Depremlerde yakınlarını kaybedenler adliyeye siyah çelenk bıraktı
Depremlerde yakınlarını kaybedenler adliyeye siyah çelenk bıraktı
Haber Giriş Tarihi: 06.11.2026 20:28
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 20:28
Kaynak:
DHA
Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)- 6 ŞUBAT depremlerinde yakınlarını kaybedenler, mahkemede çıkan beraat ve düşük cezalara tepki göstererek Kahramanmaraş Adliyesi’ne üzerinde “Adalet enkaz altında kaldı” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Kahramanmaraş’ta ve Hatay’da yıkılan binalarda yakınlarını kaybedenler Kahramanmaraş Adliyesi önünde toplandı. Ellerinde kaybettikleri yakınlarının ve yıkılan binalarının fotoğrafları, üzerinden “Adalet enkaz altında kaldı” yazılı siyah çelenk ve molozlarla adliye önünde toplananlar, deprem davalarında mahkemelerden çıkan kararlara tepki gösterdi.
Aileler adına açıklama yapan ve Ebrar Sitesi’nde yakınlarını kaybeden Tuğçe Demir, daha sevdiklerinin acısını yaşayamadan adalet umuduyla adliye koridorlarında ve mahkeme salonlarında mücadeleye başladıklarını söyledi. Aileler olarak adaletin tecelli etmesi adına delil topladıklarını, yıkılan binalarda yaşanan ihmalleri ortaya çıkarıp mahkemeye sunduklarını ifade eden Demir, “Yıkılan binaların projelerini, verilmeyen denetimlerin belgelerini, sorumluların attığı imzaları tek tek takip ettik. Bizler yakınlarımızı geri getiremeyeceğimizi biliyorduk. Ama hiç değilse başka insanların aynı şekilde ölmeyeceğine inanmak istedik. Çünkü deprem kader değildir. Binlerce insanın ölümü, güvensiz kentleşmenin, denetimsizliğin ve yıllarca görmezden gelinen ihmallerin sonucudur” dedi.
'CEZALAR NEDEN ALT SINIRDAN VERİLİYOR'
Depremlerde yakınlarını kaybedenler olarak davalarda caydırıcı cezalar beklerken cezaların hem alt sınırdan verildiğini hem de indirimler yapıldığını kaydeden Tuğçe Demir, şunları söyledi:
“Ancak bugün, 4’üncü yıla girerken Kahramanmaraş’ta art arda verilen beraat kararları, ceza indirimleri ve alt sınırdan verilen, caydırıcılığı tartışmalı cezalar karşısında dehşetle soruyoruz, binlerce insanın ölümünden sonra bile sorumlular gerektiği gibi hesap vermeyecekse, daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? Bilirkişi raporlarında asli kusurlu bulunan sanıklara neden cezaların alt sınırından hüküm kuruluyor? İnsan hayatının bu kadar ağır biçimde kaybedildiği davalarda, cezaların caydırıcılığı neden bu kadar geri planda kalıyor? Düşünün ki insanların can güvenliğini korumakla yükümlü kamu görevlileri, zorunlu projeleri dahi bulunmayan binalara ruhsat veriyor. Sonra mahkeme salonlarında ‘Biz sadece imza attık’ diyerek kendilerini savunuyor ve sorumluluklarının ceza hukuku bakımından karşılığı olmadığına karar verilebiliyor. O imzalar yalnızca kâğıtlara atılmadı. O imzaların altında insanların evleri, hayatları, çocukları, aileleri vardı! Bugün attığı imzanın sorumluluğunu taşımayanlar, yarın hangi binanın güvenli olduğuna karar verecek? Kentsel dönüşümü kimler denetleyecek? Biz çocuklarımızı hangi güvenceyle o binalarda uyutacağız? Kahramanmaraş’tan peş peşe çıkan kararlar, deprem davalarında cezaların sanki görünmez bir sınır içine hapsedilmeye çalışıldığını gösteriyor. Bunu asla kabul etmiyoruz.”
