Türkiye yaşlanırken Erzincan ve Doğu Anadolu başka bir riskle karşı karşıya
Türkiye yaşlanırken Erzincan ve Doğu Anadolu başka bir riskle karşı karşıya
Türkiye genelinde hızlanan nüfus yaşlanması, Erzincan’da göç ve doğurganlık düşüşüyle daha kırılgan bir tabloya dönüşüyor.
Haber Giriş Tarihi: 01.02.2026 18:18
Haber Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 18:23
Kaynak:
Haber Merkezi
Türkiye genelinde nüfusun yaşlanma süreci hız kazanırken, Doğu Anadolu Bölgesi bu dönüşümü kendine özgü dinamiklerle yaşıyor. Uzmanların değerlendirmeleri ve resmi veriler ışığında Erzincan, bu sürecin en dikkat çekici illerinden biri olarak öne çıkıyor. Göç, düşen doğurganlık oranları ve genç nüfusun azalması, kentte yaşlı nüfus oranını her geçen yıl daha görünür hale getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunda 60 yaş üstü bireylerin oranı 1950’de yüzde 8 iken, 2014’te yüzde 12’ye yükseldi. Bu oranın 2050 yılında yüzde 21’e ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu küresel eğilimin dışında değil. Birleşmiş Milletler kriterlerine göre yaşlı nüfus oranı yüzde 8’in üzerine çıkan ülkeler “yaşlı ülke” olarak tanımlanıyor ve Türkiye bu eşiği aşmış durumda.
Ancak Erzincan açısından tablo, Türkiye ortalamasından daha kırılgan bir yapıya işaret ediyor. Kentte genç nüfusun büyük bölümünün eğitim ve istihdam amacıyla büyükşehirlere göç etmesi, doğurganlık oranlarının düşmesiyle birleşince nüfusun yaş ortalaması hızla yükseliyor. Bu durum, Erzincan’da yaşlı nüfus oranının artmasına neden olurken, üretken nüfusun azalması riskini de beraberinde getiriyor.
Uzmanlara göre nüfus yaşlanması yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçları olan yapısal bir dönüşüm. Erzincan gibi göç veren illerde işgücüne katılım oranlarının düşmesi, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri üzerindeki baskının artmasına yol açıyor. Emeklilik sonrası sosyal ilişkilerin zayıflaması ise yalnızlık ve sosyal izolasyon riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor.
Öte yandan Erzincan’ın kırsal yapısı, aktif yaşlanma açısından önemli fırsatlar da sunuyor. Kırsal yaşamın sunduğu sosyal dayanışma, üretkenlik imkânları ve doğayla iç içe bir hayat, yaşlı bireylerin daha bağımsız ve onurlu bir yaşam sürmesine katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, doğru politikalarla bu avantajların değerlendirilebileceğine dikkat çekiyor.
Aktif yaşlanma anlayışı; yaşlı bireylerin yalnızca daha uzun yaşamasını değil, aynı zamanda sağlıklı, üretken ve toplumsal hayatın içinde kalmasını hedefliyor. Gönüllülük faaliyetleri, bilgi ve deneyimin genç kuşaklara aktarılması ve sosyal hayata katılım bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor.
Uzman değerlendirmelerine göre Erzincan’da yaşlanan nüfusun doğru planlama ve politikalarla desteklenmemesi halinde, önümüzdeki yıllarda ekonomik ve sosyal sorunların derinleşmesi kaçınılmaz olabilir. Buna karşın aktif yaşlanma politikalarının hayata geçirilmesi, kentin demografik dönüşümünü bir risk olmaktan çıkarıp fırsata dönüştürebilir.
✍️ EDITÖR NOTU
Bu haber, Erzincan özelinde nüfus yaşlanmasını yalnızca rakamlarla değil, sosyolojik ve ekonomik sonuçlarıyla birlikte ele almak amacıyla hazırlandı. Türkiye genelindeki yaşlanma eğiliminin Doğu Anadolu’da ve özellikle Erzincan’da neden daha kırılgan bir yapıya dönüştüğünü göstermek istedim. Göç, düşen doğurganlık oranları ve genç nüfusun azalması gibi başlıklar, Erzincan’ın geleceği açısından artık ertelenemez bir tartışma alanı oluşturuyor. Bu dosya, “yaşlanma” olgusunu bir alarm zili olarak değil, doğru politikalarla yönetildiğinde fırsata dönüşebilecek bir toplumsal dönüşüm olarak değerlendirme çağrısıdır.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye yaşlanırken Erzincan ve Doğu Anadolu başka bir riskle karşı karşıya
Türkiye genelinde hızlanan nüfus yaşlanması, Erzincan’da göç ve doğurganlık düşüşüyle daha kırılgan bir tabloya dönüşüyor.
