Antalya’da Sel Alarmı: "40 Günlük Yağmur Artık 4 Saatte Yağıyor!"
Antalya’da Sel Alarmı: "40 Günlük Yağmur Artık 4 Saatte Yağıyor!"
Antalya’daki sağanak felaketini değerlendiren Prof. Dr. Ethem Karadirek, iklim değişikliği ve plansız kentleşmeye dikkat çekerek acil çözüm yollarını sıraladı.
Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 10:20
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 10:20
Muhabir:
Yasin Köz
Antalya’da son dönemde etkili olan ve kenti adeta göle çeviren sağanak yağışlar, kentsel altyapının iklim değişikliği karşısındaki direncini yeniden tartışmaya açtı. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ethem Karadirek, yaşanan taşkınların bir sürpriz olmadığını, bilimsel verilerin bu tabloyu yıllar öncesinden işaret ettiğini vurguladı. Yolların suyla dolması ve alt katları su basması gibi olayların temelinde, doğanın akış yönünün yapay müdahalelerle değiştirilmesi yatıyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YAĞIŞ REJİMİNİ ALTÜST ETTİ
Prof. Dr. Karadirek, küresel ısınmanın yağışların karakterini tamamen değiştirdiğini belirterek çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Eskiden 40 günlük bir zaman dilimine yayılan yağış miktarının, günümüzde sadece 4 saatte yeryüzüne indiğini ifade eden Karadirek, "Bu durum kentsel alanlarda doğrudan taşkın olarak karşımıza çıkıyor. Bilim yalan söylemez; her yıl 'en sıcak yaz' veya 'en yağışlı kış' ifadelerini daha sık duyacağız. Tekerrür süreleri ve şiddet değiştiği için önlemler de buna göre güncellenmeli" uyarısında bulundu.
"YEDİ ARIK ŞEHRİNDEN BETON YIĞININA DÖNÜŞTÜK"
Antalya’nın geçmişteki su yönetim modellerine atıfta bulunan Karadirek, şehrin doğal yapısının bozulduğunu şu sözlerle anlattı: "Antalya eskiden yedi arıktan oluşan bir şehirdi. Çarpık kentleşme nedeniyle bu doğal tahliye yollarını yapay olarak kapattık. Doğa aslında kendi yolunu buluyor ancak o yol bizim binalarımızın içinden geçiyor. Suya hassas bir kentsel tasarımımız olmadığı için yağan yağmuru tahliye etmekte büyük zorluk çekiyoruz."
ÇÖZÜM: YAĞMUR SUU HASADI VE YEŞİL ALANLAR
Yaşanan felaketlerin önüne geçmek için doğa temelli çözümlerin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Ethem Karadirek, şu çözüm önerilerini sıraladı:
Yeşil Alan Artırımı: Toprağın suyu absorbe edebilmesi için betonlaşma yerine yeşil alanlar artırılmalı.
Yağmur Suyu Hasadı: Binaların üzerine kurulacak hasat sistemleri ile suyun toprağa inmesi simüle edilmeli ve alternatif su kaynağı yaratılmalı.
Suya Hassas Tasarım: Kentin tüm mimari ve altyapı projeleri, taşkın modellemelerine uygun olarak revize edilmeli.
Editör Notu
Prof. Dr. Ethem Karadirek’in "40 güne yayılan yağışın 4 saate sıkışması" tespiti, Antalya’nın altyapı stratejisinin neden sil baştan yazılması gerektiğini kanıtlıyor. Doğal arıkları kapatıp üzerine bina inşa ettiğimiz sürece, doğanın kendi yolunu açmasını "felaket" olarak adlandırmaya devam edeceğiz. Yağmur suyu hasadı sadece bir tasarruf yöntemi değil, aynı zamanda kentlerimizi su baskınlarından koruyacak bir kalkandır. Bilimin sesine kulak vererek, Antalya'yı yeniden "suya hassas" bir şehir haline getirmek zorundayız.
Antalya’daki yoğun yağışlar ve Prof. Dr. Karadirek’in çözüm önerileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi binanızda yağmur suyu hasadı yapmayı değerlendirir misiniz? Yorumlarınızı ve sel bölgelerinden gözlemlerinizi bekliyoruz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antalya’da Sel Alarmı: "40 Günlük Yağmur Artık 4 Saatte Yağıyor!"