Daha sonra aileler yanlarında getirdikleri siyah çelendi adliyenin duvarına bırakarak eylemi sonlandırdı.(DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Depremlerde yakınlarını kaybedenler adliyeye siyah çelenk bıraktı
Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)- 6 ŞUBAT depremlerinde yakınlarını kaybedenler, mahkemede çıkan beraat ve düşük cezalara tepki göstererek Kahramanmaraş Adliyesi’ne üzerinde “Adalet enkaz altında kaldı” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Kahramanmaraş’ta ve Hatay’da yıkılan binalarda yakınlarını kaybedenler Kahramanmaraş Adliyesi önünde toplandı. Ellerinde kaybettikleri yakınlarının ve yıkılan binalarının fotoğrafları, üzerinden “Adalet enkaz altında kaldı” yazılı siyah çelenk ve molozlarla adliye önünde toplananlar, deprem davalarında mahkemelerden çıkan kararlara tepki gösterdi.
Aileler adına açıklama yapan ve Ebrar Sitesi’nde yakınlarını kaybeden Tuğçe Demir, daha sevdiklerinin acısını yaşayamadan adalet umuduyla adliye koridorlarında ve mahkeme salonlarında mücadeleye başladıklarını söyledi. Aileler olarak adaletin tecelli etmesi adına delil topladıklarını, yıkılan binalarda yaşanan ihmalleri ortaya çıkarıp mahkemeye sunduklarını ifade eden Demir, “Yıkılan binaların projelerini, verilmeyen denetimlerin belgelerini, sorumluların attığı imzaları tek tek takip ettik. Bizler yakınlarımızı geri getiremeyeceğimizi biliyorduk. Ama hiç değilse başka insanların aynı şekilde ölmeyeceğine inanmak istedik. Çünkü deprem kader değildir. Binlerce insanın ölümü, güvensiz kentleşmenin, denetimsizliğin ve yıllarca görmezden gelinen ihmallerin sonucudur” dedi.
'CEZALAR NEDEN ALT SINIRDAN VERİLİYOR'
Depremlerde yakınlarını kaybedenler olarak davalarda caydırıcı cezalar beklerken cezaların hem alt sınırdan verildiğini hem de indirimler yapıldığını kaydeden Tuğçe Demir, şunları söyledi:
“Ancak bugün, 4’üncü yıla girerken Kahramanmaraş’ta art arda verilen beraat kararları, ceza indirimleri ve alt sınırdan verilen, caydırıcılığı tartışmalı cezalar karşısında dehşetle soruyoruz, binlerce insanın ölümünden sonra bile sorumlular gerektiği gibi hesap vermeyecekse, daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? Bilirkişi raporlarında asli kusurlu bulunan sanıklara neden cezaların alt sınırından hüküm kuruluyor? İnsan hayatının bu kadar ağır biçimde kaybedildiği davalarda, cezaların caydırıcılığı neden bu kadar geri planda kalıyor? Düşünün ki insanların can güvenliğini korumakla yükümlü kamu görevlileri, zorunlu projeleri dahi bulunmayan binalara ruhsat veriyor. Sonra mahkeme salonlarında ‘Biz sadece imza attık’ diyerek kendilerini savunuyor ve sorumluluklarının ceza hukuku bakımından karşılığı olmadığına karar verilebiliyor. O imzalar yalnızca kâğıtlara atılmadı. O imzaların altında insanların evleri, hayatları, çocukları, aileleri vardı! Bugün attığı imzanın sorumluluğunu taşımayanlar, yarın hangi binanın güvenli olduğuna karar verecek? Kentsel dönüşümü kimler denetleyecek? Biz çocuklarımızı hangi güvenceyle o binalarda uyutacağız? Kahramanmaraş’tan peş peşe çıkan kararlar, deprem davalarında cezaların sanki görünmez bir sınır içine hapsedilmeye çalışıldığını gösteriyor. Bunu asla kabul etmiyoruz.”
Daha sonra aileler yanlarında getirdikleri siyah çelendi adliyenin duvarına bırakarak eylemi sonlandırdı.(DHA)
Kaynak: DHA
ÇOK OKUNAN