Türkiye genelinde nüfusun yaşlanma süreci hız kazanırken, Doğu Anadolu Bölgesi bu dönüşümü kendine özgü dinamiklerle yaşıyor. Uzmanların değerlendirmeleri ve resmi veriler ışığında Erzincan, bu sürecin en dikkat çekici illerinden biri olarak öne çıkıyor. Göç, düşen doğurganlık oranları ve genç nüfusun azalması, kentte yaşlı nüfus oranını her geçen yıl daha görünür hale getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunda 60 yaş üstü bireylerin oranı 1950’de yüzde 8 iken, 2014’te yüzde 12’ye yükseldi. Bu oranın 2050 yılında yüzde 21’e ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu küresel eğilimin dışında değil. Birleşmiş Milletler kriterlerine göre yaşlı nüfus oranı yüzde 8’in üzerine çıkan ülkeler “yaşlı ülke” olarak tanımlanıyor ve Türkiye bu eşiği aşmış durumda.
Ancak Erzincan açısından tablo, Türkiye ortalamasından daha kırılgan bir yapıya işaret ediyor. Kentte genç nüfusun büyük bölümünün eğitim ve istihdam amacıyla büyükşehirlere göç etmesi, doğurganlık oranlarının düşmesiyle birleşince nüfusun yaş ortalaması hızla yükseliyor. Bu durum, Erzincan’da yaşlı nüfus oranının artmasına neden olurken, üretken nüfusun azalması riskini de beraberinde getiriyor.
Uzmanlara göre nüfus yaşlanması yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçları olan yapısal bir dönüşüm. Erzincan gibi göç veren illerde işgücüne katılım oranlarının düşmesi, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri üzerindeki baskının artmasına yol açıyor. Emeklilik sonrası sosyal ilişkilerin zayıflaması ise yalnızlık ve sosyal izolasyon riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor.
Öte yandan Erzincan’ın kırsal yapısı, aktif yaşlanma açısından önemli fırsatlar da sunuyor. Kırsal yaşamın sunduğu sosyal dayanışma, üretkenlik imkânları ve doğayla iç içe bir hayat, yaşlı bireylerin daha bağımsız ve onurlu bir yaşam sürmesine katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, doğru politikalarla bu avantajların değerlendirilebileceğine dikkat çekiyor.
Aktif yaşlanma anlayışı; yaşlı bireylerin yalnızca daha uzun yaşamasını değil, aynı zamanda sağlıklı, üretken ve toplumsal hayatın içinde kalmasını hedefliyor. Gönüllülük faaliyetleri, bilgi ve deneyimin genç kuşaklara aktarılması ve sosyal hayata katılım bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor.
Uzman değerlendirmelerine göre Erzincan’da yaşlanan nüfusun doğru planlama ve politikalarla desteklenmemesi halinde, önümüzdeki yıllarda ekonomik ve sosyal sorunların derinleşmesi kaçınılmaz olabilir. Buna karşın aktif yaşlanma politikalarının hayata geçirilmesi, kentin demografik dönüşümünü bir risk olmaktan çıkarıp fırsata dönüştürebilir.
✍️ EDITÖR NOTU
Bu haber, Erzincan özelinde nüfus yaşlanmasını yalnızca rakamlarla değil, sosyolojik ve ekonomik sonuçlarıyla birlikte ele almak amacıyla hazırlandı. Türkiye genelindeki yaşlanma eğiliminin Doğu Anadolu’da ve özellikle Erzincan’da neden daha kırılgan bir yapıya dönüştüğünü göstermek istedim. Göç, düşen doğurganlık oranları ve genç nüfusun azalması gibi başlıklar, Erzincan’ın geleceği açısından artık ertelenemez bir tartışma alanı oluşturuyor. Bu dosya, “yaşlanma” olgusunu bir alarm zili olarak değil, doğru politikalarla yönetildiğinde fırsata dönüşebilecek bir toplumsal dönüşüm olarak değerlendirme çağrısıdır.
Kaynak: Haber Merkezi