Antalya’daki sağanak felaketini değerlendiren Prof. Dr. Ethem Karadirek, iklim değişikliği ve plansız kentleşmeye dikkat çekerek acil çözüm yollarını sıraladı.
Antalya’da son dönemde etkili olan ve kenti adeta göle çeviren sağanak yağışlar, kentsel altyapının iklim değişikliği karşısındaki direncini yeniden tartışmaya açtı. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ethem Karadirek, yaşanan taşkınların bir sürpriz olmadığını, bilimsel verilerin bu tabloyu yıllar öncesinden işaret ettiğini vurguladı. Yolların suyla dolması ve alt katları su basması gibi olayların temelinde, doğanın akış yönünün yapay müdahalelerle değiştirilmesi yatıyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YAĞIŞ REJİMİNİ ALTÜST ETTİ
Prof. Dr. Karadirek, küresel ısınmanın yağışların karakterini tamamen değiştirdiğini belirterek çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Eskiden 40 günlük bir zaman dilimine yayılan yağış miktarının, günümüzde sadece 4 saatte yeryüzüne indiğini ifade eden Karadirek, "Bu durum kentsel alanlarda doğrudan taşkın olarak karşımıza çıkıyor. Bilim yalan söylemez; her yıl 'en sıcak yaz' veya 'en yağışlı kış' ifadelerini daha sık duyacağız. Tekerrür süreleri ve şiddet değiştiği için önlemler de buna göre güncellenmeli" uyarısında bulundu.
"YEDİ ARIK ŞEHRİNDEN BETON YIĞININA DÖNÜŞTÜK"
Antalya’nın geçmişteki su yönetim modellerine atıfta bulunan Karadirek, şehrin doğal yapısının bozulduğunu şu sözlerle anlattı: "Antalya eskiden yedi arıktan oluşan bir şehirdi. Çarpık kentleşme nedeniyle bu doğal tahliye yollarını yapay olarak kapattık. Doğa aslında kendi yolunu buluyor ancak o yol bizim binalarımızın içinden geçiyor. Suya hassas bir kentsel tasarımımız olmadığı için yağan yağmuru tahliye etmekte büyük zorluk çekiyoruz."
ÇÖZÜM: YAĞMUR SUU HASADI VE YEŞİL ALANLAR
Yaşanan felaketlerin önüne geçmek için doğa temelli çözümlerin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Ethem Karadirek, şu çözüm önerilerini sıraladı:
Yeşil Alan Artırımı: Toprağın suyu absorbe edebilmesi için betonlaşma yerine yeşil alanlar artırılmalı.
Yağmur Suyu Hasadı: Binaların üzerine kurulacak hasat sistemleri ile suyun toprağa inmesi simüle edilmeli ve alternatif su kaynağı yaratılmalı.
Suya Hassas Tasarım: Kentin tüm mimari ve altyapı projeleri, taşkın modellemelerine uygun olarak revize edilmeli.
Editör Notu
Prof. Dr. Ethem Karadirek’in "40 güne yayılan yağışın 4 saate sıkışması" tespiti, Antalya’nın altyapı stratejisinin neden sil baştan yazılması gerektiğini kanıtlıyor. Doğal arıkları kapatıp üzerine bina inşa ettiğimiz sürece, doğanın kendi yolunu açmasını "felaket" olarak adlandırmaya devam edeceğiz. Yağmur suyu hasadı sadece bir tasarruf yöntemi değil, aynı zamanda kentlerimizi su baskınlarından koruyacak bir kalkandır. Bilimin sesine kulak vererek, Antalya'yı yeniden "suya hassas" bir şehir haline getirmek zorundayız.
Antalya’daki yoğun yağışlar ve Prof. Dr. Karadirek’in çözüm önerileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi binanızda yağmur suyu hasadı yapmayı değerlendirir misiniz? Yorumlarınızı ve sel bölgelerinden gözlemlerinizi bekliyoruz.
Kaynak: DHA
ÇOK OKUNAN