Jeotermal sektöründen ’süper izin’ talebi

Haber Giriş Tarihi: 03.07.2026 11:20
Haber Güncellenme Tarihi: 03.07.2026 11:20
Kaynak: İHA
Jeotermal sektöründen ’süper izin’ talebi
Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye, 2035 yılı enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4 bin 500 MW seviyesine çıkaracak.
Yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projeleri hayata geçirecek Türk jeotermal sektörü; lisans, izin, ruhsat, arazi alımı, imar, Çevresel Etki Değerlendirme, sondaj gibi süreçlerde sadeleştirme ve mükerrer işlemlerin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, yatırımcıların çevre mevzuatına aykırı hiçbir girişimde bulunamayacağını vurgularken, sektörün talebinin mükerrer izinlerin sadeleştirilmesi ve bazı izin süreçlerinin aynı anda başlamasıyla zaman kaybının engellenmesi olduğunu belirtti.

’Sadeleşme’ talebi
Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarında uygulanan ve kamuoyunda "süper izin" olarak tanımlanan kolaylaştırıcı mekanizmaların jeotermal enerji sektörü için de uygulanmasını istediklerini sözlerine ekleyen Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Jeotermal sektörü olarak talebimiz, başta çevre mevzuatı olmak üzere yasal yükümlülüklerde herhangi bir ayrıcalık tanınması değildir. Rüzgâr ve güneş enerjisinde çok doğru şekilde uygulanan kolaylaştırıcı mekanizmaların jeotermal yatırımları için de geçerli olmasını istiyoruz. Jeotermal enerji santralleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Tarım ve Orman Bakanlığı’na; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na kadar çok sayıda Bakanlık ve bağlı kuruluşla zorunlu olarak temas ediyor. Talebimiz, yatırımın farklı aşamalarında aynı kuruma defalarca gidilmesini engelleyen bir sadeleşmenin sağlanmasıdır. Herhangi bir mevzuat zorunluluğunun ortadan kaldırılmasını değil, aynı kurumla ilgili mükerrer işlemlerin sadeleşmesi ve eşgüdümlü yapılabilir hâle gelmesini istiyoruz. Yapı ruhsatları gibi kritik konularda izinlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ya da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı uhdesine alınması da taleplerimiz arasında bulunuyor."

"Yatırım süresi 2-3 yıla inebilir"
JED Başkanı Ali Kındap, jeotermalin yenilenebilir kaynaklar arasında ‘baz yük’ konumunda olan tek enerji kaynağı olduğuna dikkat çekerek, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) lisans alan bir jeotermal yatırımcısının santralini devreye alma sürecinin, en iyimser tahminle 3,5-4 yılı bulduğunu söyledi. Yatırım süreçlerinde sadeleşmeye gidilmesi durumunda bu sürenin 2 ilâ 3 yıla inebileceğini sözlerine ekleyen Kındap, Türkiye’deki jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2035 yılı kurulu güç hedeflerine jeotermalin 4 bin 500 MW seviyesinde katkı vermesinin hedeflendiğini hatırlatan Kındap, sektör yatırımcılarının çok daha yüksek seviyede kurulu güç yatırımına imza atmaya hazır olduğunu vurguladı.
1 Mayıs 2023 tarihli yasal düzenlemeyle jeotermal enerji yatırımlarının Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamındaki teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığını, bu süre uzatımının sektör açısından hayati önem taşıdığına işaret eden Kındap, Türkiye’nin "2053 Net Sıfır" vizyonuna ulaşması için jeotermal enerjide en az 10 bin MW kurulu güce sahip santral yatırımının devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.