Erzurum'da 500 Yıllık Gelenek: Teravih Sonrası 'İşfe’lena' Duası
Erzurum'da 500 Yıllık Gelenek: Teravih Sonrası 'İşfe’lena' Duası
Erzurum'a özgü olan ve yaklaşık 5 saat süren araştırmalara konu olan 'İşfe’lena' duası, asırlardır teravih namazlarının ardından camilerde yankılanmaya devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 12:15
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 12:15
Muhabir:
Yasin Köz
Tarih boyunca bir hudut şehri olma özelliği taşıyan ve manevi iklimiyle öne çıkan Erzurum, sadece bu kente mahsus olan geleneklerini korumayı sürdürüyor. 700 yıllık salatüselam ve asırlık binbir hatim geleneğinin yanı sıra, Ramazan aylarında teravih namazlarının bitiminde okunan 'İşfe’lena' duası, şehrin dini kimliğinin en önemli parçalarından biri olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 500 yıldır süregelen bu geleneğin çıkış kaynağı tam olarak bilinmese de, Erzurumluların gönlünde sarsılmaz bir yere sahip.
MAHŞERDE ŞEFAAT DİLEĞİ HÜSEYİNİ MAKAMINDA
20 rekatlık teravih namazının ardından müezzinler tarafından hüseyni makamında okunan dua, derin manasıyla cemaati manevi bir yolculuğa çıkarıyor. Duanın içeriğinde; mahşerin büyük meydanında ve mizan terazisinin kurulduğu o dehşetli günde Hz. Peygamber’in şefaatine nail olma arzusu ile Alemlerin Rabbi'nden merhamet dileği yer alıyor. Erzurum camilerinde yankılanan bu nağmeler, Ramazan gecelerine ayrı bir ruh katıyor.
BELGESEL İLE KAYIT ALTINA ALINDI
Türkiye’de sadece Erzurum’da uygulanan bu özel gelenek, Atatürk Üniversitesi tarafından hazırlanan bir belgeselle ölümsüzleştirildi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun koordinatörlüğünde hazırlanan projede, 18 uzman isim ve hafızla röportajlar yapılarak duanın tarihçesi ve toplum üzerindeki etkileri detaylıca incelendi. Belgesel, kaynağı belirsiz olsa da halkın belleğinde yaşayan bu mirasın bilimsel ve kültürel analizini sundu.
"SAVAŞ GÖRMÜŞ ŞEHRİN MANEVİ SINAĞI"
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, bu geleneğin sosyolojik arka planına dikkat çekti. Erzurum’un sürekli savaşlara tanıklık etmiş bir sınır şehri olması nedeniyle duanın her zaman ön planda olduğunu belirten Ertaş, "Erzurum, kendine münhasır sosyal ve dini hayatı olan bir şehirdir. İşfe’lena, bu zorlu tarihin ve sığınılan ilahi merhametin en zarif dışavurumudur" ifadelerini kullandı.
Editör Notu
Erzurum’un 'İşfe’lena' duası, bir şehrin hafızasının nasıl 500 yıl boyunca kesintisiz korunabileceğinin muazzam bir örneğidir. Akademik bir çalışmayla belgeselleştirilmesi, bu sözlü mirasın gelecek kuşaklara hatasız aktarılması adına çok kıymetli bir adımdır. Teravih çıkışında buz gibi Erzurum havasında camiden yükselen o hüseyni makamı, aslında sadece bir dua değil; bir şehrin teslimiyetinin ve ümidinin sembolüdür. Bu geleneğin sadece Erzurum’da yaşıyor olması, kentin kültürel dokusunun ne kadar özgün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Kaynak: DHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erzurum'da 500 Yıllık Gelenek: Teravih Sonrası 'İşfe’lena' Duası
Erzurum'a özgü olan ve yaklaşık 5 saat süren araştırmalara konu olan 'İşfe’lena' duası, asırlardır teravih namazlarının ardından camilerde yankılanmaya devam ediyor.
Tarih boyunca bir hudut şehri olma özelliği taşıyan ve manevi iklimiyle öne çıkan Erzurum, sadece bu kente mahsus olan geleneklerini korumayı sürdürüyor. 700 yıllık salatüselam ve asırlık binbir hatim geleneğinin yanı sıra, Ramazan aylarında teravih namazlarının bitiminde okunan 'İşfe’lena' duası, şehrin dini kimliğinin en önemli parçalarından biri olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 500 yıldır süregelen bu geleneğin çıkış kaynağı tam olarak bilinmese de, Erzurumluların gönlünde sarsılmaz bir yere sahip.
MAHŞERDE ŞEFAAT DİLEĞİ HÜSEYİNİ MAKAMINDA
20 rekatlık teravih namazının ardından müezzinler tarafından hüseyni makamında okunan dua, derin manasıyla cemaati manevi bir yolculuğa çıkarıyor. Duanın içeriğinde; mahşerin büyük meydanında ve mizan terazisinin kurulduğu o dehşetli günde Hz. Peygamber’in şefaatine nail olma arzusu ile Alemlerin Rabbi'nden merhamet dileği yer alıyor. Erzurum camilerinde yankılanan bu nağmeler, Ramazan gecelerine ayrı bir ruh katıyor.
BELGESEL İLE KAYIT ALTINA ALINDI
Türkiye’de sadece Erzurum’da uygulanan bu özel gelenek, Atatürk Üniversitesi tarafından hazırlanan bir belgeselle ölümsüzleştirildi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun koordinatörlüğünde hazırlanan projede, 18 uzman isim ve hafızla röportajlar yapılarak duanın tarihçesi ve toplum üzerindeki etkileri detaylıca incelendi. Belgesel, kaynağı belirsiz olsa da halkın belleğinde yaşayan bu mirasın bilimsel ve kültürel analizini sundu.
"SAVAŞ GÖRMÜŞ ŞEHRİN MANEVİ SINAĞI"
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, bu geleneğin sosyolojik arka planına dikkat çekti. Erzurum’un sürekli savaşlara tanıklık etmiş bir sınır şehri olması nedeniyle duanın her zaman ön planda olduğunu belirten Ertaş, "Erzurum, kendine münhasır sosyal ve dini hayatı olan bir şehirdir. İşfe’lena, bu zorlu tarihin ve sığınılan ilahi merhametin en zarif dışavurumudur" ifadelerini kullandı.
Editör Notu
Erzurum’un 'İşfe’lena' duası, bir şehrin hafızasının nasıl 500 yıl boyunca kesintisiz korunabileceğinin muazzam bir örneğidir. Akademik bir çalışmayla belgeselleştirilmesi, bu sözlü mirasın gelecek kuşaklara hatasız aktarılması adına çok kıymetli bir adımdır. Teravih çıkışında buz gibi Erzurum havasında camiden yükselen o hüseyni makamı, aslında sadece bir dua değil; bir şehrin teslimiyetinin ve ümidinin sembolüdür. Bu geleneğin sadece Erzurum’da yaşıyor olması, kentin kültürel dokusunun ne kadar özgün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Kaynak: DHA