır hasar aldı. Test yaptırdık, çürük çıktı. Dolayısıyla apartman yönetimi olarak kentsel dönüşüme vermeye karar verdik. 3-5 tane şirketten teklif aldık. En uygun olan, bu bahse konu müteahhit ile anlaştık. Normalde sözleşmede 15 ay içerisinde bitirmesi gerekirken 2026 yılına kadar bu inşaat sürdü. Bu arada tabii kiraya çıktık. Bütün apartman olarak mağdur olduk. Dairelerimiz yapıldıktan sonra taşınmak isteyenler, yeni alanlar oldu. Baktığımızda depremde olan hasardan, eski binamızdaki hasardan daha çok hasar oluşuyor. Binamız dökülüyor. Üst katta birisi banyo yaptığı zaman direkt bizim evimize suyu iniyor. Diğer odalarda da aynı şekilde dökülmeler var. Mağdur duruma düştük, taşınamıyoruz da" dedi. Müteahhidin sürekli yeni bahanelerle para istediğini ve Kemal Sunal ile Müjde Ar’ın rol aldığı Kibar Feyzo filmi sahnesini hatırladıklarını belirten Yeniçeri, sözlerine şöyle devam etti: "Sözleşme dışı kullandığı bir sürü malzeme var. Tabii şu anda mahkemeliğiz. Karşı taraf bizden fahiş paralar istedi. Verdiğimiz paranın haricinde bu parayı istiyor bir de. O verdiğimiz parayı saymıyor, ekstradan para istiyor. Anlaştığımız paranın zaten iki katını verdik biz. İki katı daha para istiyor. Evlerimizi istediğimiz şekilde yapmadı. Sözleşmedeki bütün her şey yazılı bizim ama istediğimiz şekilde olmadı binalar. Mutfak ortada, banyolar kötü durumda, elektrik tesisatı çok kötü. Binanın zemini şimdiden nem almaya başladı, dökülüyor. Yani mağduruz. Depremde biz binada bu kadar hasar görmedik. Para ödeme zamanı geldiğinde müteahhit ’güncelleme’ istedi. Kendi kafasına göre ’bana bu kadar ödeyeceksiniz’ diyor. Her geldiğimizde biz paramızı hazırlıyoruz, ’O olmaz, bana bu kadar ödeyeceksiniz’ diyor. Sürekli zam, sürekli artış... Bu benim aklıma Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo’daki kız isteme mevzusunu getirdi. Her gittiğinde kıza zam geliyor başlık parasına. Sonra da ’Ağam benimle eğleniyor musun sen?’ diyor. Aynen bu şekilde, bizim işimiz de buna döndü. Anlaşmaya ek olarak tekrar aylık ödeme istedi bizden. Biz tabii kabul etmedik."
"Ters takılan yangın kapısı yüzünden içeride kalabiliriz"
Daire sahiplerinden Nur Üzümcü ise sözleşme bedellerini peşin ödemelerine rağmen müteahhit tarafından sürekli borçlu çıkarılmaya çalışıldıklarını vurgulayarak hatalı imalatlara dikkat çekti. Üzümcü, "Müteahhit, ödeyebileceklerden peşin aldı. Ödeyemeyecekler krediye bağladılar. Fakat günün sonunda hepimizi borçlu çıkardı. Hem teslimiyet zamanında sözünde durmadı, hem de yapması gereken hiçbir şeyi yerine getirmedi. Takılan malzemeler, boyalar... Nereyi tutsak elimizde kalıyor öyle söyleyeyim. Herkes evlerine yerleştiğinde sorunlar daha da büyümeye başladı. Tesisatta sorunlar çıktı, boyalarda patlamalar olmaya başladı. Tabi insanlar verdiği paranın hakkını da almak istiyor. Müteahhit bizi hem borçlu çıkardı çünkü bir maliyet artışını diline doladı. Kimsenin borcu yoktu aslında, herkes alacaklıydı. Biz zaten peşin vermiştik, bütün defter hesap kitap kapanmıştı. Ama biz dahi aranıp ’Maliyet arttı, bize vermeniz gereken şu kadar para var’ dendi" dedi.
Üzümcü, evlerdeki can güvenliğini tehdit eden kusurları ise şu şekilde özetledi:
"Keşke her şey olması gerektiği gibi olsaydı, biraz kaliteli olsaydı da keyifle otursaydık. Bugün benim karşımda bir yangın kapısı var, ters takılmış durumda! Bugün bir yangın çıksa, kapansa üzerimden ben çıkamam. Sürecin uzamasıyla beraber zaten hepimiz evlerimizden soğuduk, psikolojik olarak huzursuzuz. Elektrik tesisatımın toparlanmasını, duvarlarımın dökülmeden tekrar boyanmasını bekliyorum. Mutfak dolabımda kabarmalar ve şişmeler var. Malzemeler bu kadar 3. sınıf olmayacaktı. Komşularımız evlerine geçmeden önce boyasını, badanasını, tesisatını tekrar yaptırdı. Yağmur suyu giriyordu, akmalar başlamıştı. Bu insanlar evlerine geçebilmek için tekrar ceplerinden 400-500 bin lira kadar para verdiler. Yaşlı annem, babam bu evin sahibiydi. 4 yıldır beklediler, baktılar olmuyor kendilerine uygun küçük bir daireye geçtiler. Çünkü onların burada bu kadar sorunla yaşamaları mümkün değildi. Giden zamana mı üzülelim, giden paraya mı üzülelim?"
Avukat Onar: "Hiç bir hukuki ve kanuni dayanağı yok"
Daire sahiplerinin avukatı Ali Onar da, müteahhidin ek bedel ödenmesi talebinin kanuni dayanağı olmadığını söyleyerek, "Müteahhit, kendi kusuru ve ihmaliyle inşaat süresini aşmış ise Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre kendi kusuruyla inşaatı geciktiren ve temerrüde düşen bir yüklenici, bu süreçte yaşanan enflasyon veya maliyet artışlarını gerekçe göstererek sözleşmenin uyarlanmasını ya da ek bedel ödenmesini talep edemez. Kat maliklerinden istenen 2.5 milyon TL’lik ek ödeme talebinin hiçbir hukuki ve kanuni dayanağı olmadığı görüşündeyim. Dairelerde tespit edilen su sızıntıları, elektrik tesisatı hataları, ters takılan yangın kapıları, düşük kalite malzeme kullanımı, boya ve sıva dökülmeleri gibi imalat kusurları, borçlar kanunu uyarınca ayıplı ifa teşkil eder. Özellikle yangın kapısının ters takılması gibi can güvenliğini etkileyen kusurlar, yüklenicinin hem hukuki hem de cezai sorumluluğunu gündeme getirir. Ayıplı ifa halinde iş sahibi; ayıbın giderilmesini, bedelden indirim yapılmasını, eserin yeniden yapılmasını veya sözleşmeden dönmeyi talep edebilir" açıklamasında bulundu.
Kendi imkanlarıyla evlerini yaşanabilir hale getirmeye çalışan apartman sakinleri, şimdi yargıdan çıkacak kararı bekliyor.
Kaynak: İHA
ÇOK OKUNAN