Sivas'ın Gizli Mardin'i: 8 Asırlık Çiğdemli Köyü Taş Evleriyle Büyülüyor
Sivas'ın Gizli Mardin'i: 8 Asırlık Çiğdemli Köyü Taş Evleriyle Büyülüyor
Sivas Divriği'de eski Mardin'i andıran 8 asırlık Çiğdemli köyü, yıkılmaya yüz tutan tünelli taş evleriyle turizme kazandırılmayı bekliyor.
Haber Giriş Tarihi: 15.05.2026 19:00
Haber Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 19:00
Kaynak:
İHA
https://www.haberxr.com/
Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı tarihi Çiğdemli köyü, adeta zamana meydan okuyan mimarisiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Eski adıyla Tuğut olarak bilinen bu eşsiz yerleşim yeri, taş ustalığının en güzel örneklerini barındıran evleriyle Güneydoğu'nun incisi eski Mardin sokaklarını aratmıyor. Yaklaşık 8 asırlık köklü bir geçmişe sahip olan ve kısa süre önce 'Sit Alanı' ilan edilerek devlet koruması altına alınan Çiğdemli, şimdilerde hem ayakta kalma mücadelesi veriyor hem de kültür turizmi rotalarına dahil edilmenin hayalini kuruyor.
Tarihin tozlu yapraklarında eşsiz bir konuma sahip olan köy, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bile kendisine yer bulmayı başarmış. Çelebi'nin kaleminden "150 haneli, bağlı-bahçeli, mamur bir köy" olarak dökülen bu tarihi alan, bitişik nizamla inşa edilmiş taş evleri, sokak aralarındaki gizemli tünelleri ve asma köprüleriyle adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Bölgenin kendi doğal yapısından, kayaların özenle sökülmesiyle elde edilen ve yöre halkının "sal taşı" adını verdiği malzemeyle inşa edilen yapılar, Anadolu'nun zengin kültürel mirasının en canlı kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak bu büyüleyici atmosfer, ne yazık ki doğanın yıpratıcı etkilerine ve terk edilmişliğe yenik düşmeye başlamış durumda. Köyün yerlilerinden Şengül Güller, geçmişin görkemli günlerine özlemini dile getirirken, "Buranın eski adı Tuğut, yeni adı ise Çiğdemli. Eskiden çok daha güzel evlerimiz vardı ama artık yağışların da etkisiyle yıkılmaya başladı. Buradaki 3-4 katlı evlerin tamamı sal taşından yapılmış eşsiz yapılar" sözleriyle hüznünü paylaşıyor. Yaz aylarında İstanbul'dan memleketine gelen Gülbeser Girgil ise köyün 800 yıllık tarihi dokusuna dikkat çekerek, bu özel evlerin inşası sırasında olası tehlikelere karşı sığınakların dahi düşünüldüğünü belirtiyor.
Köyün mimari dehası sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüz mühendisliğine ilham verecek mükemmel bir doğal yalıtım sağlıyor. Emekli olduktan sonra baba ocağına dönen Cengiz Özer, yörenin 800 ila 1200 yıllık bir geçmişe uzandığını belirterek yapısal sırları şu sözlerle aydınlatıyor: "Köyün kurulduğu alan kaya bölgesi. Evler inşa edilirken önce köyün altındaki kayalar sökülerek kullanılmış, ilerleyen dönemlerde ise karşı tepelerden taşlar taşınmış. Genellikle 2 ve 3 katlı olan bu evlerin alt katı ahır olarak kullanılır ve orada büyük bir ocak bulunur. Kış aylarında bu ocak ve ahırın sıcaklığıyla tüm ev ısınırken, yaz aylarında ise taşın yapısı sayesinde evler buz gibi serin olur."
Bugünlerde az sayıda da olsa turist kafilelerini ağırlamaya başlayan Çiğdemli köyü, sahip olduğu binlerce yıllık bu eşsiz potansiyelin heba olmaması için restorasyon çalışmalarının hızlanmasını bekliyor. Bölge halkının en büyük arzusu, yıkılan duvarların onarılarak bu tarihi silüetin gelecek nesillere gururla aktarılması.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sivas'ın Gizli Mardin'i: 8 Asırlık Çiğdemli Köyü Taş Evleriyle Büyülüyor
Sivas Divriği'de eski Mardin'i andıran 8 asırlık Çiğdemli köyü, yıkılmaya yüz tutan tünelli taş evleriyle turizme kazandırılmayı bekliyor.
Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı tarihi Çiğdemli köyü, adeta zamana meydan okuyan mimarisiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Eski adıyla Tuğut olarak bilinen bu eşsiz yerleşim yeri, taş ustalığının en güzel örneklerini barındıran evleriyle Güneydoğu'nun incisi eski Mardin sokaklarını aratmıyor. Yaklaşık 8 asırlık köklü bir geçmişe sahip olan ve kısa süre önce 'Sit Alanı' ilan edilerek devlet koruması altına alınan Çiğdemli, şimdilerde hem ayakta kalma mücadelesi veriyor hem de kültür turizmi rotalarına dahil edilmenin hayalini kuruyor.
EVLİYA ÇELEBİ'NİN SEYAHATNAMESİNE GİREN MİMARİ HARİKA
Tarihin tozlu yapraklarında eşsiz bir konuma sahip olan köy, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bile kendisine yer bulmayı başarmış. Çelebi'nin kaleminden "150 haneli, bağlı-bahçeli, mamur bir köy" olarak dökülen bu tarihi alan, bitişik nizamla inşa edilmiş taş evleri, sokak aralarındaki gizemli tünelleri ve asma köprüleriyle adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Bölgenin kendi doğal yapısından, kayaların özenle sökülmesiyle elde edilen ve yöre halkının "sal taşı" adını verdiği malzemeyle inşa edilen yapılar, Anadolu'nun zengin kültürel mirasının en canlı kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
TAŞIN SANATA DÖNÜŞTÜĞÜ SOKAKLAR YIKILMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA
Ancak bu büyüleyici atmosfer, ne yazık ki doğanın yıpratıcı etkilerine ve terk edilmişliğe yenik düşmeye başlamış durumda. Köyün yerlilerinden Şengül Güller, geçmişin görkemli günlerine özlemini dile getirirken, "Buranın eski adı Tuğut, yeni adı ise Çiğdemli. Eskiden çok daha güzel evlerimiz vardı ama artık yağışların da etkisiyle yıkılmaya başladı. Buradaki 3-4 katlı evlerin tamamı sal taşından yapılmış eşsiz yapılar" sözleriyle hüznünü paylaşıyor. Yaz aylarında İstanbul'dan memleketine gelen Gülbeser Girgil ise köyün 800 yıllık tarihi dokusuna dikkat çekerek, bu özel evlerin inşası sırasında olası tehlikelere karşı sığınakların dahi düşünüldüğünü belirtiyor.
YAZIN SERİN, KIŞIN SICAK: 8 ASIRLIK İKLİMLENDİRME SİSTEMİ
Köyün mimari dehası sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüz mühendisliğine ilham verecek mükemmel bir doğal yalıtım sağlıyor. Emekli olduktan sonra baba ocağına dönen Cengiz Özer, yörenin 800 ila 1200 yıllık bir geçmişe uzandığını belirterek yapısal sırları şu sözlerle aydınlatıyor: "Köyün kurulduğu alan kaya bölgesi. Evler inşa edilirken önce köyün altındaki kayalar sökülerek kullanılmış, ilerleyen dönemlerde ise karşı tepelerden taşlar taşınmış. Genellikle 2 ve 3 katlı olan bu evlerin alt katı ahır olarak kullanılır ve orada büyük bir ocak bulunur. Kış aylarında bu ocak ve ahırın sıcaklığıyla tüm ev ısınırken, yaz aylarında ise taşın yapısı sayesinde evler buz gibi serin olur."
Bugünlerde az sayıda da olsa turist kafilelerini ağırlamaya başlayan Çiğdemli köyü, sahip olduğu binlerce yıllık bu eşsiz potansiyelin heba olmaması için restorasyon çalışmalarının hızlanmasını bekliyor. Bölge halkının en büyük arzusu, yıkılan duvarların onarılarak bu tarihi silüetin gelecek nesillere gururla aktarılması.
ÇOK OKUNAN